Okuma hızı mı, okuduğunu anlama mı? Velilerin bilmesi gerekenler
Akıcı okuma nedir, hız mı anlama mı daha önemli, hızlı okuma teknikleri işe yarar mı ve evde nasıl destek olunur? Araştırmalara dayanan sade bilgiler.
Kısaca
- Okuduğunu anlama iki beceriye dayanır: kelimeleri doğru ve rahat çözebilmek ve dili anlayabilmek. Biri zayıfsa anlama da sınırlı kalır.
- Akıcı okuma; doğru, yeterince hızlı ve anlama uygun vurgu ve tonlamayla okumaktır. Amaç en hızlı okumak değil, anlayarak rahat okumaktır.
- Hızı iki üç katına çıkarıp anlamayı koruduğunu iddia eden hızlı okuma tekniklerinin bilimsel dayanağı yoktur.
- Bir yetişkinle birlikte, onu örnek alarak okumak ve okunan üzerine sohbet etmek evde yapılabilecek en yararlı desteklerdendir.
Okumak aslında iki beceridir
Okuma araştırmalarında en çok başvurulan modellerden biri, okuduğunu anlamanın iki bileşenin çarpımı olduğunu söyler: çözümleme (yazılı kelimeleri doğru ve rahat tanıyabilmek) ve dili anlama (aynı metin sesli okunsa onu anlayabilmek) (Gough ve Tunmer, 1986).
Çarpım olması önemlidir: Bileşenlerden biri sıfıra yakınsa sonuç da sıfıra yakın olur. Buna göre iki farklı öğrenci aynı düşük anlama puanını alabilir ama ihtiyaçları bambaşka olabilir:
- Birinci öğrenci kelimeleri zorlanarak, tek tek çözüyordur. Dikkatinin çoğu harflere gittiği için anlamaya yer kalmaz.
- İkinci öğrenci kelimeleri akıcı okur ama metindeki kelimelerin ve cümle yapılarının bir kısmını bilmediği için anlamını kaçırır.
Türkçe, büyük ölçüde yazıldığı gibi okunan bir dildir. Avrupa’nın 12 ülkesinde yapılan bir karşılaştırmada, yazıldığı gibi okunan dillerde çocukların temel okuma becerisini genellikle birinci sınıfın sonuna kadar doğru ve akıcı biçimde kazandığı; İngilizce gibi yazımı karmaşık dillerde ise bu sürecin iki katından daha uzun sürdüğü görülmüştür (Seymour, Aro ve Erskine, 2003). Bu yüzden ilerleyen sınıflarda okuma güçlüğü yaşayan bir öğrencinin ihtiyacı çoğu zaman kelime bilgisi ve anlama stratejileri tarafındadır; yine de önce çözümlemenin rahat olup olmadığına bakmak gerekir.
Akıcı okuma ne demek?
ABD’de okuma öğretimi üzerine yapılan araştırmaları derleyen Ulusal Okuma Paneli, akıcı okumayı doğru, yeterince hızlı ve uygun vurgu ve tonlamayla okumak olarak tanımlar (National Reading Panel, 2000). Bu üçü birlikte önemlidir:
- Doğruluk: Kelimeleri atlamadan, yanlış okumadan okumak.
- Hız: Kelimeleri tek tek hecelemeden, rahat bir tempoda okumak.
- Vurgu ve tonlama: Soru cümlesini soru gibi, diyalogları konuşur gibi okumak. Doğru tonlama, okuyanın metni anladığının da bir işaretidir.
Akıcılık, anlamanın ön koşuludur ama kendisi amaç değildir. Kelimeleri çözmek zahmetsiz hâle geldiğinde zihin, anlama işine yer açar.
Okuma hızı ne kadar olmalı?
Yetişkinlerde sessiz okuma hızını inceleyen bir meta-analiz, İngilizce bilgilendirici metinlerde ortalama hızı dakikada yaklaşık 238, öykü türü metinlerde yaklaşık 260 kelime olarak bulmuştur. Aynı çalışmaya göre diller arasındaki hız farkının önemli bir kısmı kelime uzunluğundan kaynaklanır (Brysbaert, 2019). Türkçe kelimeler ekler aldığı için ortalamada daha uzundur; bu yüzden İngilizce için verilen rakamlar Türkçeye doğrudan uyarlanamaz.
