İçeriğe geç

Öğrenme stilleri efsanesi: “Çocuğum görsel öğreniyor” demek neden yanıltıcı?

Görsel, işitsel, kinestetik öğrenme stili testleri ne kadar bilimsel? Araştırmaların söyledikleri ve öğrenmeyi gerçekten neyin desteklediği, sade bir dille.

Ölçekhane Editörlüğü· Güncelleme: · 3 dakikalık okuma

Kısaca

  • İnsanların öğrenme tercihleri farklı olabilir; ama öğretimi kişinin “öğrenme stiline” göre ayarlamanın başarıyı artırdığı kontrollü çalışmalarda gösterilememiştir.
  • 2024 tarihli bir meta-analiz, gözlenen etkilerin bu yaklaşımın yaygın kullanımını haklı çıkaramayacak kadar küçük ve seyrek olduğu sonucuna varmıştır.
  • Öğrenciler kendi “stillerine” uygun materyalle daha iyi öğrendiklerini düşünseler de bu, sınav sonuçlarına yansımamaktadır.
  • Asıl fark yaratan; kendini sınamak, çalışmayı zamana yaymak gibi herkes için işe yarayan yöntemler ve konuya uygun anlatımdır.

Öğrenme stilleri fikri nedir?

İnternette ve bazı eğitim programlarında sık karşılaşılan bir fikir var: Her öğrencinin bir öğrenme stili vardır. Kimi görsel öğrenir, kimi işitsel, kimi de yaparak, dokunarak yani kinestetik. Buna göre öğrencinin stilini bir testle belirleyip öğretimi o stile göre ayarlarsak daha iyi öğrenecektir.

Bu fikrin son kısmına, yani “stile uygun öğretim daha iyi öğrenme sağlar” iddiasına bilim insanları eşleştirme hipotezi adını verir. Tartışma da tam olarak bu iddia üzerinedir.

Ne kadar yaygın?

Oldukça yaygın. Birleşik Krallık ve Hollanda’daki 242 öğretmenle yapılan bir araştırmada, eğitimle ilgili “nöromitler” (beyin hakkında bilimsel dayanağı olmayan inanışlar) arasında en yaygın olanı öğrenme stilleri çıkmıştır: “İnsanlar bilgiyi tercih ettikleri öğrenme stilinde aldıklarında daha iyi öğrenir” ifadesine Birleşik Krallık’taki öğretmenlerin %93’ü, Hollanda’dakilerin %96’sı katılmıştır (Dekker ve ark., 2012). Yükseköğretim alanındaki güncel yayınları inceleyen bir çalışmaya göre ise bu yayınların %89’u öğrenme stilleri fikrini doğrudan ya da dolaylı olarak desteklemektedir (Newton, 2015).

Araştırmalar ne diyor?

2008’de bir grup bilişsel psikolog, eşleştirme hipotezini gerçekten sınayabilecek bir araştırmanın nasıl olması gerektiğini tanımladı: Öğrenciler stillerine göre gruplanmalı, her gruba rastgele farklı yöntemlerle öğretilmeli ve her grubun kendi stiline uygun yöntemle daha iyi öğrendiği gösterilmeliydi. Araştırmacılar bu koşulları sağlayan ve hipotezi destekleyen neredeyse hiçbir çalışma bulamadı; bu düzende yapılan birkaç çalışma ise hipotezle çelişiyordu (Pashler ve ark., 2008).

Aradan geçen yıllarda yapılan çalışmaları birleştiren 2024 tarihli bir meta-analiz, stile uygun öğretimin ortalamada küçük bir fark gösterdiğini, ancak sonuçların yalnızca dörtte birinde hipotezin gerektirdiği örüntünün görüldüğünü bildirmiştir. Yazarların sonucu açıktır: Bu etkiler, yaklaşımın yaygın biçimde benimsenmesini haklı çıkaramayacak kadar küçük ve seyrektir (Clinton-Lisell ve Litzinger, 2024).

İki çalışma daha ilginç bir tablo çiziyor:

  • Anatomi dersi alan üniversite öğrencileriyle yapılan bir çalışmada öğrencilerin çoğunun, testle belirlenen kendi öğrenme stillerine uygun biçimde çalışmadığı görüldü. Stiline uygun çalışan öğrencilerin notları da diğerlerinden daha yüksek değildi (Husmann ve O’Loughlin, 2019).
  • Bir başka çalışmada öğrenciler kendi stillerine uygun materyali daha iyi öğrendiklerini düşündüler; ama test sonuçları bu düşünceyi doğrulamadı. Araştırmacılara göre öğrenme stillerinin popülerliği, gerçek öğrenmeden çok “iyi öğreniyorum” hissiyle ilgilidir (Knoll ve ark., 2017).

