1. bölüm: Anatomi · Ders 7 / 40
Kafatası 1: Kemikler tek tek
Genel bakış dersinde kafatasını bütün olarak tanıdık. Şimdi kemikleri tek tek ele alıyoruz: her kemik kendi bölümünde, üç boyutlu sahnede tek başına; çıkıntıları, delikleri ve çukurları üzerinde işaretli. Temel düzey her kemiğin yerini, parçalarını ve en önemli işaretlerini anlatır. Lisans düzeyinde bütün işaretler, eklemler, kemikleşme ve varyasyonlar; Uzman düzeyinde ölçüler, görüntüleme ve cerrahi anatomi var. Bu ders kafatası ünitesinin ilk dersidir.
Sen kimsin? Dersi sana göre açalım
Sana uyan kartı seç. Ders seçimine göre kısalır ya da derinleşir; istediğin an değiştirebilirsin.
Nasıl okunur? Kenarında çizgi olmayan anlatım herkes içindir. Mavi çizgili bölümler Lisans, mor çizgili bölümler Uzman düzeyidir ve yalnızca o düzeyi seçince görünür.
1.Önce dil: bir kemik nasıl okunur?
Genel bakış dersinde kafatasının 22 kemiğini tanıdık: beyni saran 8 kemik ve yüzü yapan 14 kemik. Bu derste her kemiği tek tek ele alıyoruz: nerede durduğunu, hangi parçalardan oluştuğunu, üzerindeki çıkıntıları, delikleri ve çukurları, hangi kemiklerle birleştiğini, nasıl kemikleştiğini ve hekimlerin, cerrahların bu kemikte nelere dikkat ettiğini.
Bir kemiği okumak bir haritayı okumaya benzer. Haritada dağlar, vadiler ve geçitler vardır; kemikte de çıkıntılar, çukurlar ve delikler vardır. Bu işaretlerin her birinin bir adı ve çoğu zaman bir görevi vardır: kirişler ve bağlar çıkıntılara tutunur, damarlar ve sinirler deliklerden geçer, iki kemik eklem yüzlerinde buluşur (OpenStax 6.3). Bu yüzden işaretin adını öğrenmek, orada ne olduğunu da öğrenmek demektir.
Hareketli çizim
Kemik işaretlerinin dili
Yüzeyden yükselen işaretler. Kirişler ve bağlar buralara tutunur; büyüklükleri ve biçimleri oraya binen kuvveti yansıtır.
Çıkıntı (Processus)
Kemik yüzeyinden belirgin biçimde uzanan bölüm; kirişler ve bağlar tutunur.
Örnek: Şakak kemiğinin mastoid ve stiloid çıkıntıları; alt çenenin koronoid çıkıntısı.
Kemik yüzeyindeki işaretler üç büyük sınıfa ayrılır (OpenStax 6.3):
- Eklem yüzleri: iki kemiğin buluştuğu yerler. Birbirine uyacak biçimdedir; biri yuvarlaksa öteki çoğu zaman çanak gibidir. Örnek: art kafa kemiğinin kondilleri (condyli occipitales).
- Çıkıntılar: yüzeyden yükselen bölümler. Kirişler ve bağlar bunlara tutunur; çıkıntının büyüklüğü ve biçimi oraya binen kuvvetin bir göstergesidir. Örnek: kulağın arkasındaki mastoid çıkıntı (processus mastoideus).
- Delikler ve çukurlar: kemikteki açıklıklar ve oluklar. Damarlar ve sinirler buralardan geçer; deliğin büyüklüğü ve biçimi içinden geçen yapının büyüklüğünü yansıtır. Örnek: kafatasının en büyük deliği foramen magnum.
Türkçe anatomi dilinde bu terimlerin çoğu Latince adlarıyla da kullanılır: delik (foramen), çukur (fossa), oluk (sulcus), kanal (canalis), yarık (fissura), yol (meatus), çıkıntı (processus), diken (spina), sırt (crista). Bu derste her yapının Türkçe adını ve yanında italik olarak güncel Latince adını göreceksin.
Üç boyutlu sahne
İşaretleri kafatasında bul
Bu sahnedeki yapılar:
- Alın kemiği: Alnı ve göz çukurlarının tavanını oluşturan kemik; frontal lobun önünü korur.
- Yan kafa kemiği (sol): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Yan kafa kemiği (sağ): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Şakak kemiği (sol): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Şakak kemiği (sağ): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Art kafa kemiği: Kafatasının arka ve alt bölümünü oluşturan kemik; omurilik soğanı, tabanındaki büyük delikten (foramen magnum) geçerek omuriliğe devam eder.
- Kama kemiği: Kafatası tabanının ortasında, kanatlarını açmış bir kelebeğe benzeyen kemik; hipofiz bezi üst yüzündeki çukurda oturur.
- Kalbur kemiği: Burun boşluğunun tavanını ve yan duvarlarının üst kısmını yapan kemik; koku liflerinin geçtiği delikli bir plak taşır.
- Alt çene kemiği: Alt çeneyi oluşturan, kafatasının tek hareketli kemiği. Alt dişleri taşır; kondili şakak kemiğiyle çene eklemini (temporomandibular eklem) yapar. Doğumda iki parçadır, ilk yılda kaynaşır.
- Üst çene kemiği (sol): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Üst çene kemiği (sağ): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Elmacık kemiği (sol): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Elmacık kemiği (sağ): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Burun kemiği (sol): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Burun kemiği (sağ): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Gözyaşı kemiği (sol): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Gözyaşı kemiği (sağ): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Damak kemiği (sol): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Damak kemiği (sağ): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Sapan kemiği: Burun bölmesinin (septum) arka ve alt kısmını oluşturan üçgen biçimli tek kemik; üst kısmı kalbur kemiğinin dik plağıdır.
- Alt burun kavkası (sol): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
- Alt burun kavkası (sağ): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
Sahnede işaretli noktalar:
- Dış kulak yolu (Porus acusticus externus), Şakak kemiği (sol)
- Mastoid çıkıntı (Processus mastoideus), Şakak kemiği (sol)
- Stiloid çıkıntı (Processus styloideus), Şakak kemiği (sol)
- Çene deliği (Foramen mentale), Alt çene kemiği
- Alt çene açısı (Angulus mandibulae), Alt çene kemiği
- Pterion (Angulus sphenoidalis), Yan kafa kemiği (sol)
Kemiklerin kafatası içindeki yerleri ve dikişler genel bakış dersinde; kafatasına beş yönden bakış, delikler ve kafa tabanı çukurları, kafatası–boyun bileşkesi, gelişim ve travma ünitenin sonraki derslerinde.
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Terimler nereden geliyor? Bu derste klasik anlatımın temeli olarak Henry Gray’in Anatomy of the Human Body kitabının 1918 baskısını kullanıyoruz; güncel Latince adlar ise Terminologia Anatomica’nın ikinci baskısından (TA2) ve gerektiğinde 1998 tarihli ilk baskısından (TA98) alınmıştır (Gray, 1918; FIPAT, 2019; FCAT, 1998). Yüz yıl içinde birçok ad değişti: Gray’in “condyloid” dediği yapı bugün condylaris, “semilunar ganglion” dediği yapı ganglion trigeminale adını taşır. Eski ad farklıysa metinde “Gray’in kitabında eski adıyla” diye belirtiyoruz.
Sınıflama da her zaman aynı olmadı. Gray kafatasını 8 beyin kutusu ve 14 yüz kemiği olarak sayar, ama o dönemin Basel adlandırmasının (BNA) burun kapsülüyle birlikte gelişen alt burun kavkası, gözyaşı kemiği, burun kemiği ve sapan kemiğini yüz kemiği değil kafatası (kranyal) kemiği saydığını not eder (Gray, 1918). OpenStax gibi güncel ders kitapları da bu dört kemiği yüz kemikleri arasında sayar (OpenStax 7.2); bu dersin sayımı da buna göredir.
İki kemikleşme yolu. Kemik iki yolla oluşur. Zar içi (intramembranöz) kemikleşmede bağ dokusu hücreleri kümelenir, kemikleşme merkezleri oluşur ve kemik doğrudan bu zarın içinde yapılır; yüzün yassı kemikleri, kafatası kemiklerinin çoğu ve köprücük kemikleri böyle oluşur. Kıkırdak içi (endokondral) kemikleşme önce bir kıkırdak modelinin kurulmasını gerektirir, daha uzun sürer; kafa tabanının kemikleri ve uzun kemikler böyle oluşur (OpenStax 6.4). Doğumda kafatası henüz tam kemikleşmemiştir ve dikişleri açıktır (OpenStax 6.4); Gray’e göre art kafa, şakak, kama, alın kemikleri ve alt çene doğumda birden çok parçadan oluşur (Gray, 1918). Her kemiğin kemikleşme merkezlerini ve kaynaşma zamanlarını kendi bölümünde veriyoruz.
2.Alın kemiği: alın, kaşlar ve göz çukurlarının tavanı
Alın kemiği (os frontale) kafatasının ön duvarıdır. Alnımızı yapar, kaşlarımızın altındaki sert kenarlarla gözlerimizi yukarıdan korur ve içeri doğru uzanarak iki göz çukuruna tavan olur. Gray’in klasik anatomi kitabı kemiğin biçimini bir kalp midyesi kabuğuna benzetir ve onu iki kısımda anlatır: alnı yapan dik pul kısmı (squama frontalis) ile göz çukurlarının ve burun boşluğunun tavanına katılan yatay göz çukuru kısmı (pars orbitalis) (Gray, 1918). Güncel uluslararası terminoloji, iki göz çukuru arasında kalan küçük bölgeyi üçüncü bir kısım olarak ayırır: burun kısmı (pars nasalis) (FIPAT, 2019).
Alın kemiği tektir ama tam on iki kemikle eklem yapar: kama ve kalbur kemikleri, iki yan kafa, iki burun, iki üst çene, iki gözyaşı ve iki elmacık kemiği (Gray, 1918). Alnı yapıp göz çukurlarının ve burun boşluğunun tavanına katılsa da sınıflamada beyin kutusunun sekiz kemiğinden biri sayılır (OpenStax 7.2).
Üç boyutlu sahne
Alın kemiği önden
Bu sahnedeki yapılar:
- Alın kemiği: Alnı ve göz çukurlarının tavanını oluşturan kemik; frontal lobun önünü korur.
Sahnede işaretli noktalar:
- Alın tümseği (Tuber frontale), Alın kemiği
- Kaş kemeri (Arcus superciliaris), Alın kemiği
- Glabella (Glabella), Alın kemiği
- Göz çukuru üst kenarı (Margo supraorbitalis), Alın kemiği
- Elmacık çıkıntısı (Processus zygomaticus ossis frontalis), Alın kemiği
- Nasion (Nasion), Alın kemiği
Alnın dış yüzündeki başlıca işaretler şunlardır:
- Alın tümsekleri (eminentia frontalis): göz çukurunun üst kenarının yaklaşık 3 cm üstünde, iki yanda birer yuvarlak kabarıklık. Büyüklükleri kişiden kişiye değişir, bazen iki yan eşit değildir; genç kafataslarında özellikle belirgindir (Gray, 1918).
- Kaş kemerleri (arcus superciliaris): tümseklerin altında uzanan iki kavisli kabarıklık. İç uçlarında belirgindir ve ortada glabella denen düz bir kabarıklıkla birbirine bağlanır (Gray, 1918).
- Göz çukurunun üst kenarı (margo supraorbitalis): kaş kemerinin altındaki kavisli kenar. Dış kısmı keskin ve çıkıktır, gözü bu yönden gelen darbelere karşı korur; iç kısmı yuvarlaktır (Gray, 1918). Kenarın iç üçte biri ile dış üçte ikisinin birleştiği yerde küçük bir çentik ya da delik bulunur: supraorbital çentik ya da delik (Kabakcı ve Bozkır, 2025); buradan alnın derisini duyuran sinir geçer (OpenStax 7.2).
- Elmacık çıkıntısı (processus zygomaticus ossis frontalis): üst kenarın dış ucundaki güçlü çıkıntı; elmacık kemiğiyle eklem yapar (Gray, 1918).
- Nasion: alın kemiği ile burun kemiklerini birleştiren dikişin (frontonazal dikiş) orta noktası (Gray, 1918).
Kemiğin içinde, kaş kemerlerinin arkasında, iki kemik tablası arasında frontal sinüs denen hava boşlukları bulunur. Bebek bu sinüslerle doğmaz: havalanma yaklaşık 2 yaşında başlar, sinüs yaklaşık 8 yaşında grafide görünür hâle gelir ve erken ergenlikte erişkin boyutuna ulaşır. Erişkinlerin yaklaşık %4’ünde frontal sinüs hiç yoktur, yaklaşık %10’unda yalnızca bir yanda gelişmiştir (Hsieh ve ark., 2026). Kaynaklar bu takvimi biraz farklı verir; birine göre sinüs son biçimini ancak 20 yaş dolayında alır (Kalkan ve Kalkan, 2026).
Sayılarla alın kemiği
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Pul kısmının dış yüzü. Orta hattın alt kısmında çoğu zaman frontal (metopik) dikişin kalıntısı görülür. Bebeklikte bu dikiş kemiği iki yarıma ayırır; bazı kafataslarında ömür boyu sürer ve orta hat boyunca bregmaya kadar uzanır (Gray, 1918). Terminoloji bu kalıcı dikişi sabit olmayan bir yapı olarak sutura frontalis persistens adıyla listeler (FIPAT, 2019); Türkiye’deki sıklık verileri genel bakış dersinde anlatıldı. Kaş kemerleri erkekte daha büyüktür ve ne kadar belirgin oldukları kısmen frontal sinüslerin büyüklüğüne bağlıdır (Gray, 1918).
Göz çukurunun üst kenarı tamamen pul kısmından yapılır (Kabakcı ve Bozkır, 2025) ve pul kısmını göz çukuru kısmından ayırır (Gray, 1918); terminolojideki adı pars frontalis marginis orbitalis’tir (FIPAT, 2019). Kenardaki supraorbital çentik ya da delikten (incisura supraorbitalis / foramen supraorbitale) supraorbital damarlar ve sinir geçer; çentiğin üst kısmındaki küçük bir delikten diploenin bir toplardamarı supraorbital vene katılır (Gray, 1918). Bunun iç yanında, her kafatasında bulunmayan frontal çentik ya da delik (incisura frontalis / foramen frontale) vardır; bazen supratroklear sinir buradan geçer (FIPAT, 2019).
Kenar dışta elmacık çıkıntısıyla biter. Bu çıkıntıdan yukarı ve geriye uzanan şakak çizgisi (linea temporalis) üst ve alt şakak çizgilerine ayrılır ve yan kafa kemiğindeki çizgilerle devam eder. Çizginin altında ve arkasında kalan şakak yüzü (facies temporalis ossis frontalis) şakak çukurunun ön kısmını yapar ve şakak kasına (musculus temporalis) başlangıç yeri verir (Gray, 1918; FIPAT, 2019).
Burun kısmı. Pürüzlü burun çentiği ortada burun kemikleriyle, yanlarda üst çenenin alın çıkıntısı ve gözyaşı kemiğiyle eklem yapar. Çentiğin ortasından aşağı ve öne inen çıkıntı burun kemiklerinin arkasına uzanır ve burun kemerini destekler. Ucundaki burun dikeni (spina nasalis ossis frontalis; Gray’de eski adıyla “frontal diken”) burun bölmesine katılır: önde burun kemiklerinin kristasıyla, arkada kalbur kemiğinin dik levhasıyla eklem yapar. Dikenin iki yanındaki oluklu küçük yüzler burun boşluğunun tavanına katılır (Gray, 1918; FIPAT, 2019).
Kaynaklar: Gray (1918); FIPAT (2019); Kabakcı ve Bozkır (2025). Latince adlar Terminologia Anatomica 2. baskıdandır; Gray’in eski adı farklıysa ayraç içinde verildi.
Pul kısmının iç yüzü. Orta hattın üst kısmında dikey bir sagittal oluk uzanır; oluğun kenarları aşağıda birleşerek alın kristasını (crista frontalis) yapar. Oluk üst sagittal sinüsü taşır; kenarlarına ve kristaya beyin orağı tutunur. Krista aşağıda küçük bir çentikle biter; bu çentik kalbur kemiğiyle birleşince kör delik (foramen caecum) olur. Deliğin büyüklüğü kişiden kişiye değişir ve çoğu zaman kapalıdır; açıksa burundan üst sagittal sinüse bir toplardamar geçirir (Gray, 1918). İç yüzde ayrıca orta meningeal damarların ön dalları için çok sayıda küçük oluk ve sagittal oluğun iki yanında araknoid granülasyonların yerleştiği küçük, düzensiz çukurlar görülür (Gray, 1918).
Göz çukuru kısmı iki ince üçgen levhadır: göz çukurlarının tavanını yapar ve ortada dörtgen bir boşlukla, etmoid çentiğiyle birbirinden ayrılır. Kafatası bir araya getirildiğinde bu çentiği kalbur kemiğinin kribriform levhası doldurur. Levhaların alt (göz çukuru) yüzünde dışta, elmacık çıkıntısının altında sığ gözyaşı bezi çukuru, içte burun kısmına yakın troklear çukur bulunur; troklear çukura üst eğik göz kasının kıkırdak makarası tutunur, bazen burada küçük bir diken vardır (Gray, 1918). Bu diken terminolojide sabit olmayan bir yapıdır (FIPAT, 2019). Levhaların üst (beyin) yüzü dışbükeydir; frontal lobların kıvrımlarının izlerini ve etmoid damarların meningeal dalları için silik olukları taşır (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Alın kemiği alttan: göz çukurlarının tavanı
Bu sahnedeki yapılar:
- Alın kemiği: Alnı ve göz çukurlarının tavanını oluşturan kemik; frontal lobun önünü korur.
Sahnede işaretli noktalar:
- Göz çukuru tavanı (Pars orbitalis ossis frontalis), Alın kemiği
- Burun dikeni (Spina nasalis ossis frontalis), Alın kemiği
Etmoid çentiğinin kenarları. Kenarlardaki yarım hücreler, kalbur kemiğinin üst yüzündeki karşılıklarıyla birleşerek etmoid hava hücrelerini tamamlar. Kenarları enine çaprazlayan iki oluk, kalbur kemiğiyle birlikte ön ve arka etmoid kanallarına dönüşür ve göz çukurunun iç duvarına açılır: ön kanaldan nazosiliyer sinir ve ön etmoid damarlar, arka kanaldan arka etmoid sinir ve damarlar geçer. Göz çukurunun tavanını önde alın kemiğinin göz çukuru levhası, arkada kama kemiğinin küçük kanadı yapar (Gray, 1918).
Kenarlar ve yapı. Pul kısmının kenarı kalın ve güçlü dişlidir: üstte, yan kafa kemiklerinin üstüne oturduğu yerde iç tablası, yanlarda dış tablası eğik kesilmiştir; aşağıda kama kemiğinin büyük kanadıyla eklem yapan üçgen, pürüzlü bir yüzeye devam eder. Göz çukuru levhalarının arka kenarları ince ve dişlidir, kama kemiğinin küçük kanatlarıyla eklem yapar. Pul kısmı ve elmacık çıkıntıları kalındır: iki sert tabla arasında süngerimsi diploe taşır; frontal sinüslerin bulunduğu yerde diploe yoktur. Göz çukuru kısmı ise ince, yarı saydam ve tamamen sert (kompakt) kemikten yapılmıştır (Gray, 1918).
Kaynak: Gray (1918). Toplam on iki kemik. Alın kemiğinin şakak kemiğinin pul kısmıyla eklem yaptığı kafataslarında kama ile yan kafa kemiği arasındaki dikiş hiç yoktur (Gray, 1918); pterionun bu ve öteki tipleri genel bakış dersinde. Dikişlerin ayrıntıları ve kraniometrik noktalar ünitenin 2. dersinde.
Üç boyutlu sahne
Alın kemiği ve on iki komşusu
Bu sahnedeki yapılar:
- Alın kemiği: Alnı ve göz çukurlarının tavanını oluşturan kemik; frontal lobun önünü korur.
- Yan kafa kemiği (sol): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Yan kafa kemiği (sağ): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Şakak kemiği (sol): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Şakak kemiği (sağ): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Art kafa kemiği: Kafatasının arka ve alt bölümünü oluşturan kemik; omurilik soğanı, tabanındaki büyük delikten (foramen magnum) geçerek omuriliğe devam eder.
- Kama kemiği: Kafatası tabanının ortasında, kanatlarını açmış bir kelebeğe benzeyen kemik; hipofiz bezi üst yüzündeki çukurda oturur.
- Kalbur kemiği: Burun boşluğunun tavanını ve yan duvarlarının üst kısmını yapan kemik; koku liflerinin geçtiği delikli bir plak taşır.
- Alt çene kemiği: Alt çeneyi oluşturan, kafatasının tek hareketli kemiği. Alt dişleri taşır; kondili şakak kemiğiyle çene eklemini (temporomandibular eklem) yapar. Doğumda iki parçadır, ilk yılda kaynaşır.
- Üst çene kemiği (sol): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Üst çene kemiği (sağ): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Elmacık kemiği (sol): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Elmacık kemiği (sağ): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Burun kemiği (sol): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Burun kemiği (sağ): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Gözyaşı kemiği (sol): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Gözyaşı kemiği (sağ): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Damak kemiği (sol): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Damak kemiği (sağ): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Sapan kemiği: Burun bölmesinin (septum) arka ve alt kısmını oluşturan üçgen biçimli tek kemik; üst kısmı kalbur kemiğinin dik plağıdır.
- Alt burun kavkası (sol): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
- Alt burun kavkası (sağ): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
Kemikleşme. Alın kemiği zar içinde (intramembranöz), iki birincil merkezden kemikleşir: her yarım için bir merkez, fetal hayatın ikinci ayının sonuna doğru her göz çukurunun üst kenarının üstünde belirir. Her merkezden kemikleşme yukarıya doğru pul kısmının o yarısını, geriye doğru da göz çukuru levhasını yapacak biçimde yayılır. Burun dikeni orta hattın iki yanındaki bir çift ikincil merkezden kemikleşir; burun kısmında ve elmacık çıkıntılarında da benzer merkezler belirir. Doğumda kemik, frontal dikişle ayrılmış iki parçadır (Gray, 1918). Gray’in bu dikiş için verdiği kapanma yaşı güncel BT verileriyle uyuşmaz; güncel veriler genel bakış dersinde.
Frontal sinüsün gelişimi. Sinüsün başlangıç yeri gebeliğin 3.–4. ayında mukozada tanınabilir; ama doğumda kemikte sinüs yoktur (Çakur ve ark., 2011). Kaynaklar sonraki takvimi biraz farklı verir. Bir derlemeye göre havalanma yaklaşık 2 yaşında ön etmoid hücrelerinin alın kemiğine uzanmasıyla başlar, sinüs yaklaşık 8 yaşında grafide görünür ve erken ergenlikte erişkin boyutuna ulaşır (Hsieh ve ark., 2026). Bir başka çalışmaya göre sinüs ortalama 6 yaşına kadar alın kemiğine yükselmez; 8 yaşında tepesi göz çukuru tavanı düzeyine, 10 yaşında alın kemiğinin dik kısmına ulaşır (Çakur ve ark., 2011). Bir üçüncü kaynak gelişimin 5–6 yaşında başladığını ve sinüsün yaklaşık 20 yaşında son biçimini aldığını yazar (Kalkan ve Kalkan, 2026). Gray de sinüslerin tam boyuta ancak ergenlikten sonra ulaştığını belirtir (Gray, 1918). Ortak nokta şudur: havalanma erken çocuklukta başlar, sinüs okul çağında görünür hâle gelir ve büyüme ergenlik boyunca sürer.
Klinik vaka
Vaka: Alnında şişlik olan genç
16 yaşında bir erkek, bir haftadır süren burun tıkanıklığı ve alın ağrısından sonra alnının ortasında giderek büyüyen, yumuşak, ağrılı bir şişlik ve ateşle başvuruyor. Şişliğin üstündeki deri kızarık ve sıcak. Bilinci açık, nörolojik muayenesi normal, ense sertliği yok.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Oranlar yönteme, örneğin türüne ve tanıma göre değişir. Çakur ve arkadaşlarının çalışmasını aktaran başka bir makale iki taraflı yokluğu %0,37 olarak verir (Assiri ve Alroqi, 2021); Türkiye için tek bir sayı yerine %1’in altından kadınlarda %5’e kadar uzanan bir aralık düşünmek daha doğrudur. Arktik toplumlardaki yüksek oranlar aşırı soğuk iklimin etkisine bağlanmıştır; bu bir varsayımdır (Al Hatmi ve ark., 2023).
Klinik vaka
Vaka: Kazadan sonra alında çökme
34 yaşında bir kadın, emniyet kemeri takılı değilken yaptığı trafik kazasında alnını direksiyona çarpmış. Bilinci açık. Alnın ortasında şişlik ve küçük bir kesi var; burnundan berrak sıvı gelmiyor. İnce kesitli BT’de frontal sinüsün ön duvarında 3 mm çökme görülüyor; arka duvar sağlam, kafa içinde hava yok, sinüsün boşalma yolu açık.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
3.Yan kafa kemikleri: kafatasının tavanı ve yan duvarları
Başının tepesine elini koyduğunda dokunduğun kemiğin çoğu yan kafa kemikleridir (os parietale). Sağda ve solda birer tane vardır; ikisi tepede birleşerek kafatasının yan duvarlarını ve tavanını yapar (Gray, 1918).
Her yan kafa kemiği kabaca dörtgen, hafifçe kubbeli bir levhadır: iki yüzü (dış ve iç), dört kenarı ve dört köşesi vardır (Gray, 1918). Kenarları komşu kemiklerle dikiş yapar; alt kenarı hem şakak hem kama kemiğine değdiği için yan kafa kemiği toplam beş kemikle eklem yapar: karşı taraftaki yan kafa kemiği, art kafa, alın, şakak ve kama kemikleri (Gray, 1918). Dört köşenin her biri kafatasının önemli bir buluşma noktasına denk gelir: önde-üstteki alın köşesi bregmaya, arkada-üstteki art kafa köşesi lambdaya, önde-alttaki kama köşesi pteriona, arkada-alttaki mastoid köşesi asteriona (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Sol yan kafa kemiği dışarıdan
Bu sahnedeki yapılar:
- Yan kafa kemiği (sol): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
Sahnede işaretli noktalar:
- Yan kafa tümseği (Tuber parietale), Yan kafa kemiği (sol)
- Kama köşesi (pterion) (Angulus sphenoidalis), Yan kafa kemiği (sol)
- Mastoid köşesi (asterion) (Angulus mastoideus), Yan kafa kemiği (sol)
Yan kafa kemiğinin dış yüzünde şu işaretler vardır:
- Yan kafa tümseği (eminentia parietalis): dış yüzün ortasına yakın en kabarık bölge. Kemikleşme bu noktadan başlar (Gray, 1918).
- Şakak çizgileri (linea temporalis superior ve inferior): kemiğin ortasından kavis çizerek geçen iki çizgi. Üsttekine şakak kasını örten zar (şakak fasyası) tutunur; alttaki, şakak kasının başladığı alanın üst sınırıdır (Gray, 1918).
- Yan kafa deliği (foramen parietale): arka kısımda, tepedeki dikişe yakın küçük bir delik. Kafatası içindeki büyük toplardamar kanalına, üst sagittal sinüse giden bir toplardamarı geçirir (Gray, 1918). Her kafatasında bulunmaz: çapı genellikle 1–2 mm’dir ve insanların %60–70’inde vardır (Gökçe ve Beyhan, 2025). İki yandaki delik ile aralarından geçen sagittal dikiş birlikte Yunanca obelos (÷) işaretine benzetilir; dikişin delikler hizasındaki noktasına bu yüzden obelion denir (Sağlam ve ark., 2025; Gray, 1918).
İç yüzde, beyin kıvrımlarının bıraktığı çukurlukların yanında orta meningeal damarların dallarının açtığı, ağaç dalı gibi ayrılan oluklar görülür. Üst kenar boyunca uzanan sığ oluk, karşı taraftaki kemiğin oluğuyla birleşerek üst sagittal sinüsün yatağını yapar (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Yukarıdan: kafatasının tavanı
Bu sahnedeki yapılar:
- Alın kemiği: Alnı ve göz çukurlarının tavanını oluşturan kemik; frontal lobun önünü korur.
- Yan kafa kemiği (sol): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Yan kafa kemiği (sağ): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Şakak kemiği (sol): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Şakak kemiği (sağ): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Art kafa kemiği: Kafatasının arka ve alt bölümünü oluşturan kemik; omurilik soğanı, tabanındaki büyük delikten (foramen magnum) geçerek omuriliğe devam eder.
- Kama kemiği: Kafatası tabanının ortasında, kanatlarını açmış bir kelebeğe benzeyen kemik; hipofiz bezi üst yüzündeki çukurda oturur.