Türkiye’de ilkokul öğrencilerinin sesli okuma hızı için yayımlanmış bir norm çalışması vardır. Bu çalışmada öğrencilerin dakikada ortalama 1. sınıfta 45, 2. sınıfta 73, 3. sınıfta 91 ve 4. sınıfta 97 kelime okuduğu bildirilmiştir (Erden, Kurdoğlu ve Uslu, 2002). Daha üst sınıflar ve sessiz okuma için ise geniş örneklemlere dayanan güncel normlar sınırlıdır.
Bu nedenle Ölçekhane’deki Okuma Hızı ve Anlama görevi şu anda pilot aşamadadır. Rapor, 1–4. sınıflarda yukarıdaki değerleri yalnızca kaba bir fikir vermek için gösterir; daha üst sınıflarda hızı akranlarla karşılaştırmaz. Bunun yerine hızı anlamayla birlikte, “etkili okuma hızı” olarak verir: Anlaşılmadan okunan kelime sayılmaz.
Hızlı okuma teknikleri işe yarar mı?
Okuma sürecine dair onlarca yıllık araştırmayı değerlendiren kapsamlı bir inceleme, hız ile doğruluk arasında bir denge olduğunu vurgular. Buna göre okuyucuların hızlarını iki ya da üç katına çıkarıp metni normal hızda okuduklarındaki kadar iyi anlamaya devam etmeleri pek olası değildir. Metni göz gezdirerek okumak daha hızlıdır ama anlama da buna bağlı olarak azalır. İncelemenin sonucuna göre hem hızlı hem de iyi anlayarak okumanın yolu dil becerilerini, özellikle kelime bilgisini geliştirmekten geçer (Rayner ve ark., 2016).
Kısacası “Çocuğum dakikada 500 kelime okuyor” cümlesi, ne kadarını anladığı bilinmiyorsa bir başarı ölçüsü değildir.
Anlamayı neler belirler?
Okuduğunu anlama tek bir beceri değildir. Ölçekhane’deki okuma görevinde sorular dört türe ayrılır:
- Metinde açıkça yazanı bulma: “Kahraman nereye gitti?”
- Çıkarım yapma: Metinde doğrudan yazmayanı ipuçlarından anlama. “Kahraman neden sustu?”
- Kelime anlamı: Bilinmeyen bir kelimenin anlamını bağlamdan tahmin etme.
- Ana fikir: Metnin bütününde ne anlatılmak istendiğini kavrama.
Bir öğrenci açıkça yazanı bulmakta iyi olup çıkarım sorularında zorlanabilir. Bu ayrım, hangi alanda destek gerektiğini gösterir.
Evde nasıl destek olabilirsiniz?
- Birlikte okuyun. Akıcılık çalışmalarını inceleyen bir derlemede, bir yetişkinle birlikte ve onu örnek alarak okumanın tek başına okumaktan daha etkili olduğu görülmüştür. Aynı metni tekrar tekrar okumanın ise destekli biçimde farklı metinler okumaya göre açık bir üstünlüğü bulunmamıştır (Kuhn ve Stahl, 2003). Sırayla okuyabilir, bir paragrafı siz okuyup bir paragrafı ona bırakabilirsiniz.
- Tonlamayı gösterin. Diyalogları karakterlerin sesiyle okuyun; soru cümlelerinde sesinizi yükseltin. Çocuklar tonlamayı taklit ederek öğrenir.
- Okuduktan sonra konuşun. “Sence neden böyle yaptı?”, “Sen olsan ne yapardın?”, “Bu hikâyenin bir cümlelik özeti ne olabilir?” gibi sorular çıkarım ve ana fikir becerilerini çalıştırır.
- Kelimelerle oynayın. Bilinmeyen bir kelimeye rastladığınızda önce birlikte cümleden anlamını tahmin edin, sonra sözlükten kontrol edin.