O zaman neden bu kadar inandırıcı geliyor?

  • Tercihler gerçektir. Kimi resimlere, kimi anlatıma daha çok ilgi duyar. Sorun, tercihin öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini belirlediğini varsaymaktır.
  • Kulağa hoş gelir. “Her çocuk farklıdır ve ona uygun öğretim bulunmalıdır” fikri iyi niyetlidir. Bireysel farklılıklar gerçekten vardır; ama bunlar görsel, işitsel ve kinestetik gibi üç kutuya sığmaz.
  • Kolay uygulanır. Kısa bir test, bir etiket ve hazır öneriler, karmaşık bir konuyu basitleştirir.

Etiketin gizli bir maliyeti var

“Ben görselim, dinleyerek öğrenemem” diyen bir öğrenci, derste anlatılana daha az dikkat etmeye ya da yazılı metinden kaçınmaya başlayabilir. Oysa bir konunun hangi yolla en iyi öğretileceğini çoğu zaman öğrencinin stilinden çok konunun kendisi belirler: Harita okumak görsel, bir dilin telaffuzunu öğrenmek işitsel, bisiklete binmek ise yaparak öğrenilir. Bu herkes için böyledir.

Öğrenmeyi gerçekten ne destekler?

Öğrenme yöntemlerini inceleyen kapsamlı bir değerlendirmede, yaş, yetenek ve konu fark etmeksizin en güçlü kanıta sahip iki yöntem kendini sınamak ve çalışmayı zamana yaymak olarak belirlenmiştir. Altını çizmek ve tekrar tekrar okumak gibi popüler yöntemlerin ise yararı sınırlı bulunmuştur (Dunlosky ve ark., 2013). Ayrıntılar için: Etkili ders çalışma yöntemleri: Araştırmalar ne diyor?

Ölçekhane’de bu nedenle öğrenme stili testi yoktur. Bunun yerine öğrencinin araştırmalarla etkisi gösterilmiş çalışma yöntemlerini ne sıklıkla kullandığını ölçen Çalışma Alışkanlıkları Envanteri’ni sunuyoruz. Nedenini bilimsel yaklaşımımızda da anlatıyoruz.

Çocuğunuz daha önce bir öğrenme stili testi çözdüyse

Sonucu bir sınır olarak değil, olsa olsa bir tercih olarak görün. Çocuğunuzu tek bir yolla çalışmaya yönlendirmek yerine farklı yolları denemeye teşvik edin: okuduğunu anlatmak, şema çizmek, kendine soru sormak, konuyu birine öğretmek. Hangisinin daha çok işe yaradığını görmenin en iyi yolu, çalıştıktan birkaç gün sonra kendini sınamaktır.

Kaynaklar

  1. Clinton-Lisell, V. ve Litzinger, C. (2024). Is it really a neuromyth? A meta-analysis of the learning styles matching hypothesis. Frontiers in Psychology, 15, 1428732. doi.org/10.3389/fpsyg.2024.1428732
  2. Dekker, S., Lee, N. C., Howard-Jones, P. ve Jolles, J. (2012). Neuromyths in education: Prevalence and predictors of misconceptions among teachers. Frontiers in Psychology, 3, 429. doi.org/10.3389/fpsyg.2012.00429
  3. Dunlosky, J., Rawson, K. A., Marsh, E. J., Nathan, M. J. ve Willingham, D. T. (2013). Improving students’ learning with effective learning techniques: Promising directions from cognitive and educational psychology. Psychological Science in the Public Interest, 14(1), 4–58. doi.org/10.1177/1529100612453266
  4. Husmann, P. R. ve O’Loughlin, V. D. (2019). Another nail in the coffin for learning styles? Disparities among undergraduate anatomy students’ study strategies, class performance, and reported VARK learning styles. Anatomical Sciences Education, 12(1), 6–19. doi.org/10.1002/ase.1777
  5. Knoll, A. R., Otani, H., Skeel, R. L. ve Van Horn, K. R. (2017). Learning style, judgements of learning, and learning of verbal and visual information. British Journal of Psychology, 108(3), 544–563. doi.org/10.1111/bjop.12214
  6. Newton, P. M. (2015). The learning styles myth is thriving in higher education. Frontiers in Psychology, 6, 1908. doi.org/10.3389/fpsyg.2015.01908
  7. Pashler, H., McDaniel, M., Rohrer, D. ve Bjork, R. (2008). Learning styles: Concepts and evidence. Psychological Science in the Public Interest, 9(3), 105–119. doi.org/10.1111/j.1539-6053.2009.01038.x

Bu yazı, kaynaklarda listelenen hakemli araştırmalara ve kurum yayınlarına dayanılarak hazırlanmıştır. İlk yayın: . Bir hata fark ederseniz bize yazın.

Diğer yazılar