- Kalbur kemiği: Burun boşluğunun tavanını ve yan duvarlarının üst kısmını yapan kemik; koku liflerinin geçtiği delikli bir plak taşır.
- Alt çene kemiği: Alt çeneyi oluşturan, kafatasının tek hareketli kemiği. Alt dişleri taşır; kondili şakak kemiğiyle çene eklemini (temporomandibular eklem) yapar. Doğumda iki parçadır, ilk yılda kaynaşır.
- Üst çene kemiği (sol): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Üst çene kemiği (sağ): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Elmacık kemiği (sol): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Elmacık kemiği (sağ): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Burun kemiği (sol): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Burun kemiği (sağ): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Gözyaşı kemiği (sol): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Gözyaşı kemiği (sağ): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Damak kemiği (sol): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Damak kemiği (sağ): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Sapan kemiği: Burun bölmesinin (septum) arka ve alt kısmını oluşturan üçgen biçimli tek kemik; üst kısmı kalbur kemiğinin dik plağıdır.
- Alt burun kavkası (sol): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
- Alt burun kavkası (sağ): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
Sahnede işaretli noktalar:
- Bregma (Angulus frontalis), Yan kafa kemiği (sol)
Sayılarla yan kafa kemiği
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Dış yüz. Gray’in kitabında tuber parietale adıyla geçen yan kafa tümseği bugün eminentia parietalis adını taşır (FIPAT, 2019). Kemiğin ortasından geçen iki kavisli çizgiden üst şakak çizgisine şakak fasyası tutunur; alt şakak çizgisi şakak kasının başladığı alanın üst sınırını gösterir (Gray, 1918). Terminoloji de üst çizgiyi “fasya çizgisi” (linea temporalis fascialis) ile ilişkilendirir (FIPAT, 2019). Çizgilerin üstündeki kemiği kafa derisinin aponevrozu (galea aponeurotica) örter; altındaki kısım şakak çukurunun bir parçasıdır ve şakak kasına tutunma yeri verir (Gray, 1918).
Yan kafa deliği kemiğin arka kısmında, sagittal kenara yakındır; üst sagittal sinüse giden bir toplardamarı ve bazen art kafa atardamarının (arteria occipitalis) küçük bir dalını geçirir. Her kafatasında yoktur ve büyüklüğü çok değişir (Gray, 1918); çoğu zaman bir ya da iki yanda bulunmaz. Kafatası bu deliklerin çevresinde çoğu zaman biraz basıktır (Gray, 1918). Delikten geçen kapakçıksız parietal emisser ven (emissarium parietale) kafa derisinin toplardamarlarını üst sagittal sinüse bağlar (Sağlam ve ark., 2025; FIPAT, 2019).
İç yüz. Beyin kıvrımlarına karşılık gelen çukurlukların yanında orta meningeal damarların dalları için çok sayıda oluk (sulcus arteriae meningeae mediae) vardır; bu oluklar kama köşesinden ve pul kenarının orta-arka kısmından yukarı ve geriye uzanır (Gray, 1918; FIPAT, 2019). Üst kenar boyunca uzanan sığ oluk, karşı kemiğinkiyle birlikte üst sagittal sinüsün sagittal oluğunu yapar; oluğun kenarlarına beyin orağı (falx cerebri) tutunur. Oluğun yakınında, en çok yaşlıların kafataslarında belirgin olan, araknoid granülasyonların (Pacchioni cisimcikleri) yerleştiği çukurlar bulunur (Gray, 1918); bugünkü adları granüler çukurcuklardır (foveolae granulares) (FIPAT, 2019). Mastoid köşenin iç yüzündeki geniş, sığ oluk transvers sinüsün bir bölümünü taşır (Gray, 1918).
Kaynaklar: Gray (1918); FIPAT (2019); Sağlam ve ark. (2025); Kilic Safak ve ark. (2025).
Kaynaklar: Gray (1918); FIPAT (2019).
Üç boyutlu sahne
Sol yan kafa kemiği içeriden
Bu sahnedeki yapılar:
- Yan kafa kemiği (sol): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
Sahnede işaretli noktalar:
- Orta meninks arteri oluğu (Sulcus arteriae meningeae mediae), Yan kafa kemiği (sol)
Kemikleşme. Yan kafa kemiği zar içinde, tek bir merkezden kemikleşir; merkez fetal hayatın yaklaşık 8. haftasında yan kafa tümseğinin yerinde belirir (Gray, 1918; Kilic Safak ve ark., 2025). Kemikleşme ışınsal yayıldığı için köşeler en son oluşur ve bıngıldaklar bu köşelerdedir (Gray, 1918). Normal gelişimde kubbenin iki yanındaki küçük açıklıklar genellikle gebeliğin 5. ayına kadar bulunur (Seltzer ve ark., 2026). Yan kafa delikleri, sagittal dikiş üzerindeki “sagittal (üçüncü) bıngıldaktan” gelişir (Sağlam ve ark., 2025); Gray de obelion bölgesinde sagittal dikişte bazen ek bir bıngıldak görüldüğünü yazar (Gray, 1918). Bu bıngıldağın sıklığı genel bakış dersinde verildi.
Yan kafa deliğinin sıklığı serilere göre değişir. İstanbul’da 174 erişkin yan kafa kemiğinin %64,3’ünde delik vardı; deliklerin %90,7’si tek, %6,8’i çift, %2,5’i üçlüydü ve bulunan 118 deliğin 8’i doğrudan sagittal dikişin üzerindeydi (Sağlam ve ark., 2025). Adana’da 40 kafatasının %47,5’inde hiç delik yoktu; %25’inde tek, %27,5’inde iki taraflıydı (Kilic Safak ve ark., 2025). Toplumlar arasında görülme %50 (ABD) ile %86 (Tayland) arasında bildirilir (Sağlam ve ark., 2025). İstanbul serisinin kemik başına, Adana serisinin kafatası başına sayım yaptığına dikkat: oranlar doğrudan karşılaştırılamaz.
Eklemler. Yan kafa kemiği beş kemikle eklem yapar: karşı yan kafa kemiği (sagittal dikiş), alın kemiği (koronal dikişin yarısı), art kafa kemiği (lambdoid dikişin yarısı), şakak kemiği (pul ve mastoid kısımları) ve kama kemiğinin büyük kanadı (Gray, 1918).
Klinik vaka
Vaka: Grafide iki yuvarlak açıklık
7 yaşında bir kız çocuğu, okulda başını çarptıktan sonra çekilen kafa grafisinde başın tepesine yakın, orta hattın iki yanında simetrik, yaklaşık 2,5 cm çaplı, kenarları düzgün iki yuvarlak açıklık görülüyor. Çocuğun bir yakınması yok, muayenesi normal. Babası, kendi başının arka-üst kısmında da “yumuşak yerler” olduğunu çocukken doktorların söylediğini anlatıyor.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
4.Şakak kemiği
Şakak kemiği (os temporale) kafatasının iki yanında ve tabanında yer alan çift kemiktir (Gray, 1918). Kulak kepçesinin çevresindeki kemik duvar odur: elini kulağının hemen üstüne ve arkasına koyduğunda bu kemiğin üzerindesin. Küçük bir alana çok iş sığdırır:
- Kulağı içinde taşır. Orta kulağın ve iç kulağın yapıları kemiğin kayalık kısmının içindeki küçük boşluklardadır (OpenStax 7.2).
- Çene eklemine yuva olur. Alt çenenin kondili, dış kulak yolunun hemen önündeki çukurla eklem yapar (Gray, 1918).
- Büyük damarlara geçit verir. Beyni besleyen büyük atardamarlardan biri olan iç karotis arter, kafatasına bu kemiğin içinden geçen zikzak bir tünelle girer (OpenStax 7.2). Boyundaki iç juguler venin başlangıçtaki genişlemesi (bulbus) de kemiğin alt yüzündeki bir çukura oturur (Gray, 1918).
- Yüz sinirine tünel olur. Yüz siniri kemiğin içinde yaklaşık 30 mm yol alır ve kulağın arka-altındaki küçük bir delikten kafatasını terk eder (Ryu ve Kim, 2016; Gray, 1918).
- Kaslara tutunma yeri sağlar. Şakak kası pul kısmına, sternokleidomastoid kas mastoid çıkıntıya tutunur (Gray, 1918).
Şakak kemiği beş kemikle eklem yapar: art kafa, yan kafa, kama, elmacık kemiği ve alt çene (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Şakak kemiği kafatasında
Bu sahnedeki yapılar:
- Alın kemiği: Alnı ve göz çukurlarının tavanını oluşturan kemik; frontal lobun önünü korur.
- Yan kafa kemiği (sol): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Yan kafa kemiği (sağ): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Şakak kemiği (sol): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Şakak kemiği (sağ): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Art kafa kemiği: Kafatasının arka ve alt bölümünü oluşturan kemik; omurilik soğanı, tabanındaki büyük delikten (foramen magnum) geçerek omuriliğe devam eder.
- Kama kemiği: Kafatası tabanının ortasında, kanatlarını açmış bir kelebeğe benzeyen kemik; hipofiz bezi üst yüzündeki çukurda oturur.
- Kalbur kemiği: Burun boşluğunun tavanını ve yan duvarlarının üst kısmını yapan kemik; koku liflerinin geçtiği delikli bir plak taşır.
- Alt çene kemiği: Alt çeneyi oluşturan, kafatasının tek hareketli kemiği. Alt dişleri taşır; kondili şakak kemiğiyle çene eklemini (temporomandibular eklem) yapar. Doğumda iki parçadır, ilk yılda kaynaşır.
- Üst çene kemiği (sol): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Üst çene kemiği (sağ): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Elmacık kemiği (sol): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Elmacık kemiği (sağ): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Burun kemiği (sol): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Burun kemiği (sağ): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Gözyaşı kemiği (sol): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Gözyaşı kemiği (sağ): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Damak kemiği (sol): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Damak kemiği (sağ): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Sapan kemiği: Burun bölmesinin (septum) arka ve alt kısmını oluşturan üçgen biçimli tek kemik; üst kısmı kalbur kemiğinin dik plağıdır.
- Alt burun kavkası (sol): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
- Alt burun kavkası (sağ): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
Gray’in klasik anlatımında şakak kemiği beş parçadan oluşur (Gray, 1918):
- Pul kısmı (pars squamosa): ön-üstteki geniş, ince, balık pulu gibi yarı saydam levha. Dış yüzü şakak çukurunun bir parçasıdır (Gray, 1918).
- Kayalık kısım (pars petrosa): kafatasının tabanına doğru içe ve öne uzanan piramit biçimli bölüm. Kemiğin en yoğun ve en sert yeridir; işitme organının temel bölümlerini içinde taşır (Gray, 1918).
- Mastoid kısım: kemiğin arka bölümü. Aşağıda konik mastoid çıkıntıyla (processus mastoideus) biter. İçi süngerimsidir ve çoğu kişide havayla dolu küçük odacıklar içerir (Gray, 1918).
- Timpanik kısım (pars tympanica): pul kısmının altında, mastoid çıkıntının önünde kıvrık bir levha; kemik dış kulak yolunun ön duvarını ve tabanını yapar (Gray, 1918).
- Stiloid çıkıntı (processus styloideus): alt yüzden aşağı ve öne uzanan ince, sivri bir çubuk (Gray, 1918). OpenStax’e göre adını eskilerin yazı kalemi stylus’a benzemesinden alır (OpenStax 7.2).
Güncel uluslararası anatomi terimlerinde (TA2) ayrı bir mastoid kısım yoktur: mastoid bölge kayalık kısmın arka ucu sayılır (FIPAT, 2019).
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
İki sayım, tek kemik. Gray beş parça sayar (Gray, 1918). Terminologia Anatomica’nın ikinci baskısı (TA2) ise kemiği üç kısma ayırır: pars petrosa, pars tympanica ve pars squamosa. Gerekçe 1955 tarihli bir terim notunda yazılıdır: kemiğin en arka bölümü gelişim bakımından kayalık kısmın parçası olduğundan ayrı bir mastoid kısım adlandırmanın nedeni yoktur. Bu yüzden mastoid çıkıntı, mastoid antrum, mastoid çentik ve mastoid delik TA2’de kayalık kısmın altında sıralanır; kayalık kısmın ilişkili adlarından biri de pars petromastoidea’dır (FIPAT, 2019). Doğum öncesinde ise kemik gerçekten beş ayrı parça (skuamöz, stiloid, mastoid, timpanik ve petröz) hâlinde gelişir (Grzonkowska ve ark., 2023). Bu bölümde anlaşılır olsun diye “mastoid kısım” deyişini koruyoruz.
Biçim ve yön. Şakak kemiği, devrilmiş ve tepesi kama kemiğinin sinüsüne bakan bir piramide benzetilir (Dublin ve Al-Dhahir, 2023). Kayalık kısım kafa tabanında kama ile art kafa kemiği arasına sıkışır; içe, öne ve biraz yukarı yönelir. Gray’e göre bir tabanı, bir tepesi, üç yüzü ve üç açısı vardır: tabanı pul ve mastoid kısımların iç yüzleriyle kaynaşmıştır, pürüzlü tepesi kama kemiğinin büyük kanadının arka kenarı ile art kafa kemiğinin baziler kısmı arasındaki açıya girer (Gray, 1918).
Yapı. Pul kısmı öteki kafatası kemikleri gibi iki tabla ve aradaki süngerimsi dokudan oluşur; mastoid kısım süngerimsi, kayalık kısım yoğun ve serttir (Gray, 1918).
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Kaynaklar: Gray (1918); FIPAT (2019); Grzonkowska ve ark. (2023). TA2 terimleri TA2 görüntüleyicisinin terim ağacından ve notlarından alındı.
Üç boyutlu sahne
Sol şakak kemiği dışarıdan
Bu sahnedeki yapılar:
- Şakak kemiği (sol): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
Sahnede işaretli noktalar:
- Pul kısmı (Pars squamosa), Şakak kemiği (sol)
- Elmacık çıkıntısı (Processus zygomaticus ossis temporalis), Şakak kemiği (sol)
- Dış kulak yolu (Porus acusticus externus), Şakak kemiği (sol)
- Macewen üçgeni (yaklaşık) (Foveola suprameatica), Şakak kemiği (sol)
- Mastoid çıkıntı (Processus mastoideus), Şakak kemiği (sol)
- Stiloid çıkıntı (Processus styloideus), Şakak kemiği (sol)
Dışarıdan bakınca öne çıkan işaretler şunlardır:
- Dış kulak yolu (meatus acusticus externus): kafatasının yan yüzünde kulakla ilişkili büyük açıklık (OpenStax 7.2). Kemik kanalın dış kenarına kulak yolunun kıkırdak bölümü tutunur (Gray, 1918).
- Elmacık çıkıntısı (processus zygomaticus): pul kısmının alt bölümünden öne uzanır; elmacık kemiğinin şakak çıkıntısıyla birleşerek yanaktaki elmacık kemerini yapar (OpenStax 7.2).
- Çene eklem çukuru (fossa mandibularis) ve eklem tümseği (tuberculum articulare): dış kulak yolunun hemen önündeki derin, oval çukur ve onun hemen önündeki düz sırt (OpenStax 7.2). Çukurun ön kısmı alt çenenin kondiliyle eklem yapar (Gray, 1918). Bu ikisi aşağıdaki alttan bakışta daha iyi görünür.
- Mastoid çıkıntı: kulağın arkasında aşağı uzanan konik çıkıntı. Boyu ve biçimi kişiden kişiye değişir, erkeklerde daha büyüktür; doğumda henüz gelişmemiştir (Gray, 1918).
- Stiloid çıkıntı: üç küçük kas (stiloglossus, stilohiyoid, stilofarengeus) ve iki bağ tutunur (Gray, 1918); stiloide tutunan kaslara “Riolan buketi” denir (Assiri Ahmed ve ark., 2023).
- Macewen üçgeni: dış kulak yolunun arka-üstündeki küçük çukurluk. Kulak cerrahları için mastoidin içindeki en büyük hava boşluğuna, mastoid antruma, giden kapıdır (Tayebi Meybodi ve ark., 2023; Khan ve ark., 2022).
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Pul kısmının dış yüzü şakak çukurunun bir parçasıdır ve şakak kasına tutunma yeri verir; arka bölümünde orta temporal arter için dikey bir oluk (sulcus arteriae temporalis mediae) bulunur (Gray, 1918; FIPAT, 2019). Arka bölümünü kavisli supramastoid krista (crista supramastoidea; Gray’de şakak çizgisi) çaprazlar: şakak fasyası buraya tutunur ve şakak kasının başlangıcı burada sınırlanır (Gray, 1918).
Elmacık çıkıntısı önce dışa yönelir, sonra kendi üzerine içe bükülmüş gibi öne uzanır. Uzun, ince ve keskin üst kenarına şakak fasyası; kısa, kalın ve kavisli alt kenarına masseter kasının bazı lifleri tutunur. Dış yüzü deri altındadır, iç yüzüne masseter tutunur; derin dişli ön ucu elmacık kemiğiyle eklem yapar (Gray, 1918). Çıkıntı iki kökle başlar: belirgin arka kök dış kulak yolunun üstünden geçip supramastoid kristaya devam eder; kısa, geniş ve güçlü ön kök içe döner ve yuvarlak eklem tümseğiyle biter. Tümsek çene eklem çukurunun ön sınırıdır ve canlıda kıkırdakla örtülüdür (Gray, 1918).
Çene eklem çukuru önde eklem tümseği, arkada timpanik kısımla sınırlanır; timpanik kısım çukuru dış kulak yolundan ayırır. Çukuru dar bir yarık, petrotimpanik (Glaser) yarığı (fissura petrotympanica) ikiye böler. Pul kısmına ait ön bölüm düzdür, canlıda kıkırdakla örtülüdür ve alt çenenin kondiliyle eklem yapar; timpanik kısma ait arka bölüm eklem yapmaz ve bazen tükürük bezinin (parotis) bir parçasını barındırır (Gray, 1918). Yarık orta kulağa açılır: malleusun ön çıkıntısını barındırır ve maksiller arterin ön timpanik dalını (a. tympanica anterior; Gray’de “iç maksiller arterin timpanik dalı”) geçirir. Korda timpani siniri yarığın ön kenarından ince bir kemik pulla ayrılan Huguier kanalından geçer (Gray, 1918; FIPAT, 2019).
İç yüz ve kenarlar. Pul kısmının iç yüzünde temporal lobun kıvrımlarına uyan çukurluklar ve orta meningeal damarların dalları için oluklar vardır (Gray, 1918). İnce üst kenarı iç tablası aleyhine eğik kesilmiştir; yan kafa kemiğinin kenarının üstüne binerek skuamöz dikişi yapar ve arkada mastoid kısımla parietal çentiği (incisura parietalis) oluşturur. Kalın, dişli ön-alt kenarı kama kemiğinin büyük kanadıyla eklem yapar (Gray, 1918).
Suprameatal (Macewen) üçgeni, dış kulak yolunun arka duvarı ile elmacık çıkıntısının arka kökü arasındaki alandır; Gray buradan bir aletle antruma ulaşılabileceğini yazar (Gray, 1918). Kavramı 1893’te Sir William MacEwen ortaya koydu (Bento ve Fonseca, 2013). Üçgenin önünü elmacık çıkıntısının arka kökü, altını dış kulak yolunun arka-üst kemik bölümü sınırlar; arkada hayali dikey bir çizgi üçgeni kapatır (Bento ve Fonseca, 2013). Üçgen supramastoid kristanın hemen altında, dış kulak yolunun arka-üstündedir (Tayebi Meybodi ve ark., 2023). TA2’deki adı foveola suprameatalis’tir (FIPAT, 2019).
Dış kulak yolu ağzının üst sınırını elmacık çıkıntısının arka kökü yapar; hemen altında bazen küçük bir diken, suprameatal (Henle) dikeni (spina suprameatalis) görülür (Gray, 1918). TA2 bu dikeni sabit olmayan bir yapı olarak sayar ve kökeni pul kısmı olduğu için onu timpanik kısımdan pul kısmına taşımıştır (FIPAT, 2019).
Antrum nerede? Mastoid antrum Henle dikeninin arkasında, şakak çizgisinin altında, bu üçgenin derinindedir (Ostrander ve ark., 2026). Yeri tutarlıdır ve dışında önemli bir yapı yoktur; bu yüzden mastoidektominin ilk evresinin en önemli işaretidir (Ryu ve Kim, 2016). Kronik orta kulak iltihabı olan 60 hastada ameliyat sırasında yapılan ölçümde, üçgenin üstündeki dış korteksten lateral yarım daire kanalının kabarıklığına kadar ortalama derinlik 17,27 mm bulundu (Khan ve ark., 2022). Şakak çizgisi orta kafa çukurunun tabanını tahmin etmek için de kullanılır: taban bu çizginin ortalama yaklaşık 5 mm üstündedir (Ostrander ve ark., 2026).
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Pul kısmının ince ayrıntıları. Pul kısmı ile mastoid kısım arasındaki özgün dikişin izleri supramastoid kristanın yaklaşık 1 cm altındadır (Gray, 1918). Eklem tümseğinin önündeki küçük üçgen alan infratemporal çukura katılır; ön kökün elmacık çıkıntısıyla birleştiği yerde temporomandibular bağ için bir çıkıntı vardır. Çene eklem çukurunun eklem yapan ön (pul) kısmının hemen arkasındaki küçük konik kabartı, bazı memelilerde kondilin arkasına inen belirgin bir tüberkülün insandaki karşılığıdır; timpanik kısmın üst kenarı dışta bu postglenoid çıkıntının arkasıyla kaynaşır, içte petrotimpanik yarığı sınırlar (Gray, 1918). Gray eklem tüberkülünü eminentia articularis ile eş tutar; TA2 notuna göre ise eklem tüberkülü ve eklem kabartısı ayrı yapılardır (FIPAT, 2019). Timpanoskuamöz yarık içe doğru izlendiğinde petrotimpanik ve petroskuamöz yarıklarla devam eder (FIPAT, 2019).
Havalı eklem tümseği. Şakak kemiğinin elmacık uzantısında hava hücreleri bulunmasına pnömatize eklem tüberkülü (PAT) denir. PAT çene eklem çukurunun tavanını zayıflatır; enfeksiyon, tümör ve kırık bu kırılgan eklemde daha kolay ilerleyebilir (Adışen ve Aydoğdu, 2022). Panoramik grafide sıklığı %1,03–6,2 olarak bildirilir; aktarılan tek bir çalışma panoramik grafide %1,96, konik ışınlı BT’de (KIBT) %12,5 bildirmiştir. PAT’lı hastalarda mastoid hava hacmi ortalama 6,31 cm³, PAT’sızlarda 3,25 cm³’tü; yani eklem tümseğindeki hava, mastoidin de yaygın havalandığına işaret edebilir (Adışen ve Aydoğdu, 2022).
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Mastoid kısmın dış yüzü pürüzlüdür; art kafa kası (m. occipitalis) ve arka kulak kası (m. auricularis posterior) tutunur. Arka kenarına yakın mastoid delik (foramen mastoideum), Gray’e göre sinüse giden bir veni ve oksipital arterin sert zara giden küçük bir dalını geçirir (Gray, 1918); bu ven bugünkü adıyla mastoid emisser vendir (emissarium mastoideum) (FIPAT, 2019). Deliğin yeri ve boyu çok değişir: her zaman bulunmaz, bazen art kafa kemiğinde ya da iki kemik arasındaki dikiştedir (Gray, 1918).
Mastoid çıkıntıya sternokleidomastoid, splenius capitis ve longissimus capitis kasları tutunur. Çıkıntının iç yanındaki derin oluk mastoid çentiktir (incisura mastoidea; Gray’de digastrik çukur) ve digastrik kasın tutunma yeridir; onun da içinde oksipital arteri taşıyan sığ oksipital arter oluğu (sulcus arteriae occipitalis) bulunur (Gray, 1918; FIPAT, 2019).
İç yüzde derin, kıvrık bir oluk vardır: sigmoid sinüs oluğu (sulcus sinus sigmoidei). Gray bu oluğun “transvers sinüsün bir bölümünü” taşıdığını yazar; bugün bu kesim ayrı adla sigmoid sinüstür (Gray, 1918; FIPAT, 2019). Oluğu en içteki mastoid hücrelerinden çok ince bir kemik levha ayırır ve bu levha kısmen eksik bile olabilir (Gray, 1918). Mastoid kısmın geniş, dişli üst kenarı yan kafa kemiğinin mastoid açısıyla; dişli arka kenarı art kafa kemiğinin alt kenarıyla, yan açı ile juguler çıkıntı arasında eklem yapar (Gray, 1918).
Mastoid hücreler (cellulae mastoideae). Mastoid çıkıntının kesiti, boyutu ve sayısı akla gelebilecek her çeşitlilikte boşluklar gösterir. Üst-ön bölümde hücreler büyük, düzensiz ve havalıdır; aşağı doğru küçülür; uçtakiler çoğu zaman çok küçüktür ve ilik içerir. Bazen hiç hücre yoktur ve mastoid baştan sona sağlam kemiktir (Gray, 1918). Bugün havalanma üç tipe ayrılır: hücresel (tam), diploik (kısmi) ve sklerotik (havalanma yok) (Khan ve ark., 2022).
Mastoid antrum (antrum mastoideum; Gray’de timpanik antrum), kemiğin üst-ön bölümündeki büyük, düzensiz boşluktur. Hücreler gibi havayla doludur, orta kulak mukozasının uzantısıyla döşelidir ve orta kulakla bağlantılıdır (Gray, 1918). Sınırları (Gray, 1918):
- Üstte ince bir kemik levha, tegmen tympani; antrumu orta kafa çukurundan ayırır.
- Altta mastoid çıkıntı; dışta şakak çizgisinin hemen altındaki pul kısmı.
- İçte boşluğa doğru kabaran lateral yarım daire kanalı.
- Önde orta kulağın “çatı katına” (epitimpanik reses, attik) açılır.
Gelişim. Antrum gebeliğin yaklaşık 24. haftasında görülebilen tek hava hücresidir (Aladeyelu ve ark., 2022) ve yaklaşık 35. haftada erişkin boyutuna ulaşır; hücrelerin havalanması 33. haftada başlar ve 8–9 yaşına kadar sürer (Khan ve ark., 2022). Gray’e göre hücreler antrumun cepleridir; doğumda ya da daha önce belirmeye başlar, 5 yaşında belirgindir ve gelişimleri ergenliğe doğru tamamlanır (Gray, 1918). Bir derlemeye göre havalı boşlukların yüzey alanı ve hacmi 4 yaşından önce iki katına çıkar ve hacim geç ergenlikte (14–15 yaş) erişkin ortalamasına ulaşır (Aladeyelu ve ark., 2022). Kaynakların farklı yaşlar vermesi farklı şeyleri ölçmelerindendir: antrumun görülmesi, hücrelerin havalanması ve toplam hacim ayrı süreçlerdir.
Kaynaklar: Gray (1918); FIPAT (2019); Bento ve Fonseca (2013); Motta ve ark. (2024); Ostrander ve ark. (2026); Hasani ve ark. (2022); Assiri Ahmed ve ark. (2023).
Klinik vaka
Vaka 1: Kulaktan boyna inen şişlik
27 yaşında bir erkek, üç haftadır süren sağ kulak ağrısı ve akıntı için iki kez kısa süreli antibiyotik kullanmış. Son günlerde ateşi yükselmiş; sağ kulağının arkasından boynuna doğru inen ağrılı bir şişlik başlamış ve başını sola çevirmekte zorlanıyor. Muayenede kulak arkası kızarık ve hassas; şişlik mastoid ucunun altından boynun yan tarafı boyunca aşağı uzanıyor.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Üç boyutlu sahne
Sol şakak kemiği alttan
Bu sahnedeki yapılar:
- Şakak kemiği (sol): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
Sahnede işaretli noktalar:
- Eklem tümseği (Tuberculum articulare), Şakak kemiği (sol)
- Çene eklem çukuru (Fossa mandibularis), Şakak kemiği (sol)
- Stiloid çıkıntı (Processus styloideus), Şakak kemiği (sol)
- Stilomastoid delik (Foramen stylomastoideum), Şakak kemiği (sol)
- Mastoid çıkıntı (Processus mastoideus), Şakak kemiği (sol)
- Karotis kanalının ağzı (Apertura externa canalis carotici), Şakak kemiği (sol)
- Juguler çukur (Fossa jugularis), Şakak kemiği (sol)
- Kayalık kısmın tepesi (Apex partis petrosae), Şakak kemiği (sol)
Alttan bakınca kemiğin kafa tabanına katılan yüzü görünür. Küçük bir alana önemli kapılar sığar:
- Karotis kanalı (canalis carotidis): büyük, yuvarlak dış ağzından giren kanal önce dikey yükselir, sonra dirsek yapıp öne ve içe doğru yatay ilerler; iç karotis arteri ve çevresindeki sinir ağını kafatasına taşır (Gray, 1918).