- Doğru zorlukta kitap seçin. Akıcılık çalışması için çocuğun rahat okuyabildiği, bilmediği kelimenin az olduğu kitaplar; yeni kelimeler için ise biraz zorlayıcı kitaplar ve sizin desteğiniz uygundur.
- Okumayı bir yarışa çevirmeyin. Kronometreyle yapılan baskılı çalışmalar okumayı sevimsiz hâle getirebilir. Asıl hedef, okumanın keyifli bir alışkanlık olmasıdır.
Ne zaman bir uzmana danışmalı?
Aşağıdaki durumlardan biri sürüyorsa önce sınıf öğretmeniyle ve okulun rehberlik servisiyle görüşmenizi öneririz:
- İkinci sınıfın sonunda kelimeleri hâlâ çok zorlanarak, harf harf okuyorsa
- Dinlediğini iyi anladığı hâlde aynı metni kendisi okuyunca anlamıyorsa
- Kelimelerin başını okuyup gerisini sık sık tahmin ediyorsa
- Okumaktan belirgin biçimde kaçınıyor, okurken gözle görülür biçimde sıkılıyor ya da üzülüyorsa
Gerekli görülürse Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) eğitsel değerlendirme yapabilir. Özgül öğrenme güçlüğü (disleksi) gibi durumların tanısı ise bir test sonucuyla değil, uzmanların kapsamlı değerlendirmesiyle konur. Ölçekhane’deki okuma görevi de bir tarama ya da tanı aracı değildir.
Bu konuyla ilgili test
- Okuma Hızı ve AnlamaSınıf düzeyine uygun bir metni ne kadar hızlı okuyup ne kadarını anladığını birlikte ölçer.
Kaynaklar
- Brysbaert, M. (2019). How many words do we read per minute? A review and meta-analysis of reading rate. Journal of Memory and Language, 109, 104047. doi.org/10.1016/j.jml.2019.104047
- Erden, G., Kurdoğlu, F. ve Uslu, R. (2002). İlköğretim okullarına devam eden Türk çocuklarının sınıf düzeylerine göre okuma hızı ve yazım hataları normlarının geliştirilmesi. Türk Psikiyatri Dergisi, 13(1), 5–13.
- Gough, P. B. ve Tunmer, W. E. (1986). Decoding, reading, and reading disability. Remedial and Special Education, 7(1), 6–10. doi.org/10.1177/074193258600700104
- Kuhn, M. R. ve Stahl, S. A. (2003). Fluency: A review of developmental and remedial practices. Journal of Educational Psychology, 95(1), 3–21. doi.org/10.1037/0022-0663.95.1.3
- National Reading Panel (2000). Report of the National Reading Panel: Teaching children to read. National Institute of Child Health and Human Development. www.nichd.nih.gov/publications/pubs/nrp/smallbook
- Rayner, K., Schotter, E. R., Masson, M. E. J., Potter, M. C. ve Treiman, R. (2016). So much to read, so little time: How do we read, and can speed reading help? Psychological Science in the Public Interest, 17(1), 4–34. doi.org/10.1177/1529100615623267
- Seymour, P. H. K., Aro, M. ve Erskine, J. M. (2003). Foundation literacy acquisition in European orthographies. British Journal of Psychology, 94(2), 143–174. doi.org/10.1348/000712603321661859
Diğer yazılar
Etkili ders çalışma yöntemleri: Araştırmalar ne diyor?
Kendini sınama, aralıklı tekrar ve karma çalışma gibi araştırmalarla desteklenen ders çalışma yöntemleri; altını çizmek ve tekrar okumak neden yetmiyor? Örnek bir haftalık plan.
Öğrenme stilleri efsanesi: “Çocuğum görsel öğreniyor” demek neden yanıltıcı?
Görsel, işitsel, kinestetik öğrenme stili testleri ne kadar bilimsel? Araştırmaların söyledikleri ve öğrenmeyi gerçekten neyin desteklediği, sade bir dille.
İnternetteki kişilik testleri güvenilir mi? İyi bir testi 7 soruyla ayırt edin
İnternetteki kişilik ve yetenek testlerinin çoğu neden güvenilir değil? Güvenirlik, geçerlik, norm ve Barnum etkisi; bir testi değerlendirmek için 7 soru.