- Juguler çukur (fossa jugularis): karotis kanalının arkasındaki derin çukur; iç juguler venin bulbusunu barındırır. Derinliği kafatasından kafatasına değişir (Gray, 1918).
- Stilomastoid delik (foramen stylomastoideum): stiloid ile mastoid çıkıntılar arasındadır; yüz siniri kemiğin içindeki kanalını burada bitirip dışarı çıkar (Gray, 1918).
- Kayalık kısmın tepesi (apex partis petrosae): kama kemiğinin büyük kanadı ile art kafa kemiği arasındaki açıya girer (Gray, 1918).
Kemiğin beyne bakan arka yüzünde bir delik daha vardır: iç kulak yolu (meatus acusticus internus). Yaklaşık 1 cm uzunluğundaki bu kısa kanal, yüz siniri ile işitme-denge sinirini kemiğin içine alır (Gray, 1918; FIPAT, 2019).
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Kayalık kısmın ön yüzü orta kafa çukurunun arka bölümünü yapar ve pul kısmının iç yüzüyle devam eder; ikisini birleştiren petroskuamöz dikişin izi ileri yaşa kadar seçilir (Gray, 1918). Gray bu yüzde altı işaret sayar (Gray, 1918):
- Ortaya yakın arkuat kabarıklık (eminentia arcuata): üst yarım daire kanalının yerini gösterir. TA2’de bu kanalın adı ön yarım daire kanalıdır (canalis semicircularis anterior) (FIPAT, 2019).
- Kabarıklığın önünde ve dışında, orta kulak boşluğunun üstündeki son derece ince kemik: tegmen tympani.
- Büyük petrozal sinir hiatusu: büyük petrozal sinir ile orta meningeal arterin petrozal dalının geçtiği açıklık. Gray’in “fasiyal kanal hiatusu” dediği bu açıklığın TA2’deki adı hiatus canalis nervi petrosi majoris’tir; eski ad yanıltıcı bulunmuştur (FIPAT, 2019).
- Onun dışında bazen görülen, küçük petrozal sinir için daha küçük bir açıklık (hiatus canalis nervi petrosi minoris).
- Tepeye yakın, karotis kanalının sonlandığı yer; kanalın ön duvarı burada eksiktir.
- Bu kanalın üstünde trigeminal gangliyonu barındıran sığ trigeminal çukurluk (impressio trigeminalis). Gray gangliyonu eski adıyla “yarımay gangliyonu” diye anar (FIPAT, 2019).
Arka yüz arka kafa çukurunun ön bölümünü yapar ve mastoid kısmın iç yüzüyle devam eder. Ortasına yakın iç kulak yolunun ağzı (porus acusticus internus) bulunur: boyu kişiden kişiye çok değişir, kenarları düzgün ve yuvarlaktır, yaklaşık 1 cm uzunluğunda, dışa doğru giden kısa bir kanala açılır. Gray’e göre kanaldan yüz siniri, “akustik” sinir ve baziler arterin iç işitme dalı geçer (Gray, 1918); bugünkü adlarıyla işitme-denge siniri (n. vestibulocochlearis) ve labirent arteri (a. labyrinthi). TA2 labirent arterini ön alt serebellar arterin dalı olarak listeler (FIPAT, 2019). Ağzın arkasında ince bir kemik levhanın neredeyse gizlediği bir yarık vestibüler akuedüğe (TA2: canaliculus vestibuli) açılır; içinden endolenfatik kanal ile küçük bir arter ve ven geçer. İki açıklığın üstünde ve arasında, sert zarın bir uzantısını ve küçük bir veni barındıran düzensiz bir çukurluk vardır (Gray, 1918).
Alt yüz pürüzlüdür ve dış kafa tabanına katılır; Gray burada on bir yapı sayar: tepeye yakın dörtgen pürüzlü alan (levator veli palatini kası ve östaki borusunun kıkırdak bölümü kısmen buraya tutunur), karotis kanalının dış ağzı, koklear akuedüğün ağzı, juguler çukur, alt timpanik kanalcık, mastoid kanalcık, juguler yüz, vajinal çıkıntı, stiloid çıkıntı, stilomastoid delik ve timpanomastoid yarık (Gray, 1918). Ayrıntıları aşağıdaki tablolarda.
Kenarlar. Gray’in “üst açısı” bugün kayalık sırttır (crista petrosa): en uzun kenardır, üst petrozal sinüs için oluk taşır, beyincik çadırı (tentorium cerebelli) buraya tutunur ve iç ucundaki çentikte trigeminal sinir yatar (Gray, 1918; FIPAT, 2019). Arka kenarın iç yarısındaki oluk, art kafa kemiğindeki karşılığıyla alt petrozal sinüsün kanalını; dış yarısındaki juguler çukur da art kafa kemiğinin juguler çentiğiyle juguler deliği yapar. Ön kenarın iç bölümü kama kemiğinin dikensi çıkıntısıyla eklem yapar; dış bölümü pul kısmına petroskuamöz dikişle bağlanır (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Sol şakak kemiği içeriden
Bu sahnedeki yapılar:
- Şakak kemiği (sol): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
Sahnede işaretli noktalar:
- Kayalık kısmın tepesi (Apex partis petrosae), Şakak kemiği (sol)
- Arkuat kabarıklık (yaklaşık) (Eminentia arcuata), Şakak kemiği (sol)
- İç kulak yolu (Porus acusticus internus), Şakak kemiği (sol)
- Sigmoid sinüs oluğu (yaklaşık) (Sulcus sinus sigmoidei), Şakak kemiği (sol)
Üç boyutlu sahne
Kayalık kısım kama ile art kafa kemiği arasında
Bu sahnedeki yapılar:
- Şakak kemiği (sol): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Art kafa kemiği: Kafatasının arka ve alt bölümünü oluşturan kemik; omurilik soğanı, tabanındaki büyük delikten (foramen magnum) geçerek omuriliğe devam eder.
- Kama kemiği: Kafatası tabanının ortasında, kanatlarını açmış bir kelebeğe benzeyen kemik; hipofiz bezi üst yüzündeki çukurda oturur.
Sahnede işaretli noktalar:
- Kayalık kısmın tepesi (Apex partis petrosae), Şakak kemiği (sol)
- Arkuat kabarıklık (yaklaşık) (Eminentia arcuata), Şakak kemiği (sol)
- İç kulak yolu (Porus acusticus internus), Şakak kemiği (sol)
- Sigmoid sinüs oluğu (yaklaşık) (Sulcus sinus sigmoidei), Şakak kemiği (sol)
Kaynaklar: Gray (1918); FIPAT (2019). Gray’in alt yüzde saydığı on bir yapının geri kalanı (vajinal çıkıntı, stiloid, stilomastoid delik, timpanomastoid yarık) önceki tablodadır.
Karotis kanalı. Kanal alt yüzdeki büyük yuvarlak ağızdan girer, önce dikey yükselir, sonra dirsek yapıp öne ve içe yatay ilerler (Gray, 1918). Kayalık kısmın içinde iç karotis arterin seyrine uyan bir arka dikey bölüm, bir arka dirsek ve bir yatay bölüm ayırt edilir (Tayebi Meybodi ve ark., 2023). İç ağzı kayalık kısmın tepesindedir; tepe aynı zamanda foramen lacerumun arka-dış sınırını yapar (Gray, 1918).
Juguler çukur ve bulbus. Juguler bulbus (bulbus superior venae jugularis internae), sigmoid sinüsü iç juguler vene bağlayan ve orta kulak boşluğunun tabanına doğru kubbe gibi uzanan genişlemedir (Tudose ve ark., 2024; FIPAT, 2019). Bulbusun oturduğu juguler çukurun derinliği ve büyüklüğü kafatasından kafatasına değişir; çukurun ortasından bazen bir çıkıntı uzanıp juguler deliği ikiye böler (Gray, 1918), TA2’deki adıyla processus intrajugularis ossis temporalis (FIPAT, 2019). Bulbus büyük, kemik örtüsü eksik (dehisan) ya da cepli (divertikül) olabilir (Ostrander ve ark., 2026). Dehisan bulbus, sigmoid kemik levhasındaki bir açıklıktan orta kulağa uzanır ve yalnızca ince bir mukozayla örtülüdür (Tudose ve ark., 2024).
Muskulotubal kanal. Kayalık kısım ile pul kısmının birleştiği açıda, ince bir kemik bölmeyle ayrılmış, üst üste iki kanal vardır: üstteki tensor tympani kasını taşır, alttaki östaki borusunun kemik bölümüdür (Gray, 1918).
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
İç kulak yolunun ölçüleri. İç ağız (porus) ön-arka 8,6 mm, dikey 5,6 mm; dip (fundus) ön-arka 2,5 mm, dikey 4,0 mm’dir; yani kanal huni gibi daralır (Tayebi Meybodi ve ark., 2023). Ağız kayalık sırtın yaklaşık 5 mm altında, trigeminal çukurluğun arka dudağının 5 mm arkasındadır (Tayebi Meybodi ve ark., 2023).
Dipteki bölmeler. Kanalın dış ucunu dikey bir kemik levha kapatır. Yatay bir krista (Gray’de crista falciformis, TA2’de crista transversa) levhayı iki eşit olmayan bölüme ayırır; her bölüm de dikey bir sırtla ön ve arka parçalara bölünür (Gray, 1918; FIPAT, 2019). Üst bölmeyi bölen ince dikey kristaya (crista verticalis), William House onuruna Bill çubuğu denir (Tayebi Meybodi ve ark., 2023). Yatay krista yüz sinirini alttaki koklear sinirden, Bill çubuğu ise arkadaki üst vestibüler sinirden ayırır; yüz siniri kanalın ön-üst çeyreğinde seyreder (Gupta ve ark., 2013).
Vestibüler akuedük endolenfatik kanalın istmus ve rugoz bölümlerini içeren kemik kanaldır. J harfi gibi arkaya ve dışa uzanır ve operkulum denen dış ağzıyla kemiğin arka yüzünden arka kafa çukuruna açılır (Roesch ve ark., 2021). Genişlemiş vestibüler akuedük en sık saptanan iç kulak malformasyonudur (Roesch ve ark., 2021); ölçütleri görüntüleme kutusunda.
Kaynaklar: Gray (1918); FIPAT (2019); Gupta ve ark. (2013); Tayebi Meybodi ve ark. (2023).
Kayalık kısmın ucu (petröz apeks) şakak kemiğinin en iç bölümüdür; sıkı kemik ve kemik iliğinden oluşur. Havalanması mastoid hücrelerinden içe doğru gelişen arka-üst ve arka-iç hücre yollarıyla olur ve şakak kemiğinin öteki bölümlerinden bağımsız bir süreç olabilir (Lee ve ark., 2015). Erişkinlerin yaklaşık üçte birinde apeks hiç havalanmamıştır (Lee ve ark., 2015). İtalya’da 200 BT’de havalanma apekste %20–32, çene eklem çukurunda %29–40, labirent altında %20–40 oranında bulundu; apeks ve labirent altı havalanması erkeklerde kadınlardan fazlaydı (Gibelli ve ark., 2021). Şakak kemiğinin havalanması beş bölgede incelenir: orta kulak, mastoid, labirent çevresi, petröz apeks ve pul, elmacık, art kafa ve stiloid uzantıları (Adışen ve Aydoğdu, 2022). En geniş havalanmada (III. derece) hücreler bütün mastoidi ve ucunu doldurur, yarım daire kanallarının çevresine ve lateral sinüsün sınırlarının ötesine geçer, hatta karotis kanalını sarar (Whyte-Orozco ve ark., 2024).
Apeksin “hastalıkları”. Asimetrik havalanma görüntülemede gerçek bir lezyon sanılabilir (Lee ve ark., 2015). Apeksteki bulguların en sık olanları asimetrik havalanma ve sıvıdır; bunlar sayıca kolesterol granülomunu geçer, granülomun görülme sıklığı ise milyonda 0,6’dır (Li ve ark., 2020). 34 kolesterol granülomu hastasının ortalama 7,1 yıllık izleminde belirgin büyüme %14,7 oranında görüldü; bekle-izle grubunda büyüme %9,5, yakınmalarda artış %9,5, yeni yakınma %4,8 oranındaydı (de Bock ve ark., 2023). Kayalık uca yayılan iltihabın yaptığı Gradenigo sendromu ünitenin genel bakış dersinde vaka olarak işlendi.
Karotis kanalının komşuları. Karotis kanalı insan vücudundaki en uzun ve en geniş kemik kanaldır. Östaki borusu kanala paralel ve onun hemen dışında uzanır; ikisini genellikle yaklaşık 2 mm kalınlığında ince bir kemik ayırır. Koklea ile iç karotis arter arasındaki en kısa mesafe kokleanın bazal turu ile arterin arka dirseği arasındadır (ortalama 1,9 mm). Tensor tympani kası olguların %72’sinde östaki borusunun üstündedir, ama önünde ya da arkasında da olabilir; kas orta kulağın önündeki ince bir kemik çıkıntının (trokleariform çıkıntı) çevresinden keskin dönüp tendona dönüşür ve malleus sapına yapışır (Tayebi Meybodi ve ark., 2023).
Juguler bulbusun çeşitliliği. Bulbus çapı için ≤5 mm hipoplazi, ≥15 mm hiperplazi sınırları önerilmiştir (Tudose ve ark., 2024). “Yüksek juguler bulbus”un sıklığı tanıma ve yönteme göre %0 ile %46 arasında değişir; kuru kafataslarında iç kulak yolu ile bulbus arasında en çok 2 mm kalmasını ölçüt alan bir çalışmada %46 bulunmuştur (Tudose ve ark., 2024).
Benzer tanım kullanıldığında bile sayılar çok farklı çıkabilir: bulbusun iç kulak yolunun alt kenarından yüksekte olmasını ölçüt alan iki seriden Aksoy ve arkadaşları belirtisiz çocuklarda BT ile %42,8, Atmaca ve arkadaşları yüksek çözünürlüklü BT ile %15,2 bildirmiştir. Atilla ve arkadaşlarının serisinde 142 yüksek bulbusun 27’si dehisandı; olguların %74’ü sağda, %26’sı soldaydı ve %7’si iki taraflıydı. Bir çalışmada yüksek bulbus en sık 35–45 yaş grubunda görüldü (%17,6) (Tudose ve ark., 2024’ün aktarımı).
Ani sensörinöral işitme kaybında tedavinin toplam etkinliği yüksek bulbusu olanlarda %54,8, olmayanlarda %87,1’di (Wanting ve ark., 2025). Kulak cerrahisinde yüksek bulbus ve önde yerleşmiş sigmoid sinüs alanı daraltır (Ostrander ve ark., 2026).
Klinik vaka
Vaka 2: Kendi sesini kulağının içinde duyan öğretmen
46 yaşında bir öğretmen, bir yıldır sol kulağında kendi sesini rahatsız edici biçimde yüksek duyduğunu (otofoni), ara ara baş dönmesi yaşadığını ve sol kulağıyla eskisi kadar iyi duymadığını anlatıyor. Kulak muayenesi normal. Yüksek çözünürlüklü BT raporunda sol arkuat kabarıklığın tepesinde, üst yarım daire kanalının üstündeki kemik örtüde yaklaşık 1 mm’lik bir kesinti bildiriliyor; aynı tarafta orta kulak tavanının yer yer çok ince olduğu ve mastoidin iyi havalandığı da not edilmiş.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Timpanik kısım pul kısmının altında, mastoid çıkıntının önünde kıvrık bir kemik levhadır. İçbükey arka-üst yüzü kemik dış kulak yolunun ön duvarını, tabanını ve arka duvarının bir bölümünü yapar; içte dar timpanik oluğa (sulcus tympanicus) kulak zarı tutunur (Gray, 1918). Ön-alt yüzü çene eklem çukurunun arka sınırıdır ve parotis bezinin çene arkasındaki bölümüne değer. Serbest ve pürüzlü dış kenarına kulak yolunun kıkırdak bölümü tutunur. Alt kenarın iç bölümü ince ve keskindir; dış bölümü ikiye ayrılıp stiloid çıkıntının kökünü sarar; bu kılıfa vajinal çıkıntı denir (TA2: vagina processus styloidei) (Gray, 1918; FIPAT, 2019). Timpanik halkadaki çentiğin TA2’deki adı incisura tympanica’dır (Rivinus çentiği) (FIPAT, 2019).
Kemik dış kulak yolu içe ve hafif öne yönelir; hafifçe kıvrılır ve tabanı yukarı doğru dışbükeydir. Ön duvarı, tabanı ve arka duvarının alt bölümü timpanik kısımdan; tavanı ve arka duvarının üst bölümü pul kısmından yapılır (Gray, 1918). Gray kanalın uzunluğunu “yaklaşık 2 cm” diye verir, ama bunun yalnızca kemik bölümü mü yoksa bütün kanalı mı anlattığı metinde açık değildir (Gray, 1918).
Huschke deliği. Timpanik kısmın orta bölümü incedir ve Gray’e göre kafataslarının “önemli bir yüzdesinde” bir delikle delinmiştir: Huschke deliği (Gray, 1918). Delik dış kulak yolunun ön-alt duvarında, çene ekleminin arka-içinde yer alır (Hasani ve ark., 2022). Nasıl oluştuğu aşağıda, kemikleşme bölümünde anlatılıyor.
Klinik vaka
Vaka 3: Çiğnerken kıpırdayan kulak
34 yaşında bir kadın, aylardır süren sol kulak ağrısı ve ara ara gelen akıntıyla başvuruyor. Birkaç kez kulak damlası kullanmış, yakınması geçmemiş. Otoskopide sol dış kulak yolunun ön-alt duvarında küçük, yumuşak bir kabarıklık görülüyor; ağzını açıp kapaması istenince kabarıklığın da yer değiştirdiği dikkati çekiyor. Kulak zarı sağlam.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Stiloid çıkıntı ince, sivri ve uzunluğu değişken bir çıkıntıdır; şakak kemiğinin alt yüzünden aşağı ve öne uzanır (Gray, 1918). Stilomastoid deliğin hemen önünde, kayalık kısmın alt yüzünden çıkar (Assiri Ahmed ve ark., 2023). Kökü (timpanohiyal bölüm) vajinal çıkıntının kılıfı içindedir; geri kalanına (stilohiyal bölüm) stilohiyoid ve stilomandibular bağlar ile stiloglossus, stilohiyoid ve stilofarengeus kasları tutunur. Stilohiyoid bağ çıkıntının ucundan dil kemiğinin küçük boynuzuna uzanır; bazı kişilerde kısmen, bazılarında tamamen kemikleşir (Gray, 1918). Stiloid–stilohiyoid zincir ikinci faringeal arkın kıkırdağından (Reichert kıkırdağı) gelişir (Assiri Ahmed ve ark., 2023; Bănică ve ark., 2026).
Komşuluklar. Boyunda iç ve dış karotis arterleri ile iç juguler venin arasında uzanır (Assiri Ahmed ve ark., 2023); iç ve dış karotis arterleri arasından, IX–XII. kafa sinirleri ve sempatik zincirin yanından geçer (Bănică ve ark., 2026). Bu komşuluk, uzun ya da açılı bir stiloidin neden damar ve sinir yakınmalarına yol açabildiğini açıklar.
Uzunluk. Güncel kaynaklarda olağan uzunluk 25–30 mm’dir ve 30 mm’yi aşan çıkıntı “uzamış” sayılır (Triantafyllou ve ark., 2025); 250 kuru kafatasında ortalama uzunluk 26,57 mm (SS 7,40) ölçülmüştür (Bănică ve ark., 2026). Gray 1918’de stiloidi “yaklaşık 2,5 cm” diye verir (Gray, 1918). Uzamış stiloidin bildirilen sıklığı yönteme ve topluma göre %3,3 ile %84,4 arasında çok geniş değişir; Barselona’daki bir panoramik grafi serisinde %72,75 bulunmuştur (Assiri Ahmed ve ark., 2023).
Eagle sendromu baş ağrısı, kulak çınlaması, kulak ağrısı ve trigeminal nevralji gibi baş-boyun ağrılarıyla seyreder (Assiri Ahmed ve ark., 2023). Klasik tipi neredeyse yalnızca bademcik ameliyatından ya da yutak travmasından sonra görülür (Bănică ve ark., 2026).
Yüz siniri kanalı (canalis facialis; eski adıyla Fallop kanalı) iç kulak yolunun dibindeki ön-üst bölmeden, büyük bir delikle başlar (Gray, 1918; FIPAT, 2019). Sinirin şakak kemiği içindeki toplam yolu yaklaşık 30 mm’dir (Ryu ve Kim, 2016). Kemik kanal üç segmentten oluşur: labirent, timpanik (yatay) ve mastoid (dikey) segment; sinir stilomastoid delikten çıkar (Gupta ve ark., 2013; Ostrander ve ark., 2026).
- Labirent segmenti sinirin hem en dar (<0,7 mm çap) hem en kısa (3–5 mm) kesimidir (Gupta ve ark., 2013).
- Timpanik segment yatay uzanır; kemik örtüdeki doğal açıklıklar (dehisans) en sık bu segmentte, insanların %41–75’inde görülür (Gupta ve ark., 2013).
- İkinci dirsekte, piramidal çıkıntı hizasında, timpanik segment 95°–125° açıyla aşağı döner ve mastoid segment olur. Bu segment dış kulak yolu boyunca arka-içte aşağı iner ve erişkinde yaklaşık 13 mm sonra stilomastoid delikte biter (Gupta ve ark., 2013).
Kanalın dirseğine TA2’de geniculum canalis facialis denir (FIPAT, 2019). Büyük petrozal sinir kayalık kısmın ön yüzüne kendi adını taşıyan hiatustan çıkar (Gray, 1918; FIPAT, 2019). Korda timpani ise kanaldan arka timpanik kanalcıkla orta kulağa girer, ön timpanik kanalcıkla petrotimpanik yarığa ulaşır (FIPAT, 2019).
Hareketli çizim
Yüz siniri kanalı adım adım
Labirent kesimi ve kanalın dirseği
Sinirin hem en kısa (3–5 mm; 50 kemiklik bir diseksiyonda ortalama 4,1 mm) hem en dar (0,7 mm’den ince) kesimi. Kanal sonra keskin bir dirsek yapar (TA2’de geniculum canalis facialis). Büyük petrozal sinir buradan ayrılır ve kayalık kısmın ön yüzündeki kendi adını taşıyan hiatustan çıkar.
Uzunluklar farklı çalışmalardan ve farklı başlangıç-bitiş noktalarıyla ölçülmüştür; aralık olarak okunmalıdır. Kaynaklar: Gray (1918); Gupta ve ark. (2013); Kalaiarasi ve ark. (2018); Ryu ve Kim (2016).
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Kemikleşme merkezleri. Güncel bir fetüs çalışmasına göre şakak kemiği toplam 10 birincil kemikleşme merkezinden gelişir (Grzonkowska ve ark., 2023). Gray 1918 ise iç kulak ve kemikçikler dışında sekiz merkez sayar: pul kısmı (elmacık çıkıntısıyla) için 1, timpanik kısım için 1, kayalık-mastoid kısım için 4 ve stiloid çıkıntı için 2 (Gray, 1918). Gray’e göre (Gray, 1918):
- Pul kısmı zarda, 2. ay dolayında elmacık çıkıntısının kökü yakınında beliren tek çekirdekten kemikleşir.
- Timpanik halka (anulus tympanicus) eksik bir çemberdir; iç yüzündeki oluğa kulak zarının çevresi tutunur. Halka genişleyerek timpanik kısmı yapar ve 3. ay dolayında beliren tek merkezden zarda kemikleşir.
- Kayalık-mastoid kısım kıkırdaktan yapılmış kulak kapsülünde, 5.–6. aylarda beliren dört merkezden gelişir.
- Stiloid çıkıntı ikinci (dil kemiği) faringeal arkın kıkırdağının yakın (proksimal) bölümünden iki merkezle gelişir: kökteki timpanohiyal merkez doğumdan önce, geri kalanı yapan stilohiyal merkez doğumdan sonra belirir.
Kaynaşma. Timpanik halka doğumdan kısa süre önce pul kısmıyla birleşir; kayalık-mastoid kısım ile pul kısmı ilk yılda, stiloidin timpanohiyal bölümü de aşağı yukarı aynı zamanda kaynaşır. Stilohiyal bölüm ergenlikten sonra kaynaşır, bazı kafataslarında hiç kaynaşmaz (Gray, 1918).
Huschke deliği nasıl oluşur? Timpanik halkanın ön ve arka uzantıları büyüyüp birleşirken kulak yolunun tabanında bir süre bir delik kalır; delik genellikle 5 yaş dolayında kapanır ama ömür boyu açık kalabilir (Gray, 1918). Güncel kaynak da halkanın doğumda eksik olduğunu, ön ve arka çıkıntıların ilk 5 yılda kaynaştığını yazar (Macielak ve ark., 2022).
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Kayalık-mastoid kısmın dört merkezi. Gray dört merkezi ayrı adlarla anlatır (Gray, 1918): proötik merkez arkuat kabarıklığın çevresinde belirir, iç kulak yolunun önü ve üstü boyunca tepeye yayılır; opistotik merkez orta kulağın iç duvarındaki promontoryumda belirir ve yuvarlak pencereyi çevreler; pterotik merkez orta kulak boşluğu ile antrumun tavanını yapar; epiotik merkez arka yarım daire kanalı yakınında belirip mastoid çıkıntıyı oluşturur.
Doğumdan sonraki değişiklikler (Gray, 1918). Çene eklem çukuru başlangıçta çok sığdır ve yana da bakar; derinleşir ve sonunda aşağı yönelir. Mastoid kısım önce düzdür; stilomastoid delik ve stiloidin taslağı timpanik halkanın hemen arkasındadır. Delik sonradan kemiğin alt yüzüne iner ve bu iniş yüz siniri kanalının uzamasıyla birlikte olur. Mastoid büyüyüp timpanik kısmı öne ittiğinden, Huschke deliğini taşıyan eski kulak yolu tabanı sonunda ön duvarda bulunur. Bebekte iç kulak yolunun üstündeki çukurluk, üst yarım daire kanalının altına kör bir tünel gibi uzanan büyük subarkuat çukurdur (fossa subarcuata); sonra dolar ve neredeyse kaybolur.
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Kaynaklar: Gray (1918); OpenStax 7.2; Tayebi Meybodi ve ark. (2023); FIPAT (2019).
Sayılarla şakak kemiği
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Kaynaklar: Gupta ve ark. (2013); Kalaiarasi ve ark. (2018); Ryu ve Kim (2016); Tayebi Meybodi ve ark. (2023); Al Shaili ve ark. (2025); Whyte-Orozco ve ark. (2024); Tudose ve ark. (2024); Wenjuan ve ark. (2015); Lee ve ark. (2015); Gibelli ve ark. (2021); Zaczkowski ve ark. (2024); Adışen ve Aydoğdu (2022); Triantafyllou ve ark. (2025); Assiri Ahmed ve ark. (2023); Hasani ve ark. (2022); Macielak ve ark. (2022); Khan ve ark. (2022). Sıklıklar tanıma, örneğe ve görüntüleme yöntemine göre çok değişir; tek bir sayı olarak ezberlenmemelidir. Stiloid meta-analizinde ortalamanın güven aralığı kaynakta hatalı yazıldığı için yalnızca ortalama verildi.
5.Art kafa kemiği: başın arkası ve kafatasının omurgaya oturduğu yer
Art kafa kemiği (os occipitale) kafatasının arka ve alt kısmındadır. Yamuk biçimli, kendi üzerine kıvrılmış bir kemiktir. Ortasındaki büyük oval açıklık, foramen magnum, kafa boşluğunu omurga kanalına bağlar (Gray, 1918).
Kemik foramen magnumun çevresinde üç kısma ayrılır (Gray, 1918):
- Pul kısmı (squama occipitalis): deliğin arkasındaki kıvrık, geniş levha; başın arkasını yapar.
- Baziler kısım (pars basilaris): deliğin önündeki kalın, kabaca dörtgen parça; öne ve yukarı uzanarak kafatası tabanının ortasına katılır.
- İki yan kısım (pars lateralis): deliğin iki yanındaki parçalar. Alt yüzlerinde, birinci boyun omuruyla (atlas) eklem yapan kondiller bulunur.
Art kafa kemiği altı kemikle eklem yapar: iki yan kafa, iki şakak, kama kemiği ve atlas (Gray, 1918). Kafatasını omurgaya bağlayan kemik budur. Kondiller ile atlas arasındaki eklemin başlıca hareketi başı öne eğip geriye kaldırmaktır; yani “evet” der gibi yaptığımız hareket (Offiah ve Day, 2017).
Üç boyutlu sahne
Art kafa kemiği alttan
Bu sahnedeki yapılar:
- Art kafa kemiği: Kafatasının arka ve alt bölümünü oluşturan kemik; omurilik soğanı, tabanındaki büyük delikten (foramen magnum) geçerek omuriliğe devam eder.
Sahnede işaretli noktalar:
- Dış art kafa çıkıntısı (inion) (Protuberantia occipitalis externa), Art kafa kemiği
- Foramen magnum (Foramen magnum), Art kafa kemiği
- Kondil (Condylus occipitalis), Art kafa kemiği
- Kondil (Condylus occipitalis), Art kafa kemiği
Başının arkasında, ensenin hemen üstünde orta hatta ele gelen çıkıntı dış art kafa çıkıntısıdır (protuberantia occipitalis externa); bu çıkıntıyla ilişkili ölçüm noktasının adı iniondur (FIPAT, 2019). Çıkıntı ensedeki bir bağa tutunma yeridir (OpenStax 7.2). Çıkıntıdan iki yana kavis çizerek uzanan ense çizgileri (linea nuchalis) ense kaslarına tutunma yeri verir (Gray, 1918).
Kemiğin içi derin bir çanak gibidir. İç yüzü haç biçimli bir kabarıklıkla dört çukura bölünür: üstteki iki çukurda beynin art kafa lobları, alttaki iki çukurda beyinciğin yarım küreleri oturur. Haçın kollarının kesiştiği yerde iç art kafa çıkıntısı vardır (Gray, 1918). Kemik sırtlarda, çıkıntılarda ve kondillerde kalındır; beyinciğin oturduğu alt çukurlarda ise incedir, yarı saydamdır (Gray, 1918).
Sayılarla art kafa kemiği
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Kısımlar ve gelişim. Terminolojide üç kısım squama occipitalis, pars basilaris ossis occipitalis ve pars lateralis ossis occipitalis adlarını taşır (FIPAT, 2019). Gelişim açısından ise beş bileşen sayılır: baziler kısım, iki yan kısım ve pul kısmının supraoksipital ile interparietal parçaları. Baziler, yan ve supraoksipital parçalar kıkırdak içi (endokondral), interparietal parça zar içi (intramembranöz) kemikleşir (Han ve ark., 2025). Kemik önde klivustan arkada lambdoid dikişe kadar uzanır (Offiah ve Day, 2017).
Pul kısmının dış yüzü dışbükeydir; kemiğin tepesi ile foramen magnumun tam ortasında dış art kafa çıkıntısı bulunur (Gray, 1918). Çıkıntı üst ense çizgisi düzeyindedir ve ense bağının (ligamentum nuchae) yapışma yeridir (Jacques ve ark., 2020). Çıkıntıdan iki yana iki kavisli çizgi uzanır: üstteki, çoğu zaman silik en üst ense çizgisine (linea nuchalis suprema) kafa derisinin aponevrozu tutunur; alttaki üst ense çizgisidir (linea nuchalis superior) (Gray, 1918; FIPAT, 2019). En üst çizgilerin üstündeki art kafa düzlemi (planum occipitale) art kafa kasıyla örtülüdür; altındaki ense düzlemi pürüzlüdür ve birçok kasa tutunma yeri verir. Çıkıntıdan foramen magnuma inen, çoğu zaman silik orta ense çizgisine de ense bağı tutunur; orta çizginin ortasından iki yana alt ense çizgisi uzanır (Gray, 1918). Terminoloji bu orta sırtı crista occipitalis externa adıyla ve her kafatasında bulunmayan bir yapı olarak listeler; bazen dış art kafa çıkıntısının yerinde yalnızca kemik bir krista bulunur (FIPAT, 2019).
Kaynak: Gray (1918); Latince adlar FIPAT (2019).
Pul kısmının iç yüzü derin bir çukurdur; haç biçimli kabarıklık (eminentia cruciformis; Gray’de eminentia cruciata) onu dört çukura böler. Üstteki iki üçgen beyin çukuru (fossa cerebralis) art kafa loblarını, alttaki iki dörtgen beyincik çukuru (fossa cerebellaris) beyincik yarım kürelerini taşır. Dört kolun kesiştiği yer iç art kafa çıkıntısıdır (Gray, 1918; FIPAT, 2019).
- Üst kol: bir yanında (genellikle sağda) üst sagittal sinüsün arka kısmını taşıyan derin sagittal oluk vardır; oluğun kenarlarına beyin orağı tutunur (Gray, 1918).
- Alt kol: iç art kafa kristasıdır. Foramen magnuma yakın çatallanır ve beyincik orağına (falx cerebelli) tutunma yeri verir; orağın kemiğe tutunan kenarında bazen çift olan art kafa sinüsü (sinus occipitalis) bulunur. Kristanın üst kısmında bazen beyincik vermisinin bir bölümünü barındıran küçük bir vermis çukuru (fossa vermiana) görülür (Gray, 1918). Terminoloji foramen magnumun kenarında ayrıca bir marjinal sinüs oluğu listeler (FIPAT, 2019).
- Yan kollar: iki yandaki transvers oluklar transvers sinüsleri taşır; çıkıntılı kenarlarına beyincik çadırı (tentorium cerebelli) tutunur. Sağ oluk genellikle soldakinden büyüktür ve sagittal oluğun devamıdır; ama istisnalar az değildir: sol daha büyük olabilir ya da iki yan neredeyse eşittir (Gray, 1918).
Üst sagittal ve transvers sinüslerin birleştiği yere sinüslerin birleşimi (confluens sinuum) denir; eski adı torcular Herophili’dir. Yeri, iç çıkıntının bir yanındaki çukurlukla belli olur (Gray, 1918). Torcular Latincede şarap presi demektir: eskiden farklı yönlerden gelen kan sütunlarının burada birbirine bastırıldığı düşünülürdü (Gray, 1918). Gray, juguler deliğe kadar uzanan oluğun tamamını “transvers sinüs” diye anlatır; bugün oluğun son kısmı ayrı bir adla, sigmoid sinüs oluğu (sulcus sinus sigmoidei) olarak anılır (FIPAT, 2019).
Üç boyutlu sahne
Art kafa kemiği yukarıdan: iç yüz
Bu sahnedeki yapılar:
- Art kafa kemiği: Kafatasının arka ve alt bölümünü oluşturan kemik; omurilik soğanı, tabanındaki büyük delikten (foramen magnum) geçerek omuriliğe devam eder.
Sahnede işaretli noktalar:
- Klivus (Clivus), Art kafa kemiği
- Foramen magnum (Foramen magnum), Art kafa kemiği
- İç art kafa çıkıntısı (Protuberantia occipitalis interna), Art kafa kemiği
Kondiller. Yan kısımların alt yüzündeki kondiller oval ya da böbrek biçimlidir. Ön uçları öne ve içe yönelir, birbirine arka uçlarından daha yakındır ve baziler kısma taşar; arka uçları foramen magnumun ortası düzeyine kadar uzanır. Eklem yüzleri önden arkaya ve yandan yana dışbükeydir, aşağı ve dışa bakar. Kenarlarına eklem kapsülleri, iç yanlarındaki pürüzlü tüberküle kanat bağı (ligamentum alare) tutunur (Gray, 1918). Kondillerin arkadan öne doğru içe ve aşağı açılanması atlanto-oksipital eklemde özellikle başın kendi ekseni çevresinde dönmesini kısıtlar (Offiah ve Day, 2017).
Hipoglossal kanal. Her kondilin tabanını kısa bir kanal deler: hipoglossal kanal (canalis nervi hypoglossi; Gray’de eski adıyla “ön kondil deliği”). Kanal kafa içinde foramen magnumun hemen üstünde başlar ve kondilin üstünden dışa ve öne gider; dil altı sinirini (XII) dışarı, çıkan farengeal atardamarın meningeal dalını içeri geçirir. Bir kemik çıkıntıyla kısmen ya da tamamen ikiye bölünebilir (Gray, 1918).
Kondil çukuru ve kanalı. Kondilin arkasındaki kondil çukuru (fossa condylaris), baş geriye eğilince atlasın üst eklem yüzünün arka kenarını alır. Çukurun tabanını bazen kondil kanalı (canalis condylaris) deler; buradan sigmoid sinüsten gelen bir emisser ven (emissarium condylare) geçer (Gray, 1918; FIPAT, 2019).
Juguler çıkıntı ve tüberkül. Kondilin arka yarısından dışa uzanan dörtgen levha juguler çıkıntıdır; önünü oyan juguler çentik kafatasında juguler deliğin arka kısmını yapar. Çentik, hipoglossal kanalın üstünde dışa uzanan intrajuguler çıkıntıyla ikiye bölünebilir. Juguler çıkıntının alt yüzüne başın yan düz kası (m. rectus lateralis capitis) ve yan atlanto-oksipital bağ tutunur; buradan bazen aşağıya, atlasın enine çıkıntısına ulaşıp onunla eklem yapabilecek uzunlukta bir paramastoid çıkıntı uzanır. Juguler çıkıntının dış yüzü şakak kemiğine bir kıkırdak levhayla bağlanır; bu levha 25 yaşından sonra kemikleşme eğilimindedir. Üst yüzündeki derin oluk sigmoid sinüsün son kısmını taşır ve kondil kanalı buraya açılır. Yan kısmın üst yüzündeki oval juguler tüberkül hipoglossal kanalın üstünü örter; tüberkülü bazen IX, X ve XI. sinirler için eğik bir oluk çaprazlar (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Art kafa kemiği önden: kondiller ve kanallar
Bu sahnedeki yapılar:
- Art kafa kemiği: Kafatasının arka ve alt bölümünü oluşturan kemik; omurilik soğanı, tabanındaki büyük delikten (foramen magnum) geçerek omuriliğe devam eder.
Sahnede işaretli noktalar:
- Hipoglossal kanal (Canalis nervi hypoglossi), Art kafa kemiği
- Juguler çıkıntı (Processus jugularis), Art kafa kemiği
- Enine sinüs oluğu (Sulcus sinus transversi), Art kafa kemiği
Baziler kısım foramen magnumdan öne ve yukarı uzanır. Gençte önündeki pürüzlü dörtgen alan kama kemiğinin gövdesine bir kıkırdak levhayla bağlıdır (Gray, 1918); bu bağlantının adı sfeno-oksipital sinkondrozdur (synchondrosis sphenooccipitalis) (FIPAT, 2019). Klivus, kama kemiğinin gövdesi ile art kafa kemiğinin baziler kısmından oluşur (Cheng ve ark., 2015). Baziler kısmın alt yüzünde, foramen magnumun yaklaşık 1 cm önünde yutağın lifli rafesinin tutunduğu farengeal tüberkül vardır; orta hattın iki yanına başın uzun kası (m. longus capitis) ve başın ön düz kası (m. rectus anterior capitis) yapışır, foramen magnumun hemen önüne ön atlanto-oksipital zar tutunur. Üst yüzündeki geniş, sığ oluk omurilik soğanını (medulla oblongata) taşır; foramen magnumun kenarına örtü zarı (membrana tectoria) tutunur; yan kenarlarında alt petrozal sinüslerin silik olukları vardır (Gray, 1918).
Açılar ve kenarlar. Üst açı yan kafa kemiklerinin art kafa köşeleriyle eklem yapar ve fetüste arka bıngıldağın yerine denk gelir. Alt açı kama kemiğinin gövdesiyle kaynaşmıştır. Yan açılar transvers olukların uçlarındadır ve yan kafa kemiğinin mastoid köşesi ile şakak kemiğinin mastoid kısmı arasına girer. Derin dişli üst kenarlar yan kafa kemikleriyle lambdoid dikişi yapar. Alt kenarın üst yarısı şakak kemiğinin mastoid kısmıyla, alt yarısı kayalık kısmıyla eklem yapar; ikisini juguler çıkıntı ayırır (Gray, 1918). Terminolojideki adları margo lambdoideus ossis occipitalis ve margo mastoideus ossis occipitalis’tir (FIPAT, 2019).
Foramen magnum ön-arka yönde uzun, oval bir açıklıktır; önde kondiller taştığı için arkada daha geniştir (Gray, 1918). Ölçüleri, içinden geçenler ve klinik önemi genel bakış dersinde anlatıldı.
Kaynaklar: Gray (1918); FIPAT (2019); Cheng ve ark. (2015). Foramen magnumun ölçüleri ve içinden geçenler genel bakış dersinde.
Kemikleşme. Pul kısmının üst bölümü, yani art kafa düzlemi zarda gelişir; kemiğin geri kalanı kıkırdakta gelişir. Art kafa düzlemi ömür boyu ayrı kalırsa interparietal kemik olur (Gray, 1918). Fetüslerde yapılan güncel bir MR çalışmasına göre kemikleşme yaklaşık 8. gebelik haftasında pul kısmının alt bölümünde başlar; ardından pul kısmının üst bölümü, sonra yan kısımlar kemikleşir ve 11. haftada baziler kısım da sürece katılır (Han ve ark., 2025). Gray’in verdiği sıra ve haftalar bundan farklıdır (uzman düzeyindeki tabloda). Gray’e göre yaklaşık 4 yaşında pul kısmı ile yan kısımlar birleşir, yaklaşık 6 yaşında kemik tek parça olur (Gray, 1918).
Art kafa kemiğinin kama kemiğiyle kaynaşma yaşı için Gray aynı bölümde hem “25 yaşına kadar” hem “18–25 yaş arası” der (Gray, 1918); bu derste güncel bir kaynakla doğrulanamadığı için kesin bir yaş verilmiyor.
Eklemler. Altı kemik: iki yan kafa kemiği (lambdoid dikiş), iki şakak kemiği (mastoid ve kayalık kısımlar), kama kemiğinin gövdesi (baziler kısım) ve atlas (kondiller) (Gray, 1918).
Klinik vaka
Vaka: Ensesinde sert bir çıkıntı
24 yaşında bir erkek, ensesinin hemen üstünde ele gelen sert bir çıkıntı fark etmiş; sırtüstü yatınca ya da kask takınca rahatsızlık veriyor. Sosyal medyada bunun telefona eğik bakmaktan oluştuğunu okumuş ve kaygılanmış. Muayenede orta hatta, dış art kafa çıkıntısının yerinde sert, hareketsiz, kemik bir çıkıntı var; nörolojik muayenesi normal.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Ölçüm yöntemleri ve örnekler farklı olduğu için seriler doğrudan karşılaştırılamaz. Genel bakış dersinde kondil boyutları (21,3 × 10,5 × 7,4 mm) ve hipoglossal kanalın bölünme sıklığı (%20–30) için başka seriler verildi.
Gray kendi içinde Mall’ın farklı merkez sayılarını da verir. Güncel MR verisi Gray’in sırasıyla çelişir; güncel kaynak önce gelir. Terminoloji gelişimdeki kıkırdak eklemleri ayrıca adlandırır: arka intraoksipital (pul-yan) ve ön intraoksipital (baziler-yan) sinkondrozlar (FIPAT, 2019).
Klinik vaka
Vaka: Motosiklet kazasından sonra yutma güçlüğü
28 yaşında bir motosiklet sürücüsü, kaskla yüksek hızda düşmüş. Acil serviste bilinci açık, boyun ağrısı var. Birkaç saat içinde sesi kısılıyor ve yutkunmakta zorlanıyor; dilini çıkarınca dil sola sapıyor, sol omzunu kaldırmakta güçlük çekiyor. Düz boyun grafisi normal yorumlanmış. İnce kesitli BT’de sol kondilin iç-alt kenarından kopmuş küçük bir kemik parçası foramen magnuma doğru yer değiştirmiş; kondil ile C1 arasındaki aralık 1,5 mm.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
6.Kama kemiği (sfenoid)
Kama kemiği (os sphenoidale), kafatası tabanının tam ortasında, iki şakak kemiğinin ve art kafa kemiğinin taban kısmının önünde durur (Gray, 1918; FCAT, 1998). Adı Yunanca “kama biçimli” anlamına gelen sphenoeides sözcüğünden gelir (Jamil ve Callahan, 2023). Orta hatta tek bir kemiktir ve beyin kutusunu yüz iskeletine bağlar (Jamil ve Callahan, 2023): ön ve orta kafa çukurlarının, göz çukurunun ve burun boşluğunun yapımına katılır; yüzün derinindeki şakak, infratemporal ve pterigopalatin çukurların da duvarlarındadır (Triantafyllou ve Piagkou, 2025).
Kemiğin büyük kısmı kafatasının içinde gizlidir. Dışarıdan yalnızca küçük bir parçası görünür: şakakta, şakak kemiğinin yassı kısmının hemen önündeki dikdörtgen alan kama kemiğinin büyük kanadıdır (OpenStax 7.2).
Gray kama kemiğini dört kısma ayırır (Gray, 1918):
- Gövde (corpus): ortadaki, kabaca küp biçimli kısım. İçi oyulmuştur: bir bölmeyle ayrılan iki hava boşluğu, sfenoid sinüsler, buradadır. Üst yüzündeki eyer biçimli çukurun, Türk eyerinin en derin yerinde hipofiz bezi oturur.
- Küçük kanatlar (alae minores): gövdenin üst-ön kısmından iki yana uzanan ince üçgen levhalar. Düz üst yüzleri frontal lobun bir kısmını taşır; alt yüzleri göz çukuru tavanının arka kısmını yapar.
- Büyük kanatlar (alae majores): gövdenin yanlarından çıkıp yukarı, yana ve geriye kıvrılan güçlü çıkıntılar. Beyne bakan yüzleri orta kafa çukurunun bir kısmıdır; derin içbükeydir ve temporal lobun kıvrımlarının izlerini taşır.
- Pterigoid çıkıntılar (processus pterygoidei): gövdenin büyük kanatlarla birleştiği yerden dik inen iki “bacak”. Her biri bir iç ve bir dış levhadan oluşur. İç levhalar burun boşluğunun arka-yan duvarlarını yapar; daha büyük olan dış levhalar, alt çeneyi hareket ettiren çiğneme kaslarına tutunma yeridir (OpenStax 7.2).
Sfenoid sinüsler doğumdan önce gelişmeye başlar ve 6 yaşında epey büyümüştür (Gray, 1918); çocukların çoğunda havalanma 3–5 yaşında görüntülemeyle saptanabilir (Lee ve ark., 2022). Sinüsün hemen üstünde hipofiz bezi bulunduğu için hipofiz tümörlerinin bir kısmı bugün burundan girilip sfenoid sinüsün içinden geçilerek ameliyat edilir; sinüsün ne kadar havalandığı bu yaklaşımın kolaylığını etkiler (Sethi ve ark., 2023).
Üç boyutlu sahne
Kama kemiği yukarıdan: beyne bakan yüz
Bu sahnedeki yapılar:
- Kama kemiği: Kafatası tabanının ortasında, kanatlarını açmış bir kelebeğe benzeyen kemik; hipofiz bezi üst yüzündeki çukurda oturur.
Sahnede işaretli noktalar:
- Türk eyeri (sella) (Sella turcica), Kama kemiği
- Eyer tümseği (Tuberculum sellae), Kama kemiği
- Ön klinoid çıkıntı (Processus clinoideus anterior), Kama kemiği
- Arka klinoid çıkıntı (Processus clinoideus posterior), Kama kemiği
- Küçük kanat (Ala minor ossis sphenoidalis), Kama kemiği
- Büyük kanat, beyin yüzü (Facies cerebralis alae majoris), Kama kemiği
- Oval delik (Foramen ovale), Kama kemiği
Üç boyutlu sahne
Kama kemiği önden: yarıklar ve delikler
Bu sahnedeki yapılar:
- Kama kemiği: Kafatası tabanının ortasında, kanatlarını açmış bir kelebeğe benzeyen kemik; hipofiz bezi üst yüzündeki çukurda oturur.
Sahnede işaretli noktalar:
- Optik kanal (Canalis opticus), Kama kemiği
- Üst orbital yarık (Fissura orbitalis superior), Kama kemiği
- Yuvarlak delik (Foramen rotundum), Kama kemiği
- Kama kristası (Crista sphenoidalis), Kama kemiği
- Pterigoid dış levha (Lamina lateralis processus pterygoidei), Kama kemiği
- Pterigoid çengel (Hamulus pterygoideus), Kama kemiği
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Gövdenin üst yüzü. Önden arkaya şu yapılar sıralanır (Gray, 1918; FCAT, 1998):
- Etmoidal diken (spina ethmoidalis): kalbur kemiğinin kribriform levhasıyla eklem yapan öndeki çıkıntı; TA98’de ayrı bir adı yoktur.
- Kama boyunduruğu (jugum sphenoidale; klinikte planum sphenoidale): ortası hafif kabarık düz yüzey; iki yanındaki sığ oluklarda koku yolları uzanır (Gray’in kitabında “olfactory lobes”). Doğumdan sonraki ilk yılda iki küçük kanadın gövdenin üstünde ortada buluşmasıyla oluşur.
- Kama limbusu (limbus sphenoidalis): boyunduruğun arka sınırı olan sırt; arkasındaki dar, enine oluğun ön kenarını yapar.
- Kiazma öncesi oluk (sulcus prechiasmaticus; Gray’de chiasmatic ya da optic groove): iki yanda optik kanallara açılır; optik kiazma oluğun üst-arkasındadır.
- Eyer tümseği (tuberculum sellae) ve arkasında Türk eyeri (sella turcica): eyerin en derin kısmı hipofizi taşıyan hipofiz çukurudur (fossa hypophysialis; Gray: fossa hypophyseos). Eyerin ön sınırını iki yanda küçük orta klinoid çıkıntılar tamamlar.
- Eyer sırtı (dorsum sellae): eyerin arka duvarı olan kare biçimli levha; üst köşeleri arka klinoid çıkıntılardır ve eyeri derinleştirir.
- Klivus: eyer sırtının arkasında eğik inen sığ yokuş; art kafa kemiğinin taban kısmındaki olukla devam eder ve ponsun üst kısmını taşır.
Gray hem ön hem arka klinoidi tentorium cerebelli’nin tutunma yeri sayar ve orta klinoidi her eyerde bulunan bir kabartı gibi anlatır (Gray, 1918). Güncel bir derlemeye göre orta klinoid diaphragma sellae’ye, arka klinoid tentoryuma tutunur; orta klinoid ise her kafatasında bulunmaz (Triantafyllou ve Piagkou, 2025).
Yan yüzler. Gövdenin yan yüzleri büyük kanatlar ve iç pterigoid levhalarla kaynaşır. Büyük kanat kökünün üstünde, italik bir “f” harfi gibi kıvrık, geniş karotis oluğu (sulcus caroticus) uzanır: iç karotis arteri ve kavernöz sinüsü barındırır. Oluk arkada foramen lacerumda başlar ve ön klinoidin iç yanında biter; arter burada sempatik sinir ağıyla sarılı olarak kavernöz sinüsün içinden geçer. Oluğun arka-dış kenarında, gövde ile büyük kanat arasındaki açıda kama dilciği (lingula sphenoidalis) adlı kemik sırt bulunur (Gray, 1918; FCAT, 1998).
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Türk eyeri: 18.364 hastanın meta-analizi
Eyer ve klinoidlerin çeşitliliği. Aynı meta-analizde genel sınıflamayı kullanan çalışmalarda (5406 hasta) en sık tip olağan eyerdi (havuzlanmış sıklık %55,56); “olağan” burada köprü, eyer sırtında düzensizlik, eğik ön duvar, çift tabanlı görünüm ya da piramit biçimli eyer sırtı olmayan eyer demektir. Aynı çalışmalarda eyer köprüsü %11,34 oranındaydı (Iskra ve ark., 2023). Gray’e göre kama kemiğinin iç bağları bazen kemikleşir: ön klinoidi orta klinoide bağlayan karotikoklinoid bağ, ön klinoidi arka klinoide bağlayan lifli interklinoid bağ ve kama dikeni ile dış pterigoid levha arasındaki pterigospinöz bağ. Ön klinoid orta klinoide bir kemik dikenle bağlanınca iç karotis arter oluğunun ucu bir deliğe, karotikoklinoid deliğe dönüşür (Gray, 1918).
Güncel bir derlemenin aktardığı serilerde: Sharma ve arkadaşlarının 2726 kafatasında klinik önemi olan orta klinoid çıkıntı %42 oranında vardı ve bunların %27’si iç karotis arterin çevresinde tam bir kemik halka yapıyordu. Nikolova sınıflamasında tip I köprü ön ve orta klinoidi birleştirerek karotikoklinoid deliği (ön interklinoid kanal) oluşturur; 315 Bulgar bireyin BT’sinde sella köprüsü %21,7 oranında, en sık tip I olarak (%14,3) görüldü. Salma ve arkadaşlarının 100 kuru kafatasında arka klinoid %78 olağan, %16 uzamış, %6 havalıydı (Triantafyllou ve Piagkou, 2025).
Eyer sırtının iki yanında abdusens siniri için birer çentik, çentiğin altında da petröz apeksle eklem yapan ve foramen lacerumun iç sınırını oluşturan keskin petrozal çıkıntı bulunur (Gray, 1918). Arka klinoidin tabanında, üstten Gruber bağıyla sınırlanan osteofibröz Dorello kanalı yer alır (Triantafyllou ve Piagkou, 2025).
Klivus. 220 erişkinin BT anjiyografisinde klivusun uzunluğu ortalama 43,45 mm, eğim açısı 67,41° bulundu. Sinüsün klivusa uzandığı “klivus mağarası” Güldner tip IVa ve IVb sinüslerin hepsinde görüldü ve bu tipler incelenen 220 kişinin %70,9’unu oluşturuyordu (Cheng ve ark., 2015). Gray de sinüslerin bazen art kafa kemiğinin taban kısmına, neredeyse foramen magnuma kadar uzandığını yazar (Gray, 1918).
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Ön ve alt yüz. Gövdenin ön yüzünde orta hatta dikey kama kristası (crista sphenoidalis) uzanır: kalbur kemiğinin dik levhasıyla eklem yapar ve burun bölmesine katılır. Kristanın iki yanındaki düzensiz açıklıklar sfenoid sinüslere açılır. Alt yüzün ortasındaki üçgen kama gagası (rostrum sphenoidale) kristanın devamıdır ve sapan kemiğinin (vomer) iki kanadı arasındaki derin yarığa oturur. Gaganın iki yanında, iç pterigoid levhanın kökünden içe uzanan ince kın çıkıntısı (processus vaginalis) bulunur (Gray, 1918). Gövdenin alt yüzü burun boşluğu tavanının arka kısmına ve iki koananın (arka burun deliklerinin) üst sınırına katılır; burun bölmesinin arka kısmını sapan kemiği ile kama gagası yapar (Gray, 1918).
Sfenoid sinüs (sinus sphenoidalis). Gövdenin içindeki iki sinüsü bir bölme (septum sinuum sphenoidalium) ayırır (FCAT, 1998). Gray’in verdiği ortalama ölçüler 2,2 cm yükseklik, 2 cm genişlik ve 2,2 cm ön-arka derinliktir; sinüsler çoğu kez düzensiz kemik lamellerle kısmen bölünür (Gray, 1918). Sinüsler önden ve alttan, gövdenin ön-alt kısmındaki iki ince, kıvrık levha olan sfenoid kavkalarla (concha sphenoidalis) kısmen kapanır; eklemli kafatasında her sinüsün üst kısmında yuvarlak bir açıklık kalır (Gray, 1918). Her sinüs ön duvarının üst kısmındaki bu ağızla (apertura sinus sphenoidalis), üst kavkanın üstünde ve arkasında kalan sfenoetmoidal girintiye açılır; bazen arka etmoid hücreleriyle de bağlantılıdır (Gray, 1918). Ağız genellikle üst kavkanın iç yanında bulunur (Plou ve ark., 2023).
Komşular. Sinüsü önde etmoid hücreleri, arkada klivus, içte sinüsler arası bölme sınırlar (Lee ve ark., 2022). Ön-üst-yanında görme siniri, yanında kavernöz sinüs, altında burun-yutak (nazofarenks), üstünde Türk eyeri bulunur (Sethi ve ark., 2023). Havalanmanın derecesine göre sinüs duvarında görme siniri (üst-yanda), iç karotis arter (arka-yanda) ve maksiller sinir (altta) kabarıklık yapabilir (Lee ve ark., 2022). Bu yakınlık nedeniyle sinüs iltihabı menenjite, kafa içi apseye ya da kavernöz sinüs trombozuna yayılabilir (Lee ve ark., 2022).
Sinüsün gelişimi. Sfenoid sinüs gebeliğin 3. ayında, burun mukozasının kıkırdak burun kapsülünün arka kısmına doğru çökmesiyle başlar; 5. ayda ön-yan duvarlar kemikleşerek sfenoid kavkaları yapar (Lee ve ark., 2022). Doğumdaki durum kaynaklara göre farklı anlatılır: Gray sinüslerin doğumda çok küçük boşluklar hâlinde bulunduğunu ve asıl gelişmenin ergenlikten sonra olduğunu yazar (Gray, 1918); bir başka kaynağa göre sinüs doğumda havasızdır ve havalanma 2–3 yaşında başlar (Sethi ve ark., 2023). Yenidoğanda gösterilmiş olsa da çoğu çalışma bireylerin çoğunda havalanmanın 3–5 yaşında saptanabildiğini bildirir (Lee ve ark., 2022).
Sinüs aşağıda 6–7 yaşında pterigoid kanala, arkada 8 yaşında hipofiz çukuruna, yanda 8–12 yaşında ön klinoide doğru uzanır; içe doğru büyüme aradaki bölmeyi giderek inceltir. Konkal tip genellikle 1–3 yaşlarında görülür ve havalanma yalnızca kavkalar ile gövdenin kaynaşma düzlemine kadar uzanır; preseller tip 4–9 yaşlarında, seller tipler 10–12 yaşından sonra baskındır. Büyümenin çoğu 14–16 yaşına kadar tamamlanır; sağ–sol asimetri sıktır ama hangi tarafın daha büyük olduğu konusunda uzlaşı yoktur (Lee ve ark., 2022).
Hareketli çizim
Sfenoid sinüsün havalanma tipleri
Seller tip (Türk serisinde %30)
Hava boşluğu eyerin altına girer; arka sınırı eyerin arka duvarının önünde kalır. Seller tipler 10–12 yaşından sonra baskınlaşır.
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Literatürdeki aralıklar: konkal %2–28, preseller %17–21, seller %54–85, postseller %22–43,3 (Famurewa ve ark., 2018). Seriler aynı şemayı kullanmaz: bazıları “seller” sınırını eyer tümseğinden, bazıları eyerin ön ve arka duvarından çizer; bazı şemalar seller tipi “eksik” ve “tam” diye ikiye ayırır ve postseller tipi ayrıca saymaz. —: bildirilmedi.
Topluma mı, tanıma mı bağlı? Bir derlemenin aktardığına göre seller tip Hindistan, Türkiye, Ürdün, Çin, Avrupa ve Amerika’da, postseller tip Pakistan, İran ve Irak’ta baskındır (Al-Muhanna ve ark., 2026); Asya toplumlarında preseller ve konkal tip Avrupa toplumlarındakinden sıktır (Bechev ve ark., 2025). Ama tablodaki iki Türk serisi, aynı kurumdan olmalarına karşın, postseller tipi %62,7 ve %38,3 olarak bulmuştur (Açar ve ark., 2024; İlgin ve ark., 2025): örneklem ve ölçüm farkı tek başına büyük değişkenlik yaratabilir.
Yaş. Bir Türk MR çalışmasında (n=876) sinüs 1–3 yaşta ortalama 4,6 × 4,1 × 3,9 mm (uzunluk × yükseklik × genişlik) iken 12–14,9 yaşta 29,7 × 27,6 × 23,2 mm’ye ulaşıyordu (Lee ve ark., 2022). Seul’deki 490 hastada havalanma kabaca 3 yaşından 16 yaşına kadar sürüyordu ve yaşla ters ilişkiliydi (r = –0,336): genç erişkinlerde daha genişti (Kang ve ark., 2022). Necmettin Erbakan Üniversitesi serisinde de ileri yaş, postseller tip, geniş yan uzanım (tip IV–V) ve optik kanal, vidian kanal ve karotis kanalı kabarıklığının daha az görülmesiyle ilişkiliydi (Açar ve ark., 2024). Sinüsün büyümesinin ne zaman bittiği de kaynaklara göre değişir: radyolojik erişkin boyutu için 14 yaş (Açar ve ark., 2024), 14–16 yaş (Lee ve ark., 2022) ve yaklaşık 16 yaş (Kang ve ark., 2022) verilir; bir kaynak büyümenin 20 yaşına kadar sürdüğünü yazar (Tomaszewska ve ark., 2015).
Yana uzanım. Koronal kesitte sinüsün yan duvarı vidian kanal ile yuvarlak deliğin iç kenarlarını birleştiren doğrunun dışına geçiyorsa yana uzanım vardır; küçük kanat tipinde sinüs optik payanda yoluyla ön klinoide uzanır (Famurewa ve ark., 2018). Pterigoid çıkıntı havalanması, sinüsün vidian kanaldan geçen yatay düzlemin altına inmesi; büyük kanat havalanması, yuvarlak delikten geçen dikey çizginin dışına uzanması diye tanımlanır (Hewaidi ve Omami, 2008). Açar ve arkadaşlarının koronal sınıflamasında tip 0’da ön klinoid, pterigoid çıkıntı ve büyük kanatta havalanma yoktur; tip V’te havalanma üçüne birlikte uzanır. Bu seride hastaların %71,3’ünde yana uzanım vardı; en sık tip IV (%23,6) ve tip V (%21,7) idi (Açar ve ark., 2024).
Libya’da 300 BT’de pterigoid çıkıntı %29, ön klinoid %15,3, büyük kanat %20 oranında havalıydı (Hewaidi ve Omami, 2008). Nijerya’da 320 BT’de havalanma pterigoide %45,1, büyük kanada %35, küçük kanada %11,6 uzanıyordu; tam yan tip %30,3 idi (Famurewa ve ark., 2018). Suudi serisinde büyük kanat %47,4, pterigoid çıkıntı %39 havalıydı (Al-Muhanna ve ark., 2026); Fadda serisinde pterigoid girinti havalanması %20,4 idi (Fadda ve ark., 2022). Literatürde pterigoid çıkıntı havalanması %25–57 arasında bildirilir (Papadopoulou ve ark., 2021). Pterigoid havalanması skafoid çukurun kemik tabanını 0,2 mm’ye kadar inceltir ve sinüsü östaki borusuna çok yaklaştırır (Hewaidi ve Omami, 2008).
Lateral girinti (lateral recess), sinüsün pterigoid çıkıntıya, büyük kanada ya da ikisine birden geniş yan havalanmasıdır (Bendersky ve ark., 2011). Barañano ve arkadaşları 1000 BT’de lateral girintiyi %35,3 oranında buldu; aynı seride girintideki araknoid çukurcuklar hastaların %23,4’ünde, yuvarlak deliğin dışında yer alıyordu ve büyük olasılıkla altta yatan kafa içi basınç artışından gelişen bu çukurcuklar, edinsel kendiliğinden BOS kaçaklarının ve lateral intrasfenoidal ensefalosellerin başlıca nedeniydi (Bendersky ve ark., 2011). Yana uzanımların cerrahiye yararı da vardır: kavernöz sinüsün ön-iç kısmına, orta kafa çukuruna ve Meckel mağarasına endoskopik erişimi kolaylaştırırlar (Famurewa ve ark., 2018). Öte yandan yana uzanım parasellar iç karotis kabarıklığıyla ilişkilidir (Dal Secchi ve ark., 2018).
Protrüzyon ve dehisens: tanımlar önemli. Protrüzyon (kabarıklık), sinüs duvarındaki bir yapının sinüs boşluğuna doğru taşmasıdır. Bazı çalışmalar yapının çevresinin %50’sinden fazlasının sinüs havasına açık olmasını şart koşar (Fadda ve ark., 2022; Papadopoulos-Manolarakis ve ark., 2026); Sirikci ve Birsen de iç karotis arter ya da görme sinirinin çevresinin yarısından fazlasının sinüse girmesini ölçüt almıştır (Hewaidi ve Omami, 2008). Dehisens ise yapıyı sinüsten ayıran kemik örtünün eksik olmasıdır; bir sistematik derlemeye göre iç karotisin kemik örtüsü olguların yaklaşık %5–10’unda eksiktir (Bechev ve ark., 2025). Bildirilen oranlar arasındaki büyük farkın başlıca nedenlerinden biri bu terim farklılığıdır (Tuysuz ve ark., 2026); bazı seriler de yalnızca iki taraflı olguları ayrıca bildirir (Papadopoulos-Manolarakis ve ark., 2026). Aşağıdaki tabloda sayıları değil, her serinin tanımını karşılaştırmak gerekir.
Her hücrede önce protrüzyon, sonra dehisens oranı; —: bildirilmedi. İstanbul serisi Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ndendir. Kadavra çalışmalarında (ikincil aktarım) kabarıklık görme sinirinde %56, iç karotiste %34, V2’de %41, vidian sinirde %52 bildirilmiştir (Papadopoulos-Manolarakis ve ark., 2026).
Bölmeler. Sinüsler arası bölme sık sık orta hattan sapar ve çoğu kez karotis oluğunda ya da iç karotis kanalının kemik duvarında sonlanır; olguların %60’ından fazlasında orta hattan sapar (Bechev ve ark., 2026). Bölmelerin yalnızca dörtte biri orta hattadır (Fadda ve ark., 2022). Nijerya’da 320 BT’de tek bölme %46,9, birden çok bölme %50,6, bölmesizlik %2,5 idi (Famurewa ve ark., 2018); Suudi serisinde sinüs içi bölme %97,7 oranında vardı ve en sık tek bölme (%59,6) görüldü (Al-Muhanna ve ark., 2026). Bir derlemeye göre hastaların %20–35’inde birden çok bölme bulunur (Bechev ve ark., 2025); Fadda serisinde ek (aksesuar) bölmeler %30,4 idi (Fadda ve ark., 2022).
Bölmenin iç karotis arterin kemik örtüsüne yapışması literatürde %4,9–89 gibi çok geniş bir aralıkta bildirilir; Nijerya serisinde %31,6 idi (Famurewa ve ark., 2018). Nepal’de 360 BT’de %37,8 (Dahal ve ark., 2025), Fadda serisinde %21,6 (optik kanal duvarına %8,6) bulundu (Fadda ve ark., 2022). Açar ve arkadaşlarının 250 hastalık BT çalışmasında (500 taraf) bölmenin yandan karotis kabarıklığında bitmesi %28,4, optik kanalda bitmesi %14,4 idi (Açar ve ark., 2019). Bir sistematik derleme bölmenin karotis kanalına yapışmasını %4,7 olarak aktarır (Papadopoulou ve ark., 2021); daha eski bir kaynak ise iç karotisle bağlantı kuran bölmeleri yalnızca %1 olarak verir (Hosemann ve Draf, 2013). Seul serisinde havalanma zayıfsa iç karotis belirgin değildi ve bölmeler paraklival iç karotise yapışıyor ya da ona yakın duruyordu; preseller tipte bölmenin iç karotise girmesi %36,2 idi (Kang ve ark., 2022). Dal Secchi serisinde bölmenin paraklival iç karotis yönüne sapması %14 idi (Dal Secchi ve ark., 2018).
Böyle bir bölmeyi rutin olarak kırmak yüksek riskli bir harekettir: kuvvet altta yatan iç karotise ya da görme sinirine iletilebilir (Bechev ve ark., 2026); bölmenin koparılması damarı yırtarak ameliyat sırasında acil bir duruma yol açabilir (Famurewa ve ark., 2018).
Sfenoid kavkalar: küçük ama ayrı bir öykü. Her kavkanın üst yüzü içbükeydir ve sinüs boşluğuna bakar; alt yüzü dışbükeydir ve burun boşluğu tavanının bir kısmını yapar. Kavka önde kalbur kemiğiyle, yanda damak kemiğiyle eklem yapar; sivri arka ucu sapan kemiğinin üstünde, yanda pterigoid çıkıntının kökü ile içte kama gagası arasına oturur. Kavkanın küçük bir parçası bazen göz çukurunun iç duvarına da katılır: önde lamina papyracea, altta damak kemiğinin göz çukuru plağı, üstte alın kemiği arasında (Gray, 1918). Her kavka fetal 5. ayda bir merkezden kemikleşir; doğumda küçük üçgen lamellerdir ve ancak 3. yılda oyulup koni biçimini alır (Gray, 1918). Cleland’a göre her kavka dört merkezden kemikleşir; Gray de kalbur kemiğinin eklemlerini sayarken iki sfenoid kavkayı ayrı kafatası kemikleri olarak sayar (Gray, 1918). Kavkaların kama kemiğine kaynaşma zamanı kaynaklarda farklıdır: Gray 4. yılda etmoid labirentlerine, 9–12 yaşlar arasında kama kemiğine kaynaştıklarını yazar (Gray, 1918); Van Alyea’ya dayanan güncel bir aktarım 3 yaş verir (Lee ve ark., 2022).
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Küçük kanatlar (Gray’de alae parvae ya da orbito-sphenoids) ince, üçgen levhalardır ve yana doğru sivri uçla biter. Gövdeye iki kökle bağlanır: üstteki ince ve yassı, alttaki kalın ve üçgendir. Optik kanal (canalis opticus) iki kökün arasındadır ve görme siniri ile oftalmik arteri göz çukuruna geçirir (Gray, 1918). Gray bu açıklığa “optic foramen” der ama aynı kitapta onu kısa, silindir biçimli bir kanal olarak tanımlar; güncel adı kanaldır (Gray, 1918; FCAT, 1998). Küçük kanadın ön kenarı alın kemiğiyle tırtıllı bir eklem yapar; düzgün, yuvarlak arka kenarı beynin lateral yarığına (Sylvius yarığı) oturur ve iç ucu ön klinoid çıkıntıdır (Gray, 1918). Alt yüzü göz çukuru tavanının arka kısmını ve üst orbital yarığın üst sınırını yapar.
Üst orbital yarık (fissura orbitalis superior) üçgen biçimlidir: içte gövde, üstte küçük kanat, altta büyük kanadın göz çukuru yüzünün iç kenarı sınırlar; dışta alın kemiği tamamlar (Gray, 1918). Güncel bir tarifte virgüle benzer: iç-alt kısmı yuvarlak, üst-dış kısmı dar ve uzundur (Coroleucă ve ark., 2024). İçinden geçen sinirler ve damarlar ünitenin 3. dersinde ayrıntılı işlenir.
Büyük kanatlar (Gray’de alae magnae ya da ali-sphenoids). Her birinin arka kısmı üçgen bir çıkıntı olarak şakak kemiğinin pul ve kayalık kısımları arasındaki açıya oturur; tepesinde aşağı yönelmiş kama dikeni (spina ossis sphenoidalis; Gray’de spina angularis) bulunur (Gray, 1918). TA98 büyük kanatta beş yüz (beyin, şakak, infratemporal, maksiller ve göz çukuru yüzü) ve dört kenar (elmacık, alın, yan kafa ve pul kenarı) ayırır (FCAT, 1998):
- Beyin yüzü (facies cerebralis): ön-iç kısmında yuvarlak delik (foramen rotundum; maksiller sinir), onun arka-dışında oval delik (foramen ovale; mandibular sinir, aksesuar meningeal arter ve bazen küçük petrozal sinir), arka açıda dikenin hemen önünde bazen çift olan kısa bir kanal, dikenli delik (foramen spinosum; orta meningeal damarlar ve mandibular sinirin geri dönen dalı) açılır. Oval deliğin iç yanında, pterigoid kökün karşısında bazen küçük Vesalius deliği görülür (TA98: foramen venosum); aşağıda skafoid çukura yakın açılır ve kavernöz sinüsten küçük bir ven geçirir (Gray, 1918; FCAT, 1998).
- Dış yüz: enine infratemporal krista (crista infratemporalis) onu ikiye ayırır. Üstteki şakak yüzü temporal çukurun bir kısmıdır ve temporal kasa tutunma yeri verir; alttaki infratemporal yüz, krista ile birlikte lateral pterigoid kasa tutunma yeri verir. Oval ve dikenli delikler infratemporal çukurun tavanına açılır (Gray, 1918).
- Göz çukuru yüzü (facies orbitalis): düzgün, dörtgen yüz; göz çukurunun dış duvarının arka kısmını yapar. Yuvarlak alt kenarı alt orbital yarığın arka-dış sınırıdır; iç kenarının ortasındaki küçük tüberküle lateral rektusun alt başı tutunur (Gray, 1918).
- Maksiller yüz (facies maxillaris): üst orbital yarığın iç ucunun altındaki oluklu yüz; pterigopalatin çukurun arka duvarıdır ve yuvarlak delik buraya açılır (Gray, 1918; FCAT, 1998).
Büyük kanadın ucundaki eğik kesilmiş üçgen kısım yan kafa kemiğinin kama köşesiyle eklem yapar; bu bölge pteriondur (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Kama kemiği arkadan: klinoidler ve pterigoid çıkıntılar
Bu sahnedeki yapılar:
- Kama kemiği: Kafatası tabanının ortasında, kanatlarını açmış bir kelebeğe benzeyen kemik; hipofiz bezi üst yüzündeki çukurda oturur.
Sahnede işaretli noktalar:
- Eyer sırtı (Dorsum sellae), Kama kemiği
- Arka klinoid çıkıntı (Processus clinoideus posterior), Kama kemiği
- Ön klinoid çıkıntı (Processus clinoideus anterior), Kama kemiği
- Küçük kanat (Ala minor ossis sphenoidalis), Kama kemiği
- Pterigoid iç levha (Lamina medialis processus pterygoidei), Kama kemiği
- Pterigoid çengel (Hamulus pterygoideus), Kama kemiği
- Kama dikeni (Spina ossis sphenoidalis), Kama kemiği
Üç boyutlu sahne
Kafatası tabanında kama kemiği: alttan bakış
Bu sahnedeki yapılar:
- Alın kemiği: Alnı ve göz çukurlarının tavanını oluşturan kemik; frontal lobun önünü korur.
- Yan kafa kemiği (sol): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Yan kafa kemiği (sağ): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Şakak kemiği (sol): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Şakak kemiği (sağ): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Art kafa kemiği: Kafatasının arka ve alt bölümünü oluşturan kemik; omurilik soğanı, tabanındaki büyük delikten (foramen magnum) geçerek omuriliğe devam eder.
- Kama kemiği: Kafatası tabanının ortasında, kanatlarını açmış bir kelebeğe benzeyen kemik; hipofiz bezi üst yüzündeki çukurda oturur.
- Kalbur kemiği: Burun boşluğunun tavanını ve yan duvarlarının üst kısmını yapan kemik; koku liflerinin geçtiği delikli bir plak taşır.
- Üst çene kemiği (sol): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Üst çene kemiği (sağ): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Elmacık kemiği (sol): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Elmacık kemiği (sağ): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Burun kemiği (sol): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Burun kemiği (sağ): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Gözyaşı kemiği (sol): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Gözyaşı kemiği (sağ): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Damak kemiği (sol): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Damak kemiği (sağ): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Sapan kemiği: Burun bölmesinin (septum) arka ve alt kısmını oluşturan üçgen biçimli tek kemik; üst kısmı kalbur kemiğinin dik plağıdır.
- Alt burun kavkası (sol): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
- Alt burun kavkası (sağ): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
Sahnede işaretli noktalar:
- Kama gövdesi (alt yüz) (Corpus ossis sphenoidalis), Kama kemiği
- Pterigoid iç levha (Lamina medialis processus pterygoidei), Kama kemiği
- Oval delik (Foramen ovale), Kama kemiği
- Kama dikeni (Spina ossis sphenoidalis), Kama kemiği
Kaynaklar: Gray (1918); FCAT (1998); Triantafyllou ve Piagkou (2025). Dikenli delik, Vesalius deliği ve pterigoid kanal üç boyutlu modelde yoktur; optik kanal modelde üst orbital yarıkla birleşik görünür.
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Optik payanda ve ön klinoid. Optik kanalın alt-dış sınırı optik payandadır (İngilizce cerrahi terim optic strut; Türkçe ad açıklayıcı bir karşılıktır): küçük kanadın arka köküdür ve kanalı üst orbital yarıktan ayırır; kanalın dışında ön klinoid bulunur (Engin ve ark., 2021). Terimin TA98’de Latince bir karşılığı yoktur. Bir kaynak payandayı kanalın alt-iç sınırı olarak anlatır (Coroleucă ve ark., 2024); Gray ise yalnızca kanalın küçük kanadın iki kökü arasında olduğunu söyler (Gray, 1918). Payandanın yapışma yeri üç tiptir: presulkal (limbusla hizada ya da önünde), sulkal (kiazma öncesi oluğun ön 2/3’üne yapışır) ve postsulkal (oluğun arka 2/3’üne yapışır). Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde 154 hastanın BT’sinde presulkal %6,9, sulkal %57,5, postsulkal %35,6 bulundu; ön klinoid havalanması optik kanal kabarıklığı ve sulkal ya da postsulkal payandayla birlikteydi. Aynı çalışmada yaşla optik kanal çapları ve eyer boyutları artıyor, optik kanal ve ön klinoid uzunlukları kısalıyordu (İlgin ve ark., 2025).
Güncel bir derlemenin aktardığına göre Mikami ve arkadaşlarının BT çalışmasında ön klinoid havalanması bireylerin %9,2’sinde vardı; havalanmaların %81,8’i sfenoid sinüsten, %10,9’u etmoid sinüsten, %7,3’ü ikisinden kaynaklanıyordu; yol olarak %74,5’i optik payandadan (tip I), %14,5’i ön kökten (tip II), %10,9’u ikisinden (tip III) geçiyordu. Rennert ve arkadaşlarına göre ön klinoid bebeklikten erişkinliğe %49 uzar ve 11 yaşından önce havalanma görülmez (Triantafyllou ve Piagkou, 2025). Bir sistematik derlemede ön klinoid havalanması tek taraflı yaklaşık %10, çift taraflı %9, olağan %72 bulunmuştur (Engin ve ark., 2021); literatürdeki aralık %5–24,1 (Famurewa ve ark., 2018) ile %4–40’a yakın (Kaewborisutsakul ve ark., 2026) arasındadır. Tayland’da 400 ön klinoidin %30,8’i havalıydı; hastaların %5’inde iki taraflıydı ve en sık alt tip yalnızca optik payandanın havalanmasıydı (%16); ön klinoidin taban genişliği erkeklerde 9,09, kadınlarda 8,54 mm idi (Kaewborisutsakul ve ark., 2026). Kadınlarda havalı petröz apeks ile havalı ön klinoid birlikte görülme eğilimindedir (Gibelli ve ark., 2021). Havalanmanın derecesi ya da sinüsle bağlantısı, ön klinoidektomiden sonra burundan BOS gelmesi (rinore) ve görme siniri yaralanması riskini artırır (İlgin ve ark., 2025; Kaewborisutsakul ve ark., 2026).
Optik kanal ve üst orbital yarık. 60 kuru kafatasının (120 göz çukuru) lazerle taranmasında optik kanalın göz çukuruna açılan ağzının (optik delik) yüksekliği erkeklerde 8,27, kadınlarda 8,13 mm, genişliği 6,34 ve 5,83 mm; üst orbital yarığın uzunluğu erkeklerde 21,09, kadınlarda 17,58 mm idi. Optik kanalın kafa içi ağzını üstte falsiform kıvrım, dışta ön klinoid sınırlar (Coroleucă ve ark., 2024). Optik kanal göz çukurlarının %0,64–2,98’inde ikizdir; ikiz kanalda alttaki kanal oftalmik arteri, üstteki görme sinirini taşır; kanal tabanının oluklu olduğu “anahtar deliği” anomalisi %1,64–2,65 sıklıktadır (Engin ve ark., 2021). Aksesuar optik kanal tipik olarak ana kanalın alt-dışındadır ve oftalmik arteri taşır (Triantafyllou ve Piagkou, 2025). Üç boyutlu BT ile incelenen 400 üst orbital yarıkta yedi biçim tanımlandı; en sık raket biçimli, en seyrek dar tip (Triantafyllou ve Piagkou, 2025). Yarığın en alt kısmının enine bir kemik köprüyle ana yarıktan ayrıldığı Warwick deliği Bertelli ve Regoli’nin serisinde olguların %0,61–0,74’ünde, bütün kafataslarında tek taraflı bulundu; oftalmik arter olguların %5–6’sında göz çukuruna üst orbital yarıktan girer (Engin ve ark., 2021). Gray göz çukurunun tepesini optik kanala yerleştirmeyi yeğler, çünkü göz kasları onun çevresinden başlar; bazı anatomistler tepeyi üst orbital yarığın iç ucuna koyar (Gray, 1918).
Delik çeşitlilikleri. Vesalius deliğinin (foramen venosum) sıklığı kaynağa göre değişir: Piagkou ve arkadaşlarının meta-analizi toplumun yaklaşık %33’ünde bulunduğunu tahmin eder (Triantafyllou ve Piagkou, 2025); genel bakış dersinde aktarılan konik ışınlı BT meta-analizi daha yüksek bir oran vermiştir. Çok daha seyrek olan aksesuar sfenoid delik orta kafa çukurunda yuvarlak deliğin arkasında, oval deliğin önünde açılır ve kafataslarının %0,6’sında bildirilmiştir. Iwanaga ve arkadaşları 80 kafatasının 160 tarafında oval delik ile dış pterigoid levhanın kökü arasında dört ilişki tipi tanımladı; trigeminal nevraljideki deri yoluyla (perkütan) girişimler için önemli bu ilişkide tip IV’te (%21) delik levhadan kopuktur ve erişim zorlaşır (Triantafyllou ve Piagkou, 2025). Açar ve arkadaşlarının serisinde iki hastada tek taraflı yuvarlak delik yoktu (Açar ve ark., 2019). Küçük petrozal sinir bazen dikenli deliğin iç yanındaki ayrı bir kanalcıktan, Arnold’un canaliculus innominatus’undan geçer (Gray, 1918); TA98 kama kemiği altında ayrıca foramen petrosum adını listeler (FCAT, 1998), ama bu adın Arnold kanalcığıyla aynı yapı olup olmadığı burada kullanılan kaynaklarla doğrulanamadı. Delikler, gelişim sırasında sinir ve damarların çevresinde kemik çıkıntıların kaynaşmasıyla oluşur (Triantafyllou ve Piagkou, 2025).
Kemikleşen bağlar. Pekala ve arkadaşlarının meta-analizinde pterigoalar bağın tam kemikleşmesi %4,4, eksik kemikleşmesi %8,4 bulunmuştur; Meckel kıkırdağının kalıntısı olan sfenomandibular bağ ise pterigoalar ve pterigospinöz bağlar gibi kemik bir çubuğa dönüşmez (Triantafyllou ve Piagkou, 2025).
Pterigoid levhalar. Gray iç levhanın dış levhadan dar ve uzun olduğunu yazar (Gray, 1918). Suudi Arabistan’ın Asir bölgesinden (Abha) 50 erişkinin konik ışınlı BT’sinde ise dış levha (sağ 14,61, sol 13,83 mm) iç levhadan (sağ 11,27, sol 11,98 mm) uzundu; levha kalınlığı yaklaşık 1,33–1,46 mm idi (Alkahtani ve ark., 2026). Ölçüm noktaları farklı olabilir; yine de bu fark ders kitabı tarifini olduğu gibi almamak için bir uyarıdır.
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Pterigoid çıkıntılar. Gövde ile büyük kanatların birleştiği yerden dik iner; her biri bir iç (medial) ve bir dış (lateral) levhadan oluşur ve levhaların üst kısımları önde kaynaşıktır. Aşağıda levhaları açılı bir yarık, pterigoid çentik (incisura pterygoidea; Gray’de pterygoid fissure) ayırır; çentiğin kenarlarına damak kemiğinin piramidal çıkıntısı oturur. Arkada iki levha birbirinden uzaklaşarak V biçimli pterigoid çukuru sarar; çukurda medial pterigoid kas ve tensor veli palatini bulunur. Çukurun üstündeki sığ, oval skafoid çukurdan tensor veli palatini başlar (Gray, 1918).
Dış levha geniş, ince ve dışa dönüktür: dış yüzü infratemporal çukurun iç duvarına katılır ve lateral pterigoid kasa, iç yüzü medial pterigoid kasa tutunma yeri verir. İç levha daha dar ve uzundur; iç yüzü koananın dış sınırıdır ve alt ucu çengel biçimli pterigoid çengelde (hamulus pterygoideus) biter; tensor veli palatini kasının tendonu çengelin çevresinde kayar. Farinks aponörozu iç levhanın arka kenarı boyunca tutunur ve üst farinks büzücü kası bu kenarın alt üçte birinden başlar; arka kenarın ortasındaki tuba çıkıntısı (processus tubarius) östaki borusunun farinks ucunu destekler. Kafatasının alt yüzünde büyük kanat ile şakak kemiğinin kayalık kısmı arasındaki olukta (sulcus tubae auditivae) östaki borusunun kıkırdak kısmı yatar (Gray, 1918; FCAT, 1998).
Çıkıntının kökünde pterigoid (vidian) kanal (canalis pterygoideus) bulunur: foramen lacerumu pterigopalatin çukura bağlar ve vidian siniri ile ona eşlik eden arteri taşır (Gray, 1918; Triantafyllou ve Piagkou, 2025). Vidian siniri derin petrozal (sempatik) ve büyük petrozal (parasempatik) sinirlerin birleşmesiyle oluşur (Açar ve ark., 2019). Pterigopalatin çukurun arka duvarında yukarıdan aşağıya ve içe doğru üç açıklık sıralanır: yuvarlak delik, pterigoid kanal ve farinks kanalı (Gray, 1918).
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Eklemler. Gray kama kemiğinin 12 kemikle eklem yaptığını yazar: tek olanlar sapan, kalbur, alın ve art kafa kemikleri; çift olanlar yan kafa, şakak, elmacık ve damak kemikleri. Bir dipnotta bazen üst çenenin tüberositasıyla da eklem yaptığını ekler (Gray, 1918). StatPearls özetinde 8 kemik adı sayılır (Jamil ve Callahan, 2023); güncel bir gelişim derlemesi ise üst çeneyi olağan eklemler arasında sayar (Triantafyllou ve Piagkou, 2025). Ön kafa çukurunu sfenoetmoidal ve sfenofrontal, orta kafa çukurunu sfenoparietal, sfenoskuamozal ve sfenopetrozal dikişler kateder; göz çukurunun dış duvarında elmacık kemiği ile büyük kanat sfenozigomatik dikişle birleşir (Gray, 1918). Gövdenin ön yüzünün tırtıllı yan kenarı kalbur kemiğinin lamina papyracea’sıyla eklem yaparak arka etmoid hücrelerini tamamlar; alt kenarı damak kemiğinin göz çukuru çıkıntısıyla, üst kenarı alın kemiğinin göz çukuru levhasıyla birleşir (Gray, 1918).
Kemikleşme. Kama kemiğinin büyük kısmı kıkırdak içinde kemikleşir; toplam 14 merkez vardır: 6’sı presfenoid, 8’i postsfenoid için (Gray, 1918). Fetal 7.–8. aya kadar gövde iki parçadır: eyer tümseğinin önündeki presfenoid küçük kanatları taşır; arkadaki postsfenoid eyeri, eyer sırtını, büyük kanatları ve pterigoid çıkıntıları taşır (Gray, 1918). Güncel bir derlemeye göre kemik basisfenoid, orbitosfenoid, ala temporalis ve alar çıkıntı gibi birçok kıkırdak öncülden gelişir (Triantafyllou ve Piagkou, 2025). Hangi kısımların zar içinde kemikleştiği tartışmalıdır: Gray, Fawcett’e dayanarak büyük kanadın göz çukuru plağının, temporal çukurdaki kısmının ve dış pterigoid levhanın zarda kemikleştiğini yazar (Gray, 1918); bir başka kaynağa göre yalnızca iç pterigoid levha zar içi kemikleşmeyle oluşur (Tomaszewska ve ark., 2015); güncel derleme ise zar içi kemikleşmeyi nöral krest kökenli mezenşimden gelen bölgelere, özellikle büyük kanatların yan kısımlarına ve pterigoid çıkıntılara bağlar (Triantafyllou ve Piagkou, 2025).
Gövdenin orta hattındaki intrasfenoidal sinkondroz doğumdan sonra kaynaşır (Triantafyllou ve Piagkou, 2025). Gray’in verdiği zamanlar 1918’in bilgisidir; güncel bir derlemenin tablosu iç ve dış pterigoid levhalar için 12–14. haftaları verir (Triantafyllou ve Piagkou, 2025).
Klinik vaka
Vaka: Üçüncü kez menenjit geçiren çocuk
6 yaşında bir kız çocuğu son iki yılda üçüncü kez bakteriyel menenjitle hastaneye yatırılıyor. Boyu yaşıtlarından belirgin kısa; endokrin değerlendirmede birden fazla hipofiz hormonunda eksiklik saptanmış. Kafa travması öyküsü yok, burnundan berrak akıntı da fark edilmemiş. İnce kesitli BT’de kama kemiği gövdesinin orta hattında, burun-yutak tavanından hipofiz çukuruna uzanan yaklaşık 6 mm genişliğinde düzgün kenarlı bir kemik kanal görülüyor.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Klinik vaka
Vaka: Hipofiz ameliyatı öncesi BT
48 yaşında bir kadında görme alanı daralmasına yol açan büyük bir hipofiz adenomu saptanmış; endoskopik endonazal transsfenoidal ameliyat planlanıyor. Paranazal BT’de sfenoid sinüs postseller tipte; havalanma ön klinoide, pterigoid çıkıntıya ve büyük kanada uzanıyor. Solda iç karotis arter ve görme siniri sinüs boşluğuna belirgin kabarıklık yapıyor; görme sinirinin üzerindeki kemik yer yer seçilemiyor. Sinüsü bölen ana bölme orta hatta değil; sola kayarak sol karotis kabarıklığının üzerinde sonlanıyor.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
7.Kalbur kemiği (etmoid)
Kalbur kemiği (os ethmoidale), son derece hafif ve süngerimsi, kabaca küp biçimli bir kemiktir. Kafa tabanının ön kısmında, iki göz çukurunun arasında ve burnun tavanında oturur (Gray, 1918; FCAT, 1998). Orta hatta tektir ve alın kemiğinin ortasındaki dörtgen boşluğa, etmoidal çentiğe yerleşir (Plou ve ark., 2023). Beyin kutusu kemikleri arasında sayılsa da yüzün yapımına da katılır: üst burun boşluğunun tavanını ve yan duvarlarını, burun bölmesinin üst kısmını yapar ve göz çukurunun iç duvarına katılır (OpenStax 7.2; Yu ve Wang, 2023a).
Türkçe adı kemiğin üst levhasından gelir: kalbur, elek demektir ve bu levha elek gibi deliklidir. Deliklerden burnun tavanındaki koku hücrelerinin lifleri geçer; yani koku duyusu beyne bu kemiğin içinden ulaşır (Gray, 1918).
Gray kalbur kemiğini dört kısma ayırır (Gray, 1918):
- Kribriform (kalbur) levha (lamina cribrosa): yatay duran, kafa tabanına katılan delikli levha. Burun boşluklarının tavanıdır; üzerinde koku soğancığı durur ve deliklerinden koku sinirinin lifleri geçer. Ortasından yükselen kalın, düzgün, üçgen çıkıntı horoz ibiğine benzediği için horoz ibiği (crista galli) adını alır; uzun ince arka kenarına beynin iki yarısını ayıran zar perdesi, falx cerebri tutunur.
- Dik levha (lamina perpendicularis): kribriform levhanın altından inen ince, yassı, çokgen levha; burun bölmesinin üst kısmını yapar ve genellikle bir yana hafifçe eğiktir. Bölmenin alt ve arka kısmını sapan kemiği yapar (OpenStax 7.2).
- İki labirent (labyrinthus ethmoidalis): iki yandaki hafif kitleler. İçleri ince duvarlı hava boşluklarıyla, etmoid hücreleriyle doludur. Göz çukuruna bakan dış yüzleri çok ince bir levhadır (lamina papyracea) ve göz çukurunun iç duvarının en büyük kısmını yapar (Gray, 1918; Shumway ve ark., 2023).
Kavkalar ayrı bir kısım değil, labirentin parçasıdır: labirentin burna bakan iç yüzünden üst ve orta burun kavkaları sarkar. Alt kavka ise kalbur kemiğine ait değildir, ayrı bir kemiktir. Kavkalar içeri giren havayı döndürerek ısıtır ve nemlendirir; üst kavka küçüktür ve orta kavkanın üst-arkasında gizlidir (OpenStax 7.2).
Üç boyutlu sahne
Kalbur kemiği önden
Bu sahnedeki yapılar:
- Kalbur kemiği: Burun boşluğunun tavanını ve yan duvarlarının üst kısmını yapan kemik; koku liflerinin geçtiği delikli bir plak taşır.
Sahnede işaretli noktalar:
- Horoz ibiği (crista galli) (Crista galli), Kalbur kemiği
- Dik levha (Lamina perpendicularis ossis ethmoidalis), Kalbur kemiği
- Kalbur labirenti (Labyrinthus ethmoidalis), Kalbur kemiği
- Göz çukuru levhası (Lamina orbitalis ossis ethmoidalis), Kalbur kemiği
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Kribriform levha ve horoz ibiği. Kribriform levha alın kemiğinin etmoidal çentiğine oturur ve burun boşluklarının tavanını yapar (Gray, 1918). Horoz ibiğinin kısa, kalın ön kenarı alın kemiğiyle eklem yapar; buradaki iki küçük kanatçık (ala cristae galli) alın kemiğindeki çukurlara sıkıca oturur ve kör deliği (foramen caecum) tamamlar (Gray, 1918; Klempka ve ark., 2024). Gray’e göre bu delik genellikle burun boşluğundan üst sagital sinüse küçük bir ven geçirir. Horoz ibiğinin yan yüzleri düzgündür; içinde küçük bir hava boşluğu varsa bazen kabarıktır (Gray, 1918).
Horoz ibiğinin iki yanında levha dar ve derin oluklu; koku soğancığını taşır. Oluğun ortasındaki küçük delikler burun tavanına giden sinirleri geçirir; oluğun iç ve dış kenarlarındaki daha büyük delikler ise sırasıyla bölmenin üst kısmına ve üst kavkaya giden sinirleri taşır (Gray, 1918). Horoz ibiğinin iki yanında sert zarın bir uzantısının girdiği küçük bir yarık, bu yarığın dışında da nazosiliyer sinirin geçtiği bir çentik ya da delik vardır; bu çentikten ön etmoidal deliğe doğru bir oluk uzanır (Gray, 1918). Ön etmoidal deliğin kafa içi ağzı olfaktor oluğun dış kenarının ortasına yakındır; arka etmoidal delik bu kenarın arka ucunda, kama kemiğinin öne uzanan lamelinin altında açılır (Gray, 1918). Kribriform levha hava ile kemiğin iç içe geçtiği gözenekli, düşük yoğunluklu bir yapıdır; bu yüzden görüntülemede seçilmesi zordur (Klempka ve ark., 2024).
Koku çukuru ve etmoid tavanı. Ön kafa boşluğunda tabanını kribriform levhanın yaptığı çukura koku (olfaktor) çukuru denir; içte horoz ibiği, dışta kribriform levhanın lateral lameli sınırlar (Babu ve ark., 2018). Etmoid hücrelerini ön kafa çukurundan ayıran tavan fovea ethmoidalis’tir (etmoid tavanı): en alçak noktası kribriform levhayla birleştiği iç kenarıdır ve dışa doğru giderek yükselir (Abdullah ve ark., 2020). Koku çukurunun derinliği, yani lateral lamelin dikey yüksekliği, Keros sınıflamasının ölçütüdür (Babu ve ark., 2018); sınıflama uzman düzeyinde sayılarla anlatılır.
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Keros sınıflaması: eşikler bile farklı. Keros koku çukurunu derinliğine göre üç tipe ayırır; ama sınır değerler çalışmalara göre değişir: Babu ve arkadaşları 1–3,9 / 4–7,9 / ≥8 mm (Babu ve ark., 2018), Costa ve arkadaşları tip I için <3,0 mm, tip II için 4,0–7,0 mm, tip III için 8,0–16,0 mm eşiklerini kullanır (Costa ve ark., 2019). Bu boşluklar seriler arasında karşılaştırmayı zorlaştırır (tablo).
Kerala’daki 1200 kişilik BT çalışmasında koku çukuru derinliği ortalama 5,26 mm’ydi. Tip III sağda (%9) soldan (%6,8), erkeklerde (%9,5) kadınlardan (%5,9) sıktı. İki taraf arasında ≥0,1 mm’lik derinlik farkı olarak tanımlanan asimetri kişilerin %75’inde vardı; asimetrisi olanların %10,1’inde fark 2 mm’yi aşıyordu ve bütün kişilerin %21,7’sinde iki tarafın Keros tipi farklıydı (Babu ve ark., 2018). Bir derlemeye göre Keros tipi öteki kafa tabanı ölçüleriyle neredeyse ilişkisizdir (korelasyon katsayıları <0,12): her ölçü ayrı bilgi verir ve Keros tek başına bir risk göstergesi değildir (Gupta ve ark., 2026).
Gera sınıflaması lateral lamel ile kribriform levhadan geçen yatay düzlemin uzantısı arasındaki açıyı ölçer: sınıf I >80° (düşük risk), sınıf II 45–80° (orta risk), sınıf III <45° (yüksek risk). Malezya’da Universiti Sains Malaysia’da incelenen 150 BT’de (300 taraf) açı ortalama 70,1° (28–88°) idi; tarafların %72,3’ü sınıf II, %23,7’si sınıf I, %4,0’ü sınıf III’tü. Aynı seride kribriform derinliği (lateral lamel yüksekliği) ortalama 3,4 mm (1,0–6,9 mm) idi (Abdullah ve ark., 2020).
Asimetri. Kafa tabanında olguların %50’sinde bir yana yassılaşma ya da eğim biçiminde taraf farkı vardır; etmoid tavanının yüksekliğinde asimetri olduğunda olguların üçte ikisinde sağ taraf soldan alçaktır (Hosemann ve Draf, 2013). Bir İran çalışmasında asimetri kişilerin yaklaşık %18–20’sinde bulunmuştur; asimetrik tavanda alçak taraftaki diseksiyon, özellikle o tarafın yüksekliği 1–2 mm’ye yaklaştığında kafa tabanını delme açısından daha risklidir (Gupta ve ark., 2026).
Tip III sıklığı topluma göre %0 (Malezya; Abdullah ve ark., 2020) ile bir Umman serisinde %36 (Papadopoulou ve ark., 2021) arasında bildirilmiştir. Eşik değerler farklı olduğu için oranlar doğrudan karşılaştırılmamalıdır.
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Dik levha. Ön kenarı alın kemiğinin dikeni ve burun kemiklerinin kristasıyla, arka kenarının üst yarısı kama kristasıyla, alt yarısı sapan kemiğiyle eklem yapar; daha kalın olan alt kenarına burun bölmesinin kıkırdağı tutunur (Gray, 1918). Böylece dik levha, sapan kemiği ve dörtgen kıkırdakla birlikte burun bölmesini yapar (Plou ve ark., 2023). Yüzlerinin üst kısmındaki oluk ve kanalcıklar, kribriform levhanın iç deliklerinden gelen koku sinir liflerini taşır (Gray, 1918). Gray burun bölmesinin sıklıkla bir yana, sağdan çok sola eğildiğini yazar (Gray, 1918). Bölmenin arka kısmında sfenoid sinüsten ya da horoz ibiğinden uzanan hava hücreleri bulunabilir; bunlar genellikle önemsizdir (Papadopoulou ve ark., 2021).
Labirent ve etmoid hücreleri. Labirent, iki dikey kemik levha arasına yerleşmiş çok sayıda ince duvarlı hava boşluğundan oluşur: dış levha göz çukuruna, iç levha burun boşluğuna katılır (Gray, 1918). Tek başına kemikte bu hücrelerin çoğu açıktır; eklemli kafatasında ise burun boşluğuna açıldıkları yer dışında her yandan kapanır. Hücreleri alın, üst çene, gözyaşı, kama ve damak kemikleri tamamlar; hücreler üst burun boşluğu ile göz çukurları arasındadır ve bunlardan ince kemik lamellerle ayrılır (Gray, 1918). Sınırları dışta lamina papyracea, üstte fovea ethmoidalis, arkada kama gövdesi, önde gözyaşı ve alın kemikleridir (Lee ve ark., 2022). Labirentin üst yüzündeki yarım hücreleri alın kemiğindeki etmoidal çentiğin kenarları tamamlar; bu yüzü kateden iki oluk alın kemiğiyle eklem yapınca ön ve arka etmoidal kanallara dönüşür ve göz çukurunun iç duvarına açılır (Gray, 1918).
Kaç grup? Gray ve TA98 hücreleri üç gruba ayırır: ön, orta ve arka (cellulae ethmoidales anteriores, mediae, posteriores) (Gray, 1918; FCAT, 1998). Güncel cerrahi anatomi ise hücreleri bazal lamel ile ön ve arka iki gruba ayırır; bu şemada ayrı bir orta grup yoktur (Lee ve ark., 2022). Gray’e göre ön ve orta gruplar orta burun yoluna açılır: ön grup infundibulum yoluyla, orta grup etmoid kabarcığının üstüne ya da hemen üstüne. Arka hücreler üst kavkanın altında üst burun yoluna açılır; bazen biri ya da birkaçı sfenoid sinüse açılır (Gray, 1918). Arka hücreler genellikle daha büyük ve daha az sayıdadır ve üst ya da en üst (supreme) burun yoluna açılır (Lee ve ark., 2022).
Üç boyutlu sahne
Kalbur kemiği soldan: göz çukuruna bakan yüz
Bu sahnedeki yapılar:
- Kalbur kemiği: Burun boşluğunun tavanını ve yan duvarlarının üst kısmını yapan kemik; koku liflerinin geçtiği delikli bir plak taşır.
Sahnede işaretli noktalar:
- Horoz ibiği (crista galli) (Crista galli), Kalbur kemiği
- Kalbur labirenti (Labyrinthus ethmoidalis), Kalbur kemiği
- Göz çukuru levhası (Lamina orbitalis ossis ethmoidalis), Kalbur kemiği
- Orta burun kavkası (Concha nasalis media), Kalbur kemiği
Göz çukuru levhası (lamina papyracea). Labirentin dış yüzü ince, düz, dikdörtgen bir levhadır; Gray ona lamina papyracea (os planum) der, TA98’deki adı lamina orbitalis’tir (Gray, 1918; FCAT, 1998). Klinikte eski adı yaygın olarak kullanılır. Levha orta ve arka hücreleri örter; üstte alın kemiğinin göz çukuru levhasıyla, altta üst çene ve damak kemiğinin göz çukuru çıkıntısıyla, önde gözyaşı kemiğiyle, arkada kama kemiğiyle eklem yapar. Önündeki kırık hücreleri gözyaşı kemiği ve üst çenenin alın çıkıntısı tamamlar (Gray, 1918).
Göz çukurunun iç duvarı önden arkaya üst çenenin alın çıkıntısı, gözyaşı kemiği, lamina papyracea ve optik kanalın önündeki küçük bir kama gövdesi parçasıyla yapılır; duvarda üç dikey dikiş vardır: lakrimomaksiller, lakrimoetmoidal ve sfenoetmoidal (Gray, 1918). İç duvarın en büyük kısmı kalbur kemiğindendir (Shumway ve ark., 2023). Alın–kalbur dikişinde ön ve arka etmoidal delikler bulunur: öndeki nazosiliyer siniri ve ön etmoidal damarları, arkadaki arka etmoidal sinir ve damarları geçirir (Gray, 1918). Bu delikler kribriform deliklerin dışındadır ve kribriform levhanın ön ve arka sınırlarına karşılık gelir (Cohen ve ark., 2025).
İç yüz: kavkalar ve burun yolları. Labirentin iç yüzü burun boşluğunun yan duvarının bir parçasıdır: kribriform levhanın altından inen ince bir lameldir ve aşağıda serbest, kıvrık bir kenarla, orta burun kavkasıyla (concha nasalis media) biter. Orta kavka labirentin iç yüzü boyunca uzanır; serbest alt kenarı kalındır ve içbükey dış yüzü orta burun yolunu yapmaya yardım eder. İç yüzün arka kısmındaki dar, eğik yarık üst burun yoludur; üstünü ince, kıvrık üst burun kavkası (concha nasalis superior) sınırlar ve arka hücreler buraya açılır (Gray, 1918). Üst burun yolu, orta kavkanın üst kenarının yaklaşık yarısı boyunca uzanan kısa, eğik bir geçittir. Üst kısımdaki oluklar üst kavkayı örten mukozaya giden koku sinir dallarını taşır; koku bölgesi üst kavka ile bölmenin karşısındaki kısmından oluşur (Gray, 1918).
Orta burun yolunun yapıları. Labirentin ön kısmından aşağı ve geriye kıvrık, ince bir lamel uzanır: çengel çıkıntı (processus uncinatus). Maksiller sinüsün iç duvarının küçük bir kısmını yapar ve alt kavkanın etmoidal çıkıntısıyla eklem yapar (Gray, 1918); uzunluğu değişken, mukozayla örtülü, yarım ay biçimli bir kemik çıkıntıdır (Güngör ve ark., 2016). Orta hücrelerin kabarıklığı etmoid kabarcığıdır (bulla ethmoidalis): boyutu içindeki hücrelerin boyutuna bağlıdır (Gray, 1918) ve ön etmoid kompleksinin en büyük, en az değişken hücresidir (Papadopoulou ve ark., 2021). İkisinin arasındaki yarım ay biçimli açıklık yarım ay yarığıdır (hiatus semilunaris): alt sınırı çengel çıkıntının keskin, içbükey kenarı, üst sınırı etmoid kabarcığıdır (Gray, 1918; Güngör ve ark., 2016). Yarık, kıvrık bir kanala, etmoid hunisine (infundibulum ethmoidale) açılır; huninin üstünde kabarcık, altında çengel çıkıntının dış yüzü vardır ve ön hücreler huninin ön kısmına açılır. Kabarcığın altında, çengel çıkıntının alt ucuyla kısmen örtülü olarak maksiller sinüsün ağzı bulunur; koronal kesitte bu ağız sinüsün tavanına yakındır (Gray, 1918).
Frontal, ön etmoid ve maksiller sinüslerin drenajının toplandığı bu bölgeye ön ostiomeatal ünite denir; arka etmoid ve sfenoid sinüslerin açıldığı sfenoetmoidal girintiye ise arka ostiomeatal ünite denir (Güngör ve ark., 2016).
Kaynaklar: Gray (1918); FCAT (1998); Tuysuz ve ark. (2026). Kribriform delikler, etmoidal kanallar ve hücre bölmeleri sadeleştirilmiş üç boyutlu modelde seçilmez.
Klinik vaka
Vaka: Burun akıntısından sonra şişen göz kapağı
8 yaşında bir çocuk, bir haftadır süren burun akıntısı ve ateşten sonra sol göz kapaklarında şişlik ve kızarıklıkla getiriliyor. Son gün sol gözü hafifçe öne fırlamış; gözünü hareket ettirince ağrısı var. Görmesi korunmuş. BT’de sol etmoid hücreleri opak; göz çukurunun iç duvarı boyunca kemik ile göz çukuru zarı (periorbita) arasında sınırlı bir sıvı birikimi görülüyor.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Lamina papyracea dehisensi. İstanbul’daki Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde 3052 hastanın BT’sinde dehisens %2,3 idi; erkeklerde daha sıktı, %95,7’si tek taraflı ve %75,7’si ön etmoid hücreleri hizasındaydı (Tuysuz ve ark., 2026). Yüksek çözünürlüklü BT çalışmalarında oran %1–3 aralığına daralmıştır (Tuysuz ve ark., 2026); Nepal’de 360 BT’lik bir seride dehisens ya da eski kırık %2,8 bulundu (Dahal ve ark., 2025). Dehisens göz çukuru içeriğinin etmoide sarkmasına yol açabilir (Papadopoulou ve ark., 2021). Medial rektus kasının zarar görmesi sinüs cerrahisinde yaklaşık binde bir sıklıktadır (Hosemann ve Draf, 2013). Subperiostal apse genellikle iç ya da üst duvar ile periorbita arasında oluşur (Dankbaar ve ark., 2015).
İç duvar topluma göre de değişir. Singapur’daki Changi General Hospital’ın yüz travması veritabanından dört etnik gruptan (Çinli, Malay, Hintli, beyaz) 20’şer kişide etmoid sinüs uzunluğu ortalama 37,4 mm (27,0–45,8), genişliği 10,9 mm (7,5–16,1), hacmi 3565 mm³ (1892–5818) idi; beyazlarda maksiller sinüsün arka duvarı arka etmoid duvarının önündeydi, öteki üç grupta tersi (Chan ve ark., 2021). Kadavra çalışmalarında bir kişideki etmoid hücre sayısı 3–20, ortalama 9’dur; etmoid alanın dışına taşan hücrelere “ekstramural hücreler” denir (Lee ve ark., 2022).
Alın–kalbur dikişi zar içi (alın) ve kıkırdak içi (kalbur) kemikleşmeyi birleştiren özel bir dikiştir (Cohen ve ark., 2025). Ön etmoidal arter arka etmoidal arterden daha sabittir (Cohen ve ark., 2025).
Çengel çıkıntının üst yapışması frontal sinüsün drenaj yolunu belirler. Stammberger üç olası yapışma yeri tanımladı: lamina papyracea, kafa tabanı ve orta kavka; Landsberg ve Friedman altı tip ayırdı (Güngör ve ark., 2016). Çok düzlemli BT, çıkıntının aynı anda birden çok yere yapışabildiğini göstermiştir (Dassi ve ark., 2020). Çengel çıkıntı lamina papyracea’ya yapışırsa etmoid hunisi üstte kör bir kese, terminal girinti olarak kapanır (Papadopoulou ve ark., 2021). Gray olguların yarısından biraz fazlasında huninin doğrudan frontonazal kanalla devam ettiğini, çengel çıkıntının ön ucu kabarcığın ön kısmına kaynaşırsa bu devamlılığın kesildiğini ve frontonazal kanalın doğrudan orta burun yolunun ön ucuna açıldığını yazar (Gray, 1918); güncel anlatım ise frontal drenajı çengel çıkıntının (bazen aynı anda birden çok) üst yapışmasına göre tarif eder (Dassi ve ark., 2020). Çıkıntının içe sapması orta burun yolunu, dışa sapması etmoid hunisini tıkayabilir (Papadopoulou ve ark., 2022); havalanması %2–14 sıklıktadır ve agger nasi hücrelerinin çıkıntının ön-üst kısmına büyümesiyle açıklanır (Papadopoulou ve ark., 2021).
Hücreler. Agger nasi en öndeki etmoid hücresidir, frontal girintinin ön sınırını belirler ve frontal sinüse ulaşmak için yer imi olarak kullanılır; iç duvarının çengel çıkıntıyla birleşmesi “dikey çubuk” denen işareti yapar (Dassi ve ark., 2020). Bildirilen sıklığı %10–98 gibi geniş bir aralıktadır (Papadopoulou ve ark., 2021); Nepal serisinde %82,2 idi (Dahal ve ark., 2025). Göz çukuru tabanına gelişen etmoid hücreleri Haller (infraorbital) hücreleridir: ilk kez 1765’te Albert von Haller tanımladı ve sıklıkları %8–57 gibi çok değişken bildirilir. Supraorbital etmoid hücreleri erişkinlerin %15’ine kadarında görülür ve endoskopide frontal sinüs ağzıyla kolayca karıştırılabilir (Papadopoulou ve ark., 2021). Etmoid kabarcığı olguların %92’sinde bulla lamelinin havalanmasıyla oluşur, ama her zaman havalı değildir (Güngör ve ark., 2016).
Kavkalar. Konka bülloza yedi yaşından sonra belirginleşir ve ergenlikten sonra da gelişmeyi sürdürür; yerine göre lameller, bülböz ve yaygın tiplere ayrılır (Papadopoulou ve ark., 2021). Sıklığı tanıma çok bağlıdır: literatürde %15–80, en yüksek kronik sinüzitlilerde (Papadopoulou ve ark., 2021); herhangi bir kavkada herhangi boyutta havalanma sayıldığında Creighton Üniversitesi’ndeki 883 konik ışınlı BT’de %67,5 (Smith ve ark., 2010); ince kesitli BT’de %22–53 ve çoğu kez karşı tarafa doğru burun bölmesi eğriliğiyle birlikte (van Lindert ve ark., 2010). Düzce’de 175 hastada %33,1, Brezilya’da 297 konik ışınlı BT’de en az bir kavkada %44,4, İtalya’da 200 BT’de %57–64 bulunmuştur (Belada ve ark., 2025; Ruiz ve ark., 2025; Gibelli ve ark., 2021). Paradoks orta kavkada dışbükeylik yan duvara doğru, dışa bakar (Papadopoulou ve ark., 2021). 185 endoskopik hipofiz ameliyatının %2,7’sinde konka bülloza yolu kapattı (van Lindert ve ark., 2010). En üst (supreme) kavka ve Zuckerkandl kavkası kalbur kemiğinin burun boşluğu üst kısmındaki fazladan çıkıntılarıdır: Brezilya’da Rio Grande do Norte Federal Üniversitesi’ndeki 59 kadavra yarım başında supreme kavka %37,3, Zuckerkandl kavkası %1,7 bulundu; literatürde supreme kavka sıklığı %8–77’dir ve ilk kez Santorini 1724’te bildirmiştir (Montello ve ark., 2026).
Horoz ibiği havalanması topluma göre %2,8–14,1 sıklıkta bildirilir; havalanmanın etmoid sinüsten mi yoksa frontal sinüsten mi kaynaklandığı konusunda iki görüş vardır (Socher ve ark., 2013). 6224 BT’lik bir seride %9,4, 99 kişilik bir seride %22,2 bulunmuştur (Papadopoulou ve ark., 2021); Nepal serisinde %16,7 idi (Dahal ve ark., 2025).
Onodi (sfenoetmoidal) hücresi. Ónodi 1903’te, en arka ya da en yandaki etmoid hücresinin sfenoid sinüsün yanına ve/veya üstüne doğru uzandığı durumu cellula sphenoethmoidalis olarak tanımladı (Fadda ve ark., 2024); bazı kaynaklar yılı 1904 olarak verir (Cherla ve ark., 2013). Bugünkü tanımıyla Onodi hücresi, sfenoid sinüsün üstünde yer alan ve en az bir görme sinirine ya da iç karotis artere yakın bir arka etmoid hücresidir (Cherla ve ark., 2013); terim TA98’de yer almaz. Bir gelişim görüşüne göre arka-üst etmoid hücreleri kama gövdesinin üst kısmına büyüyerek optik kanalı sarabilir ve Türk eyerine uzanabilir; sfenoid sinüs gövdenin alt kemikleşme merkezinde gelişirken üst merkez kalbur kemiğiyle kaynaşır (Cherla ve ark., 2013).
Sıklık yönteme göre %8–65 arasında değişir ve kadavrada daha yüksektir (Fadda ve ark., 2024). San Luigi Gonzaga Üniversite Hastanesi’nde üç düzlemde incelenen 430 BT’de Onodi hücresi %21,6 bulundu; en sık tip I (sinüsün üstünde ve iç yanında) idi. Olguların %18,3’ünde optik kanal çevresinin yarısından fazlasıyla hücrenin içine kabarıyordu (tip IV); %8,6’sında iç karotis arter hücreye çıkıntı yapıyordu (Fadda ve ark., 2024). Bir sistematik derlemenin toplum tablosunda sıklık Çin serilerinde %11, beyazlarda %25, bir Türk serisinde %10,6’dır (Papadopoulou ve ark., 2021). Nijerya’da %18,4 (literatür %8–33,3) (Famurewa ve ark., 2018), Yunanistan’da 253 BT’de %15 (iki taraflı %4,7) (Papadopoulos-Manolarakis ve ark., 2026), Suudi Arabistan’da %33 bildirilmiştir (Al-Muhanna ve ark., 2026).
Neden önemli? Onodi hücresi ile sfenoid sinüs bir duvarı paylaşır: hücrenin arka duvarı sinüsün ön duvarıdır ve hücre sinüs sanılabilir (Famurewa ve ark., 2018). 185 endoskopik transsfenoidal ameliyatlık bir seride, girilen boşluğun sfenoid sinüs sanıldığı büyük bir Onodi hücresi yön kaybına yol açtı; iki olguda (%1) bu yön kaybı ön kafa tabanının istenmeden açılması ve BOS akışıyla sonuçlandı (van Lindert ve ark., 2010). Onodi hücresi sfenoid sinüsün doğal ağzını yukarı iter (Fadda ve ark., 2024). Hücrenin en arka noktası sinüsün ön yüzünün 1,5 cm ötesine uzanabilir; hücre saptanırsa sfenoid sinüse hücrenin alt-iç tabanından girilmesi önerilir (Cherla ve ark., 2013). Hücredeki bir mukosel ya da piyosel görme sinirini sıkıştırarak retrobulber optik nöropatiye yol açabilir. Hücrenin orta hatta, iki sinüsün üstünde ve en az bir optik kabarıklıkla yer aldığı “santral Onodi hücresi” ilk kez tek bir olguyla bildirilmiştir (Cherla ve ark., 2013).
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Eklemler. Gray kalbur kemiğinin 15 kemikle eklem yaptığını yazar: 4 kafatası kemiği (alın, kama ve iki sfenoid kavka) ve 11 yüz kemiği (iki burun, iki üst çene, iki gözyaşı, iki damak, iki alt kavka ve sapan kemiği). Gray’in sayımında sfenoid kavkalar ayrı kafatası kemikleridir (Gray, 1918). Ön kafa çukurunu frontoetmoidal ve sfenoetmoidal dikişler kateder (Gray, 1918).
Kemikleşme. Kalbur kemiği burun kapsülünün kıkırdağında üç merkezden kemikleşir: biri dik levha, birer tane iki labirent için (Gray, 1918); güncel bir derleme de üç merkezi doğrular (Cohen ve ark., 2025). Önce labirentler kemikleşir: fetal 4.–5. aylar arasında lamina papyracea bölgesinde kemik tanecikleri belirir ve kavkalara yayılır. Doğumda kemik yalnızca iki küçük, az gelişmiş labirentten ibarettir. Doğumdan sonraki ilk yılda dik levha ve horoz ibiği tek bir merkezden kemikleşmeye başlar ve ikinci yılın başında labirentlere katılır; kribriform levha kısmen dik levhadan, kısmen labirentlerden kemikleşir (Gray, 1918). Sfenoid kavkalar 4. yılda labirentlere kaynaşır (Gray, 1918); kama–kalbur sinkondrozu 7–8 yaşına kadar kaynaşır (Triantafyllou ve Piagkou, 2025).
Hücrelerin gelişimi. Gebeliğin 12. haftasında orta burun yolunun yan duvarında kıkırdak bir kabartı olarak ilkel etmoid kabarcığı belirir; ön hücreler 22. haftadan itibaren görülür, arka hücreler fetal 16.–20. haftalarda infundibulumun arka kısmından gelişmeye başlar. Doğumda kişinin sahip olacağı bütün etmoid hücreleri küçük ve az gelişmiş olarak vardır. Etmoid hücreleri tam gelişen ilk paranazal sinüstür: çoğu çalışmaya göre yaklaşık 12 yaşında erişkin boyutuna ulaşır, bazı çalışmalar büyümenin 15 ya da 18 yaşına kadar sürdüğünü bildirir; hızlı büyüme dönemi 0–7 yaştır. Kadınlarda etmoid hücreleri %5–10 daha küçük olma eğilimindedir (Lee ve ark., 2022). Ekstramural hücreleri de sayan bir MR çalışmasında (n=1452) etmoid sinüs 0–3 aylıkken 26,2 × 6,7 × 6,1 mm (uzunluk × yükseklik × genişlik), 15–18 yaşında 55,2 × 21,9 × 16,4 mm idi (Lee ve ark., 2022).
Üç boyutlu sahne
Kalbur kemiği komşularıyla: kama ve sapan kemiği
Bu sahnedeki yapılar:
- Kama kemiği: Kafatası tabanının ortasında, kanatlarını açmış bir kelebeğe benzeyen kemik; hipofiz bezi üst yüzündeki çukurda oturur.
- Kalbur kemiği: Burun boşluğunun tavanını ve yan duvarlarının üst kısmını yapan kemik; koku liflerinin geçtiği delikli bir plak taşır.
- Sapan kemiği: Burun bölmesinin (septum) arka ve alt kısmını oluşturan üçgen biçimli tek kemik; üst kısmı kalbur kemiğinin dik plağıdır.
Sahnede işaretli noktalar:
- Horoz ibiği (crista galli) (Crista galli), Kalbur kemiği
- Kalbur labirenti (Labyrinthus ethmoidalis), Kalbur kemiği
- Göz çukuru levhası (Lamina orbitalis ossis ethmoidalis), Kalbur kemiği
- Orta burun kavkası (Concha nasalis media), Kalbur kemiği
- Sapan kemiği (Vomer), Sapan kemiği
- Kama kemiği, büyük kanat (Facies temporalis alae majoris), Kama kemiği
- Pterigoid dış levha (Lamina lateralis processus pterygoidei), Kama kemiği
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Klinik vaka
Vaka: Sinüs ameliyatından sonra burundan gelen berrak sıvı
52 yaşında bir kadına kronik rinosinüzit ve polip nedeniyle iki taraflı endoskopik sinüs ameliyatı yapılıyor. Üç gün sonra öne eğilince sağ burun deliğinden berrak, sulu bir akıntı geldiğini fark ediyor. Ameliyat öncesi koronal BT yeniden incelendiğinde sağ koku çukurunun derinliği 9 mm (solda 5 mm), sağ etmoid tavanı soldan belirgin alçak ve sağda lateral lamel ile kribriform düzlemi arasındaki açı 40° ölçülüyor.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
8.Yüz kemikleri: üst çene, elmacık kemiği ve beş küçük kemik
Yüzün iskeletini 14 kemik yapar. Bu bölümde alt çene dışındaki on üç kemiği tek tek ele alıyoruz: yüzün her yanında birer tane bulunan üst çene, elmacık, burun, gözyaşı ve damak kemikleri ile alt burun kavkası, bir de orta hatta tek duran sapan kemiği (vomer) (OpenStax 7.2). Alt çene kendi bölümünde anlatılıyor.
Bu kemikler üç boşluğun duvarlarını örer: göz çukuru, burun boşluğu ve ağzın tavanı olan sert damak. Kalbur kemiği beyin kutusu kemiklerinden sayılır ama burun bölmesine, burun boşluğunun ve göz çukurunun duvarlarına da katılır; bu yüzden aşağıda adı sık sık geçecek (OpenStax 7.2).
Yüz, beyin kutusundan geç büyür. Doğumda yüzün hacmi beyin kutusununkinin yalnızca sekizde biri kadardır; erişkinde yarısına ulaşır. Bebeğin yüzünün küçük olmasının başlıca nedenleri çenelerin henüz gelişmemiş, dişlerin çıkmamış ve sinüslerin küçük olmasıdır; doğumda burun boşlukları da neredeyse tümüyle iki göz çukurunun arasında kalır. Ergenliğe yaklaşırken yüzde ikinci bir büyüme atağı olur ve bu atak sinüslerin gelişmesiyle birlikte yürür. Yaşlılıkta en çarpıcı değişiklik, dişler döküldükçe diş yuvası çıkıntılarının erimesi ve çenelerin küçülmesidir (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Alt çene dışındaki on üç yüz kemiği
Bu sahnedeki yapılar:
- Alın kemiği: Alnı ve göz çukurlarının tavanını oluşturan kemik; frontal lobun önünü korur.
- Yan kafa kemiği (sol): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Yan kafa kemiği (sağ): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Şakak kemiği (sol): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Şakak kemiği (sağ): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Art kafa kemiği: Kafatasının arka ve alt bölümünü oluşturan kemik; omurilik soğanı, tabanındaki büyük delikten (foramen magnum) geçerek omuriliğe devam eder.
- Kama kemiği: Kafatası tabanının ortasında, kanatlarını açmış bir kelebeğe benzeyen kemik; hipofiz bezi üst yüzündeki çukurda oturur.
- Kalbur kemiği: Burun boşluğunun tavanını ve yan duvarlarının üst kısmını yapan kemik; koku liflerinin geçtiği delikli bir plak taşır.
- Alt çene kemiği: Alt çeneyi oluşturan, kafatasının tek hareketli kemiği. Alt dişleri taşır; kondili şakak kemiğiyle çene eklemini (temporomandibular eklem) yapar. Doğumda iki parçadır, ilk yılda kaynaşır.
- Üst çene kemiği (sol): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Üst çene kemiği (sağ): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Elmacık kemiği (sol): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Elmacık kemiği (sağ): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Burun kemiği (sol): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Burun kemiği (sağ): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Gözyaşı kemiği (sol): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Gözyaşı kemiği (sağ): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Damak kemiği (sol): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Damak kemiği (sağ): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Sapan kemiği: Burun bölmesinin (septum) arka ve alt kısmını oluşturan üçgen biçimli tek kemik; üst kısmı kalbur kemiğinin dik plağıdır.
- Alt burun kavkası (sol): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
- Alt burun kavkası (sağ): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
Üst çene kemiği (maxilla) alt çeneden sonra yüzün en büyük kemiğidir; sağ ve sol üst çene birleşerek üst çenenin tamamını yapar. Her biri üç boşluğun sınırına katılır: ağzın tavanı, burun boşluğunun tabanı ve yan duvarı, göz çukurunun tabanı (Gray, 1918). Yüzün ortasındaki bu kemik bir taşıyıcı gibi de çalışır: çiğnerken doğan kuvvetler üst çenenin alın ve elmacık çıkıntıları üzerinden kafatasına iletilir (Soriano ve Brizuela, 2025).
Kemik bir gövde ve ondan uzanan dört çıkıntıdan oluşur (Gray, 1918):
- Alın çıkıntısı (processus frontalis): burnun yanından yukarı, alın kemiğine uzanan güçlü bir levha.
- Elmacık çıkıntısı (processus zygomaticus): gövdenin yan köşesindeki pürüzlü kabartı; elmacık kemiğiyle eklem yapar.
- Diş yuvası çıkıntısı (processus alveolaris): üst dişleri taşıyan kavisli alt kısım; her üst çenede sekiz diş yuvası vardır.
- Damak çıkıntısı (processus palatinus): gövdeden içeri uzanan yatay levha; karşı taraftakiyle sert damağın büyük kısmını yapar.
Gövde piramide benzer ve içi boştur: içinde büyük bir hava boşluğu, maksiller sinüs (sinus maxillaris) bulunur (Gray, 1918).
Önden bakınca en çok işe yarayan işaretler şunlardır:
- Göz altı kenarı (margo infraorbitalis): göz çukurunun alt kenarı; üst çene ile elmacık kemiği birlikte yapar (Gray, 1918).
- Göz altı deliği (foramen infraorbitale): göz altı kenarının ortalama 6–7 mm altında açılır (Singh, 2011; Nanayakkara ve ark., 2016). Göz altı siniri ve damarları buradan yüze çıkar (Gray, 1918); bu sinir burnun, üst dudağın ve yanağın ön kısmının duyusunu taşır (OpenStax 7.2).
- Köpek dişi çukuru (fossa canina): göz altı deliğinin altındaki çukurluk (Gray, 1918).
- Ön burun dikeni (spina nasalis anterior): iki üst çenenin burun çentiklerinin altta birleşerek yaptığı sivri çıkıntı; burnun kemik açıklığının alt kenarının ortasındadır (Gray, 1918).
- Üst çene yumrusu (tuber maxillae): gövdenin arka-alt kısmındaki kabarıklık; yirmi yaş dişi çıktıktan sonra belirginleşir (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Sol üst çene tek başına: önden
Bu sahnedeki yapılar:
- Üst çene kemiği (sol): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
Sahnede işaretli noktalar:
- Alın çıkıntısı (Processus frontalis maxillae), Üst çene kemiği (sol)
- Elmacık çıkıntısı (Processus zygomaticus maxillae), Üst çene kemiği (sol)
- Göz altı kenarı (Margo infraorbitalis), Üst çene kemiği (sol)
- Göz altı deliği (Foramen infraorbitale), Üst çene kemiği (sol)
- Köpek dişi çukuru (Fossa canina), Üst çene kemiği (sol)
- Ön burun dikeni (Spina nasalis anterior), Üst çene kemiği (sol)
- Diş yuvası çıkıntısı (Processus alveolaris maxillae), Üst çene kemiği (sol)
Maksiller sinüs üst çenenin gövdesini dolduran, duvarları her yerde çok ince olan bir hava boşluğudur (Gray, 1918). Komşulukları onu klinikte önemli kılar:
- Tavanı göz çukurunun tabanıdır (Shumway ve ark., 2023).
- İç duvarı burun boşluğunun yan duvarıdır; sinüs burna bu duvarın üst kısmındaki küçük bir ağızla, orta burun yolundan (orta ve alt burun kavkaları arasındaki geçitten) açılır (Gray, 1918). Ağız yüksekte olduğu için sinüs zor boşalır (OpenStax 7.2).
- Tabanı diş yuvası çıkıntısıdır: birinci ve ikinci büyük azı dişlerinin köklerine karşılık gelen konik kabarıklıklar tabana doğru uzanır ve bazı kişilerde kökler tabanı deler (Gray, 1918).
Sinüsün büyüklüğü kişiden kişiye, hatta aynı kişinin iki yanı arasında değişir (Gray, 1918).
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Gövdenin dört yüzü vardır: ön, arka (infratemporal), üst (göz çukuru) ve iç (burun) yüzü. Üst çene ayrıca iki çukura (infratemporal ve pterigopalatin) ve iki yarığa (alt orbital ve pterigomaksiller) katılır (Gray, 1918).
Ön yüz (facies anterior). Alt kısmında diş köklerine karşılık gelen kabartılar sıralanır. Kesici dişlerin üstünde sığ kesici çukur, onun dışında köpek dişi yuvasına karşılık gelen dikey köpek dişi kabartısı, kabartının dışında da kesici çukurdan daha geniş ve derin köpek dişi çukuru bulunur. Çukurun üstünde, göz altı kanalının ucu olan göz altı deliği açılır. Yüzün iç kenarı derin burun çentiğidir (incisura nasalis); çentik aşağıda sivri bir uçla biter ve karşı taraftakiyle ön burun dikenini yapar (Gray, 1918).
Arka (infratemporal) yüz (facies infratemporalis). Ön yüzden elmacık çıkıntısı ve birinci büyük azı dişinin yuvasından yükselen güçlü bir sırtla ayrılır; infratemporal çukurun ön duvarına katılır. Ortasında diş yuvası kanallarının ağızları vardır; arka üst alveoler damarlar ve sinirler bunlardan geçer (Gray, 1918). Terminologia Anatomica’nın notuna göre üst çenede genellikle üç takım alveoler delik bulunur (FIPAT, 2019). Alt kısımdaki üst çene yumrusu dış yanında damak kemiğinin piramit çıkıntısıyla eklem yapar ve medial pterigoid kasın birkaç lifine başlangıç verir. Yumrunun hemen üstündeki düz alan pterigopalatin çukurun ön sınırıdır ve maksiller sinir için bir oluk taşır (Gray, 1918). Üst çene kama kemiğinin pterigoid çıkıntısından ayrılırken aralarında üçgen bir aralık kalır: pterigomaksiller yarık. Buradan maksiller atardamarın (Gray’de iç maksiller arter) son kısmı geçer (Gray, 1918); Terminologia Anatomica’ya göre fissura pterygomaxillaris adı, fissura pterygopalatina’dan daha doğrudur (FIPAT, 2019).
Üst (göz çukuru) yüzü (facies orbitalis). Düz ve üçgen biçimlidir; göz çukuru tabanının büyük kısmını yapar. Arka kenarı alt orbital yarığın (fissura orbitalis inferior) ön kenarıdır. Arka kısmının ortasına yakın başlayan göz altı oluğu (sulcus infraorbitalis) önde göz altı kanalına (canalis infraorbitalis) dönüşür; göz altı damarları ve siniri bu yoldan geçer. Kanaldan ayrılan ince bir kanal sinüsün ön duvarında ilerleyerek ön üst alveoler damar ve sinirleri ön dişlere götürür; bazen sinüsün yan duvarında, orta alveoler siniri küçük azı dişlerine götüren ikinci bir kanal bulunur. Gözyaşı oluğunun hemen dışındaki küçük çukurluktan alt oblik kas (musculus obliquus inferior) başlar (Gray, 1918); bu kas, göz çukurunun tepesinden başlamayan tek dış göz kasıdır (Shumway ve ark., 2023).
İç (burun) yüzü (facies nasalis). Maksiller sinüse açılan büyük, düzensiz bir delik, sinüs açıklığı (hiatus maxillaris) taşır. Açıklığın arkasındaki oluk damak kemiğiyle birlikte büyük damak kanalına (canalis palatinus major; Gray’de eski adıyla pterigopalatin kanal) dönüşür. Açıklığın önündeki derin gözyaşı oluğu (sulcus lacrimalis) gözyaşı kemiği ve alt burun kavkasıyla tamamlanarak burun-gözyaşı kanalını (canalis nasolacrimalis) yapar; kanal burun-gözyaşı yolunu taşır ve alt burun yoluna açılır. Daha önde eğik kavka sırtı (crista conchalis) alt burun kavkasıyla eklem yapar (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Sol üst çene yandan: arka yüz ve yumru
Bu sahnedeki yapılar:
- Üst çene kemiği (sol): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
Sahnede işaretli noktalar:
- Üst çene yumrusu (Tuber maxillae), Üst çene kemiği (sol)
- Gövde (Corpus maxillae), Üst çene kemiği (sol)
- Elmacık çıkıntısı (Processus zygomaticus maxillae), Üst çene kemiği (sol)
- Alın çıkıntısı (Processus frontalis maxillae), Üst çene kemiği (sol)
- Ön burun dikeni (Spina nasalis anterior), Üst çene kemiği (sol)
- Diş yuvası çıkıntısı (Processus alveolaris maxillae), Üst çene kemiği (sol)
Üç boyutlu sahne
Sol üst çene içten: sinüs açıklığı
Bu sahnedeki yapılar:
- Üst çene kemiği (sol): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
Sahnede işaretli noktalar:
- Sinüs açıklığı (hiatus) (Hiatus maxillaris), Üst çene kemiği (sol)
Elmacık çıkıntısı pürüzlü, üçgen bir kabartıdır; üst yüzü tırtıklıdır ve elmacık kemiğiyle eklem yapar. Maksiller sinüsün yana bakan tepesi bu çıkıntının içine uzanır (Gray, 1918).
Alın çıkıntısı burnun yanından yukarı, içe ve geriye uzanan güçlü bir levhadır. Dış yüzüne göz çevresi kası (musculus orbicularis oculi) ve iç göz kapağı bağı (ligamentum palpebrale mediale) tutunur. İç yüzündeki eğik kalbur sırtının (crista ethmoidalis) arka ucu orta burun kavkasıyla eklem yapar; ön kısmına agger nasi denir. Arka kenarındaki oluk, gözyaşı kemiğindeki olukla birleşerek gözyaşı kesesi çukurunu yapar. Oluğun dış kenarı ön gözyaşı sırtıdır (crista lacrimalis anterior) ve aşağıda göz çukuru kenarına devam eder; sırtın göz çukuru yüzüyle buluştuğu yerdeki küçük gözyaşı tüberkülü, gözyaşı kesesinin yerini bulmada kılavuzdur (Gray, 1918).
Diş yuvası çıkıntısı kemiğin en kalın ve en süngersi kısmıdır. Sekiz diş yuvası taşır: en derin yuva köpek dişininkidir, büyük azı dişlerininkiler en geniştir ve ince bölmelerle küçük odalara ayrılır. Dış yüzünden, birinci büyük azı dişine kadar, yanak kası (musculus buccinator) başlar. İki üst çenenin diş yuvası çıkıntıları birlikte diş yuvası kemerini yapar; kemerin ön kenarının ortasına alveoler nokta denir (Gray, 1918).
Damak çıkıntısı karşıdakiyle birlikte sert damağın ön dörtte üçünü yapar. Arka-dış kenarındaki oluk (bazen kanal) inen damak damarlarını ve büyük damak sinirini taşır (Gray, 1918). Gray bu siniri “ön damak siniri” diye anar; Terminologia Anatomica, adını içinde bulunduğu kanalın ve deliğin adına uydurmuştur (nervus palatinus major) (FIPAT, 2019). Kesici dişlerin hemen arkasında, orta hatta huni biçimli kesici delik açılır (Gray’de incisive foramen; Terminologia Anatomica’da fossa incisiva). Deliğin içinde iki yan kanalın (Stenson delikleri; foramina incisiva) ağzı görülür; her birinden inen damak atardamarının son dalı ve nazopalatin sinir geçer. Bazen orta hatta iki ek kanal (Scarpa delikleri) bulunur ve nazopalatin sinirleri taşır. Damak çıkıntısının iç kenarı yukarı doğru burun sırtı (crista nasalis) olarak yükselir; karşıdakiyle birlikte sapan kemiğinin oturduğu oluğu yapar (Gray, 1918).
Kaynaklar: Gray (1918); FIPAT (2019); Singh (2011); Nanayakkara ve ark. (2016); Shumway ve ark. (2023). Gray’in kitabında bu yapıların çoğu İngilizce adlarıyla geçer; “—” olan satırlarda ayrı bir Latince terim verilmedi.
Eklemler. Üst çene dokuz kemikle eklem yapar: beyin kutusundan alın ve kalbur kemikleri; yüzden burun, elmacık, gözyaşı ve damak kemikleri, alt burun kavkası, sapan kemiği ve karşı taraftaki üst çene (Gray, 1918).
Kemikleşme. Üst çene kıkırdak bir model olmadan, doğrudan zarda kemikleşir. Gray’in aktardığı Mall ve Fawcett’e göre yalnızca iki merkez vardır: biri asıl üst çene, biri premaksilla (os incisivum) için. Merkezler fetal 6. haftada belirir ve 3. ayın başında birleşir; ancak iki parça arasındaki dikiş damakta orta yaşa kadar görülebilir. Eskiden altı merkez tanımlanırdı (Gray, 1918). Premaksilla kesici dişlerin yuvalarını taşıyan küçük ön parçadır; genç kafataslarında kesici delikten yan kesici diş ile köpek dişinin arasına uzanan ince bir dikişle ayrılır ve çoğu omurgalıda ayrı bir kemiktir (Gray, 1918). Terminologia Anatomica’nın notu ise insanda ayrı bir kesici kemik ya da kesici dikiş bulunmasının olağan olmadığını vurgular (FIPAT, 2019); iki kaynak, dikişin ne kadar sık ve ne kadar uzun süre görüldüğü konusunda farklı vurgular yapar.
Sinüsün gelişimi. Gray’e göre maksiller sinüs fetal 4. ayda kemiğin burun yüzünde sığ bir oluk olarak belirir ve tam büyüklüğüne kalıcı dişler çıktıktan sonra ulaşır (Gray, 1918). Güncel bir derleme sinüsün gelişmeye başlayan ilk paranazal sinüs olduğunu ve gelişimin gebeliğin 3. ayında başladığını yazar (Lee ve ark., 2022).
Göz altı deliği: ölçülen yer ve çeşitlilik
Klinik vaka
Vaka 1: Su içerken burnundan su gelen hasta
46 yaşında bir kadın, sol üst ikinci büyük azı dişi çekildikten iki gün sonra başvuruyor. Su içerken suyun sol burun deliğinden geldiğini fark etmiş. Bir hafta sonra sol yanağında dolgunluk ve basınç hissi, sol burun deliğinden kötü kokulu akıntı başlamış. Ağız içinde çekim boşluğunun tabanında küçük bir açıklık görülüyor.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Elmacık kemiği (os zygomaticum) yanağın çıkıntısını yapan küçük, dörtgen bir kemiktir. Göz çukurunun dış duvarının ve tabanının bir kısmına, şakak çukuru ile infratemporal çukurun duvarlarına katılır (Gray, 1918). Göz çukurunun dış duvarını elmacık kemiği ile kama kemiğinin büyük kanadı birlikte yapar; bu duvar göz çukurunun en sağlam duvarıdır (Shumway ve ark., 2023). Elmacık kemiği göz çukurunun içindekileri korur ve yüzün, yanakların biçimini belirler (Yu ve Wang, 2023b).
Kemiğin dışa bakan yanak yüzü ve içe bakan şakak yüzü ile dört çıkıntısı vardır (Gray, 1918):
- Alın çıkıntısı (processus frontalis; Gray’de frontosfenoidal çıkıntı): kalın ve tırtıklıdır, yukarıda alın kemiğinin elmacık çıkıntısıyla eklem yapar.
- Şakak çıkıntısı (processus temporalis): uzun ve dardır; şakak kemiğinin elmacık çıkıntısıyla eğik bir dikişle birleşerek elmacık kemerini (arcus zygomaticus) yapar. Şakak kasının kirişi kemerin iç tarafından geçerek alt çenenin koronoid çıkıntısına yapışır; kemerin alt kenarından ve iç yüzünden çiğneme kası (musculus masseter) başlar (Gray, 1918).
- Üst çene çıkıntısı (Gray’de maksiller çıkıntı): üst çeneyle eklem yapan pürüzlü, üçgen yüzey.
- Göz çukuru çıkıntısı: göz çukuru kenarından arkaya ve içe uzanan kalın bir levha; göz çukurunun tabanına ve dış duvarına katılır.
Yanak yüzünün ortasına yakın açılan küçük elmacık-yüz deliği (foramen zygomaticofaciale) aynı adlı siniri ve damarları yüze çıkarır (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Sol elmacık kemiği tek başına
Bu sahnedeki yapılar:
- Elmacık kemiği (sol): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
Sahnede işaretli noktalar:
- Gövde (yanak çıkıntısı) (Os zygomaticum, facies lateralis), Elmacık kemiği (sol)
- Alın çıkıntısı (Processus frontalis ossis zygomatici), Elmacık kemiği (sol)
- Şakak çıkıntısı (Processus temporalis ossis zygomatici), Elmacık kemiği (sol)
- Göz çukuru kenarı (Margo orbitalis), Elmacık kemiği (sol)
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Yüzler. Dış yüzün bugünkü adı facies lateralis’tir; Gray’in kitabında eski adıyla “malar yüz” diye geçer (FIPAT, 2019). Ortasına yakın açılan elmacık-yüz deliğinin altındaki hafif kabartıdan bir yanak kası (Gray’de Zygomaticus) başlar. İçe ve geriye bakan şakak yüzünün ortasında elmacık-şakak deliği (foramen zygomaticotemporale) elmacık-şakak sinirini geçirir (Gray, 1918).
Göz çukuru tüberkülü. Alın çıkıntısının göz çukuruna bakan yüzünde, kenarın hemen içinde ve elmacık-alın dikişinin yaklaşık 11 mm altında, büyüklüğü ve biçimi değişen bir tüberkül vardır; Gray bunun kafatasların %95’inde bulunduğunu yazar (Gray, 1918). Terminologia Anatomica’daki adı tuberculum orbitale’dir ve çoğu elmacık kemiğinde bulunur (FIPAT, 2019); klinikte Whitnall tüberkülü ya da dış göz çukuru tüberkülü olarak anılır. Buraya dış düz kasın (musculus rectus lateralis) kısıtlayıcı bağı, üst göz kapağını kaldıran kasın aponevrozunun dış ucu, göz küresinin asıcı bağı (Lockwood bağı), dış göz kapağı bağı ve Whitnall bağı tutunur (Shumway ve ark., 2023); Gray bunlara üst ve alt tarsların dış uçlarını da ekler (Gray, 1918).
Göz çukuru çıkıntısı. Üst çenenin göz çukuru yüzü ve kama kemiğinin büyük kanadıyla birleşerek göz çukuru tabanının ve dış duvarının bir kısmını yapar. Üzerinde iki elmacık-göz çukuru kanalının ağzı vardır: biri şakak çukuruna açılır ve elmacık-şakak sinirini, öbürü yanak yüzüne açılır ve elmacık-yüz sinirini taşır. Çıkıntının kama ve üst çene kısımlarının birleştiği köşede genellikle eklem yapmayan küçük bir kenar kalır; bu kenar alt orbital yarığın ön sınırıdır (Gray, 1918). Elmacık siniri pterigopalatin çukurda doğar, alt orbital yarıktan göz çukuruna girer ve bu iki dala ayrılır; dallar kemik içindeki kanala elmacık-göz çukuru deliğinden girer (Kawata ve ark., 2024).
Kenarlar. Arka-üst (şakak) kenar italik bir f harfi gibi kıvrılır ve şakak fasyasına tutunma yeri verir; arka-alt (elmacık) kenarın pürüzlü yüzüne çiğneme kası tutunur (Gray, 1918).
Eklemler. Dört kemikle: alın, kama ve şakak kemikleri ile üst çene (Gray, 1918). Bu dört eklem yeri, kırıkların adlandırılmasında önemlidir.
Kemikleşme. Gray’e göre genellikle üç merkezden (biri yanak, ikisi göz çukuru kısmı için) kemikleştiği anlatılır; merkezler yaklaşık 8. haftada belirir ve fetal 5. ayda kaynaşır. Mall ise göz çukurunun hemen altında ve dışında beliren tek bir merkez tanımlar. Doğumdan sonra kemik bazen yatay bir dikişle büyük üst ve küçük alt parçaya ayrılır (Gray, 1918); bu iki parçalı elmacık kemiği (os japonicum) yaklaşık %4 sıklıkta görülür (FIPAT, 2019).
Kaynaklar: Gray (1918); FIPAT (2019); Shumway ve ark. (2023); Kawata ve ark. (2024).
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Klinik vaka
Vaka 2: Yumruktan sonra düzleşen yanak
28 yaşında bir erkek kavgada sol yanağına yumruk yiyor. Acilde sol yanağın çıkıntısı karşı tarafa göre düzleşmiş görünüyor; sol göz altında, yanağın ön kısmında, burnun yanında ve üst dudakta uyuşukluk tarif ediyor. Sol göz kapaklarının dış köşesi hafifçe aşağı kaymış. Görme keskinliği olağan. Yüz BT’sinde sol elmacık kemiğinin çevresindeki dikiş hatlarında ayrışma ve göz altı kenarında kırık görülüyor.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Üst çene ile elmacık kemiği yüzün orta kısmının ana iskeletini kurar; beş küçük kemik ise bu iskeletin aralarını tamamlar. Burun kemikleri burun köprüsünü, gözyaşı kemikleri göz çukurunun iç duvarının önünü, damak kemikleri sert damağın arkasını ve burun boşluğunun arka yan duvarını, alt burun kavkaları burun boşluğunun yan duvarındaki en büyük kıvrımları, sapan kemiği de burun bölmesinin arka-alt kısmını yapar (Gray, 1918; OpenStax 7.2). Damak kemiği ile sapan kemiği burnun derinliğinde durduğu için önden bakınca neredeyse görünmez; aşağıdaki sahnede çevrelerindeki kemikler kaldırıldı.
Üç boyutlu sahne
Beş küçük kemik bir arada
Bu sahnedeki yapılar:
- Burun kemiği (sol): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Burun kemiği (sağ): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Gözyaşı kemiği (sol): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Gözyaşı kemiği (sağ): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Damak kemiği (sol): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Damak kemiği (sağ): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Sapan kemiği: Burun bölmesinin (septum) arka ve alt kısmını oluşturan üçgen biçimli tek kemik; üst kısmı kalbur kemiğinin dik plağıdır.
- Alt burun kavkası (sol): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
- Alt burun kavkası (sağ): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
Sahnede işaretli noktalar:
- Burun kemiği (Os nasale), Burun kemiği (sol)
- Gözyaşı kemiği (Os lacrimale), Gözyaşı kemiği (sol)
- Alt burun kavkası (Concha nasalis inferior), Alt burun kavkası (sol)
Burun kemikleri (ossa nasalia) yüzün orta-üst kısmında yan yana duran iki küçük, uzunca kemiktir; birleşerek burun köprüsünü yaparlar. Büyüklükleri ve biçimleri kişiden kişiye değişir (Gray, 1918). Burnun yan duvarlarını yapan kıkırdakları da taşırlar; burun kırıldığında hasar gören kemikler bunlardır (OpenStax 7.2). Yukarıda alın kemiğiyle birleştikleri dikişin orta noktasına nasion denir (Gray, 1918). Burnun kemik iskeleti yüzeyde durduğu ve ince olduğu için burun kemiği kırığı yüz iskeletinin en sık yaralanmasıdır (Gómez Roselló ve ark., 2020).
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Her burun kemiğinin iki yüzü ve dört kenarı vardır (Gray, 1918):
- Dış yüz procerus kası ve burnun küçük bir kasıyla örtülüdür; ortasında küçük bir toplardamarın geçtiği bir delik bulunur.
- İç yüzde yukarıdan aşağı inen bir oluk nazosiliyer sinirin bir dalını taşır.
- Üst kenar dar, kalın ve tırtıklıdır; alın kemiğinin burun çentiğine oturur.
- Alt kenar incedir; burnun yan kıkırdağı buraya tutunur. Ön burun açıklığının üst sınırı burun kemiklerinin alt kenarlarıdır.
- Dış kenar üst çenenin alın çıkıntısıyla eklem yapar.
- İç kenar karşı burun kemiğiyle birleşir ve arkada dikey bir sırt olarak burun bölmesine katılır; bu sırt yukarıdan aşağı alın kemiğinin burun dikeni, kalbur kemiğinin dik levhası ve bölme kıkırdağıyla eklem yapar (Gray, 1918).
İki burun kemiği alın kemiğiyle frontonazal dikişte, üst çenenin alın çıkıntısıyla nazomaksiller dikişte birleşerek kemik burun piramidini yapar (Gómez Roselló ve ark., 2020). Burun köprüsünü ortada kalbur kemiğinin dik levhası, yanlarda üst çenelerin alın çıkıntıları destekler; burun boşluğunun tavanının ön kısmını da burun kemiği ile alın kemiğinin burun dikeni yapar (Gray, 1918).
Eklemler: dört kemik: alın ve kalbur kemikleri, karşı burun kemiği ve üst çene. Kemikleşme: her biri tek merkezden, fetal 3. ayın başında, kıkırdak burun kapsülünün ön kısmını örten zarda kemikleşir (Gray, 1918).
Gözyaşı kemiği (os lacrimale) yüzün en küçük ve en kırılgan kemiğidir; göz çukurunun iç duvarının ön kısmında durur (Gray, 1918). Üst çenenin alın çıkıntısıyla birlikte gözyaşı kesesi çukurunu yapar: çukurun üst kısmında gözyaşı kesesi, alt kısmında burun-gözyaşı kanalı yer alır (Gray, 1918). Gözyaşı iç göz köşesinde toplanır, bu kanaldan aşağı iner ve alt burun kavkasının altında kalan alt burun yoluna açılır (OpenStax 7.2; Gray, 1918). Gözyaşı kemiğinin göz çukuruna bakan yüzünü dikey bir sırt, arka gözyaşı sırtı ikiye böler (Gray, 1918).
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Kemiğin iki yüzü ve dört kenarı vardır (Gray, 1918).
Göz çukuru yüzü. Arka gözyaşı sırtının (crista lacrimalis posterior) önündeki boyuna oluk, gözyaşı oluğu (sulcus lacrimalis), iç kenarıyla üst çenenin alın çıkıntısına kavuşur ve gözyaşı kesesi çukurunu tamamlar. Sırttan göz çevresi kasının gözyaşı kısmı başlar. Sırt aşağıda çengel gibi küçük bir uçla, gözyaşı çengeliyle (hamulus lacrimalis) biter; çengel üst çenenin gözyaşı tüberkülüyle eklem yapar. Bu çengel bazen ayrı bir parçadır ve o zaman küçük gözyaşı kemiği adını alır (Gray, 1918).
Burun yüzü. Ön kısmı orta burun yolunun duvarına katılır; arka kısmı kalbur kemiğiyle eklem yapar ve bazı ön kalbur hücrelerini tamamlar (Gray, 1918).
Kenarlar. Ön kenar üst çenenin alın çıkıntısıyla, arka kenar kalbur kemiğinin göz çukuru levhasıyla (lamina orbitalis; Gray’de lamina papyracea), üst kenar alın kemiğiyle eklem yapar. Alt kenarın ön kısmı aşağı doğru inen çıkıntı olarak uzanır ve alt burun kavkasının gözyaşı çıkıntısıyla birleşerek burun-gözyaşı kanalını tamamlar (Gray, 1918).
Gözyaşı kemiğinin ön kenarının alın kemiğiyle buluştuğu noktaya dakriyon denir. Göz çukurunun iç duvarında üç dikey dikiş görülür: gözyaşı–üst çene, gözyaşı–kalbur ve kama–kalbur dikişleri (Gray, 1918).
Eklemler: dört kemik: alın ve kalbur kemikleri, üst çene ve alt burun kavkası. Kemikleşme: tek merkezden, yaklaşık 12. haftada, kıkırdak burun kapsülünü örten zarda (Gray, 1918). Terminologia Anatomica, eski baskıda gözyaşı kemiği başlığında yer alan gözyaşı kesesi çukurunu (fossa sacci lacrimalis) bugün “göz çukuru” başlığı altında listeler (FIPAT, 2019); çukuru gerçekten de iki kemik birlikte yapar.
Üç boyutlu sahne
Gözyaşı kesesi çukuru: iki kemiğin ortak yuvası
Bu sahnedeki yapılar:
- Üst çene kemiği (sol): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Burun kemiği (sol): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Gözyaşı kemiği (sol): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
Sahnede işaretli noktalar:
- Gözyaşı kemiği (Os lacrimale), Gözyaşı kemiği (sol)
- Gözyaşı kesesi çukuru (Fossa sacci lacrimalis), Gözyaşı kemiği (sol)
- Arka gözyaşı sırtı (Crista lacrimalis posterior), Gözyaşı kemiği (sol)
- Alın çıkıntısı (Processus frontalis maxillae), Üst çene kemiği (sol)
- Burun kemiği (Os nasale), Burun kemiği (sol)
Klinik vaka
Vaka 3: Yıllardır sulanan sol göz
62 yaşında bir kadın, iki yıldır sol gözünün sürekli sulandığını ve gözyaşının yanağına aktığını söylüyor. Göz kapaklarının konumu ve göz yüzeyi olağan görünüyor. Gözyaşı yolunun yıkanması denendiğinde sıvı sol burun boşluğuna geçmiyor. Göz hekimi, gözyaşı kesesi ile burun boşluğu arasında kemikte yeni bir yol açan ameliyatı (dakriyosistorinostomi) planlıyor.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Damak kemiği (os palatinum) burun boşluğunun arka kısmında, üst çene ile kama kemiğinin pterigoid çıkıntısı arasında saklı duran küçük bir kemiktir. Biçimi L harfine benzer: yatay bir kısım, ona dik bağlanan dikey bir kısım ve üç çıkıntıdan oluşur (Gray, 1918).
- Yatay plak (lamina horizontalis): alt yüzü, karşı taraftakiyle birlikte sert damağın arka dörtte birini yapar. Arka kenarı serbesttir; yumuşak damak buraya tutunur (Gray, 1918).
- Dik plak (lamina perpendicularis): burun boşluğunun yan duvarının arka kısmına katılır.
- Piramit çıkıntı iki kısmın birleştiği köşeden arkaya ve dışa, göz çukuru çıkıntısı ile kama çıkıntısı dik plağın üst kenarından uzanır.
Bu küçük kemik üç boşluğun duvarına birden katılır: burun boşluğunun tabanı ve yan duvarı, ağzın tavanı ve göz çukurunun tabanı (Gray, 1918). Sert damağın iki arka köşesinde açılan büyük damak delikleri damağa damar ve sinir getirir (Gray, 1918).
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Yatay kısım. Alt yüzünde, arka kenara yakın, az ya da çok belirgin enine bir sırt (crista palatina) damağı geren kasın (musculus tensor veli palatini) aponevrozunun bir kısmına tutunma yeri verir (Gray, 1918; FIPAT, 2019). İki yatay plağın iç uçları birleşerek arka burun dikenini (spina nasalis posterior) yapar; buraya küçük dil kası (musculus uvulae) tutunur (Gray, 1918). Terminologia Anatomica bu dikenin adını, üst çenedeki ön burun dikeniyle uyumlu olsun diye “arka” sıfatıyla düzeltmiştir (FIPAT, 2019). İç kenar karşıdakiyle burun sırtını yapar ve sapan kemiğinin alt kenarının arka kısmı buraya oturur (Gray, 1918).
Dikey kısım. Burun yüzünde iki sırt vardır: alttaki kavka sırtı alt burun kavkasıyla, üstteki kalbur sırtı orta burun kavkasıyla eklem yapar; kalbur sırtının üstündeki dar yatay oluk üst burun yoluna katılır (Gray, 1918). Üst çeneye bakan yüzün ön kısmı maksiller sinüsün iç duvarının arka bölümünü yapar. Bu yüzdeki dikey oluk üst çeneyle birlikte büyük damak kanalını oluşturur; kanal inen damak damarlarını ve büyük damak sinirini taşır (Gray, 1918). Gray oluğu “pterigopalatin oluk” diye anar; Terminologia Anatomica, pterigoid çıkıntılar bu oluğa katılmadığı için adı sulcus palatinus major olarak değiştirmiştir (FIPAT, 2019). Ön kenardaki üst çene çıkıntısı (processus maxillaris) sinüs açıklığının alt-arka kısmını kapatır (Gray, 1918); nadiren anılan bu çıkıntı, sinüs açıklığının kapanmasındaki önemi nedeniyle terminolojiye eklenmiştir (FIPAT, 2019). Arka kenar kama kemiğinin iç pterigoid levhasıyla eklem yapar (Gray, 1918).
Üç çıkıntı.
- Piramit çıkıntı (processus pyramidalis) pterigoid levhaların alt uçları arasındaki açıya oturur. Oluklu orta alanı pterigoid çukurun alt kısmını tamamlar ve medial pterigoid kasın birkaç lifine başlangıç verir. Tabanındaki küçük damak delikleri küçük damak sinirlerini geçirir (Gray, 1918); Terminologia Anatomica kanalların adını geçirdikleri sinirlere uydurmuştur (canales palatini minores) (FIPAT, 2019).
- Göz çukuru çıkıntısı (processus orbitalis) beş yüzlüdür ve bir hava hücresini çevreler; bu hücre genellikle sfenoid sinüse açılır. Üst yüzü üçgen biçimlidir ve göz çukuru tabanının arka kısmını yapar (Gray, 1918).
- Kama çıkıntısı (processus sphenoidalis) üst yüzündeki olukla faringeal kanala katılır (Gray, 1918).
Sfenopalatin delik. Göz çukuru ve kama çıkıntılarını ayıran sfenopalatin çentik, kama kemiği gövdesinin alt yüzüyle kapanarak sfenopalatin deliğe (foramen sphenopalatinum) dönüşür. Delik pterigopalatin çukurdan üst burun yolunun arka kısmına açılır; sfenopalatin damarları, üst burun sinirlerini ve nazopalatin siniri geçirir. Bazen iki çıkıntı üstte birleşir ve tam bir delik oluşur; bazen de çentiği bir ya da birkaç kemik dikeni geçerek iki ya da daha çok delik yapar (Gray, 1918).
Komşu çukurlar. Dikey kısım, göz çukuru ve kama çıkıntılarıyla birlikte pterigopalatin çukurun iç duvarını yapar; göz çukuru çıkıntısı alt orbital yarığın alt sınırına katılır (Gray, 1918).
Kemikleşme ve büyüme. Zarda, tek merkezden kemikleşir; merkez fetal 6.–8. haftada iki kısmın birleştiği köşede belirir. Doğumda dikey kısmın yüksekliği yatay kısmın genişliğine eşittir; erişkinde bunun yaklaşık iki katıdır (Gray, 1918).
Eklemler. Altı kemik: kama ve kalbur kemikleri, üst çene, alt burun kavkası, sapan kemiği ve karşı damak kemiği (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Damak kemiği ve alt burun kavkası: burun yan duvarının arkası
Bu sahnedeki yapılar:
- Damak kemiği (sol): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Alt burun kavkası (sol): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
Sahnede işaretli noktalar:
- Dik plak (Lamina perpendicularis ossis palatini), Damak kemiği (sol)
- Göz çukuru çıkıntısı (Processus orbitalis ossis palatini), Damak kemiği (sol)
- Alt burun kavkası (Concha nasalis inferior), Alt burun kavkası (sol)
Kaynaklar: Gray (1918); FIPAT (2019); Scanavine ve ark. (2009); Kim ve ark. (2023). Gray’in “ön damak siniri” bugünkü büyük damak siniri (*nervus palatinus major*), “arka ve orta damak sinirleri” bugünkü küçük damak sinirleridir (*nervi palatini minores*).
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Klinik vaka
Vaka 4: Dişsiz damakta büyük damak deliğini bulmak
68 yaşında, üst çenesinde hiç dişi kalmamış bir hastaya kronik sinüzit nedeniyle endoskopik sinüs cerrahisi planlanıyor. Ekip, ameliyat sırasında kanamayı azaltmak için büyük damak kanalı yoluyla damar daraltıcı bir enjeksiyon yapmayı düşünüyor. Ağızda azı dişleri bulunmadığı için deliği diş hizasına göre bulmak mümkün değil.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Alt burun kavkası (concha nasalis inferior) burun boşluğunun yan duvarı boyunca yatay uzanan, tomar gibi kendi üstüne kıvrılmış süngerimsi bir kemik levhadır (Gray, 1918). Burun kavkalarının en büyüğüdür ve kafatasının bağımsız bir kemiğidir; daha küçük olan orta ve üst kavkalar ise kalbur kemiğinin parçalarıdır (OpenStax 7.2). Kavkalar burna giren havayı döndürerek ısıtır ve nemlendirir (OpenStax 7.2). Burun yan duvarındaki bu kıvrımların bütününe türbinat denir; kavka (konka), türbinatın kemik kısmının adıdır. Türbinatlar iltihaplandığında burun tıkanıklığına katkıda bulunabilir (Fakoya ve ark., 2024).
Alt kavka ile burun tabanı arasında kalan boşluk alt burun yoludur (meatus nasi inferior); burun yollarının en büyüğüdür ve ön kısmına burun-gözyaşı kanalı açılır (Gray, 1918).
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Kemiğin iki yüzü, iki kenarı ve iki ucu vardır (Gray, 1918):
- İç yüz dışbükeydir; çok sayıda delikle delinmiştir ve damarların yerleştiği boyuna oluklar taşır.
- Dış yüz içbükeydir ve alt burun yolunun duvarına katılır.
- Üst kenarın ön kısmı üst çenenin kavka sırtıyla, arka kısmı damak kemiğinin kavka sırtıyla eklem yapar. Bu kenardan üç çıkıntı uzanır. Kemiğin ön dörtte biri ile arka dörtte üçünün birleştiği yerdeki gözyaşı çıkıntısı (processus lacrimalis), gözyaşı kemiğinin inen çıkıntısı ve üst çenenin oluğuyla burun-gözyaşı kanalını tamamlar. Onun arkasındaki geniş, ince kalbur çıkıntısı (processus ethmoidalis) yukarı kalkarak kalbur kemiğinin çengel çıkıntısına uzanır. Üst çene çıkıntısı (processus maxillaris) üst çeneyle eklem yapar ve maksiller sinüsün iç duvarının bir parçasını oluşturur.
- Alt kenar serbest ve kalındır; özellikle ortada hücreli bir yapıdadır.
- İki uç da az çok sivridir; arka uç daha incedir (Gray, 1918).
Eklemler: dört kemik: kalbur kemiği, üst çene, gözyaşı ve damak kemikleri. Kemikleşme: tek merkezden, fetal 5. ayda, kıkırdak burun kapsülünün yan duvarında (Gray, 1918).
Orta burun yolunda, alt kavkanın arka kısmının üstünde sık sık maksiller sinüsün ek bir ağzı bulunur (Gray, 1918). Kalbur kemiğindeki en üst (suprema) kavka ise yalnızca ara sıra görülür (FIPAT, 2019).
Sapan kemiği (vomer) orta düzlemde duran ince bir kemiktir; Gray onu dörtgene yakın bir levha olarak tarif eder. Burun bölmesinin arka-alt kısmını yapar ve ön kısmı sıklıkla bir yana bükülür (Gray, 1918). Kafatasına arkadan bakıldığında sapan kemiği burun bölmesinin bütün yüksekliğini oluşturur (OpenStax 7.2); serbest arka kenarı burun boşluğunun iki arka açıklığını, koanaları (choanae) birbirinden ayırır (Gray, 1918). Bölmenin ön kısmını, kalbur kemiğinin dik levhası ile sapan kemiği arasındaki boşluğu dolduran esnek bölme kıkırdağı tamamlar; bu kıkırdak kuru kafatasında bulunmaz (OpenStax 7.2).
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Yüzler. Her iki yüzde aşağı ve öne doğru eğik uzanan nazopalatin oluk, nazopalatin siniri ve damarları barındırır (Gray, 1918).
Kenarlar.
- Üst kenar en kalın kenardır. Ortasında derin bir oluk, iki yanında yatay uzanan birer kanat (ala vomeris) vardır. Oluk kama kemiğinin gagasını (rostrum sphenoidale) alır; kanatların kenarları arkada kama kemiğinin iç pterigoid levhalarının vajinal çıkıntılarıyla, önde damak kemiklerinin kama çıkıntılarıyla eklem yapar (Gray, 1918). Sapan kemiği ile kama gagası arasında bir kanal (canalis vomerorostralis) bulunur (FIPAT, 2019).
- Alt kenar üst çeneler ve damak kemiklerinin yaptığı burun sırtına oturur.
- Ön kenar en uzun kenardır; aşağı ve öne eğimlidir. Üst yarısı kalbur kemiğinin dik levhasıyla kaynaşır, alt yarısı bölme kıkırdağının alt kenarı için olukludur.
- Arka kenar serbest ve içbükeydir; iki koanayı ayırır (Gray, 1918).
Kemikleşme. Gelişimin erken döneminde burun bölmesi tek bir kıkırdak levhadır (etmovomerin kıkırdak). Sapan kemiği bu kıkırdağın arka-alt kısmını örten zarda kemikleşir: yaklaşık 8. haftada orta hattın iki yanında birer merkez belirir, bu yüzden kemik başlangıçta iki ince levhadan (lamel) oluşur. Levhalar yaklaşık 3. ayda altta birleşir ve kıkırdağın yerleştiği derin bir oluk oluşur; ergenliğe kadar neredeyse tamamen kaynaşarak tek bir orta levhaya dönüşürler. Üst kenardaki dışa kıvrık kanatlar ve ön kenardaki oluk bu iki katlı kökenin izleridir (Gray, 1918).
Eklemler. Altı kemik: kama ve kalbur kemikleri, iki üst çene ve iki damak kemiği; ayrıca bölme kıkırdağıyla eklem yapar (Gray, 1918).
Koanalar. Her koana yaklaşık 2,5 cm yüksekliğinde ve 1,25 cm genişliğindedir. Üstte kama kemiği gövdesinin alt yüzü ve sapan kemiğinin kanadı, altta damak kemiği yatay kısmının arka kenarı, dışta iç pterigoid levha sınırlar; ikisini sapan kemiğinin arka kenarı ayırır (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Sapan kemiği tek başına
Bu sahnedeki yapılar:
- Sapan kemiği: Burun bölmesinin (septum) arka ve alt kısmını oluşturan üçgen biçimli tek kemik; üst kısmı kalbur kemiğinin dik plağıdır.
Sahnede işaretli noktalar:
- Sapan kemiği (Vomer), Sapan kemiği
- Sapan kanadı (Ala vomeris), Sapan kemiği
- Arka serbest kenar (Margo posterior vomeris), Sapan kemiği
Kaynaklar: Gray (1918); FIPAT (2019). “—” olan satırlarda yapının ayrı bir Latince terimi verilmedi; Gray bu yapıları İngilizce adlarıyla anar.
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Tek tek tanıdığımız kemikler üç boşlukta buluşur.
Göz çukurunun tabanı ve iç duvarı. Tabanı esas olarak üst çenenin göz çukuru yüzü yapar; önde ve dışta elmacık kemiği, arkada ve içte küçük bir parçayla damak kemiği katılır (Gray, 1918). Bu taban aynı zamanda maksiller sinüsün tavanıdır. İç duvarın önünü üst çenenin alın çıkıntısı ve gözyaşı kemiği yapar; iç duvarın en büyük kısmı ise kalbur kemiğidir (Shumway ve ark., 2023).
Burun boşluğu. Tabanını üst çenenin damak çıkıntısı ve damak kemiğinin yatay kısmı yapar. Yan duvarını önde üst çenenin alın çıkıntısı ve gözyaşı kemiği, ortada kalbur kemiği, üst çene ve alt burun kavkası, arkada damak kemiğinin dik levhası ve kama kemiğinin iç pterigoid levhası yapar (Gray, 1918). Önde, burun kemiklerinin altında ve iki üst çenenin arasında armut biçimli ön burun açıklığı (apertura piriformis) bulunur; dar ucu yukarı bakar (Gray, 1918).
Sert damak. Ağzın tavanını ön dörtte üçte üst çenelerin damak çıkıntıları, arka dörtte birde damak kemiklerinin yatay plakları yapar (Gray, 1918). Sert damak toplam damak yüzeyinin yaklaşık üçte ikisidir; geri kalanı yumuşak damaktır (Helwany ve Rathee, 2023). Önde kesici delik, arka köşelerde büyük damak delikleri ve ortada arkaya uzanan arka burun dikeni sert damağın başlıca işaretleridir (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Sert damak alttan
Bu sahnedeki yapılar:
- Üst çene kemiği (sol): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Üst çene kemiği (sağ): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Damak kemiği (sol): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Damak kemiği (sağ): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Sapan kemiği: Burun bölmesinin (septum) arka ve alt kısmını oluşturan üçgen biçimli tek kemik; üst kısmı kalbur kemiğinin dik plağıdır.
Sahnede işaretli noktalar:
- Kesici delik (Foramen incisivum), Üst çene kemiği (sol)
- Damak çıkıntısı (Processus palatinus maxillae), Üst çene kemiği (sol)
- Yatay plak (Lamina horizontalis ossis palatini), Damak kemiği (sol)
- Piramit çıkıntı (Processus pyramidalis ossis palatini), Damak kemiği (sol)
- Üst çene yumrusu (Tuber maxillae), Üst çene kemiği (sol)
- Arka serbest kenar (Margo posterior vomeris), Sapan kemiği
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Üç boyutlu sahne
Göz çukurunun tabanı yukarıdan
Bu sahnedeki yapılar:
- Kalbur kemiği: Burun boşluğunun tavanını ve yan duvarlarının üst kısmını yapan kemik; koku liflerinin geçtiği delikli bir plak taşır.
- Üst çene kemiği (sol): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Elmacık kemiği (sol): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Gözyaşı kemiği (sol): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Damak kemiği (sol): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
Sahnede işaretli noktalar:
- Göz çukuru yüzü (Facies orbitalis maxillae), Üst çene kemiği (sol)
- Gözyaşı kesesi çukuru (Fossa sacci lacrimalis), Gözyaşı kemiği (sol)
- Arka gözyaşı sırtı (Crista lacrimalis posterior), Gözyaşı kemiği (sol)
- Şakak çıkıntısı (Processus temporalis ossis zygomatici), Elmacık kemiği (sol)
Kaynaklar: Gray (1918); Shumway ve ark. (2023); OpenStax 7.2; Helwany ve Rathee (2023). İç duvardaki kama kemiği payını Shumway ve ark. küçük kanat, Gray kama gövdesinin optik kanalın önündeki küçük bir parçası olarak verir. OpenStax aynı bölümde üst çene için hem göz çukuru tabanının iç hem dış kısmı der; Gray ile Shumway ve ark.’na göre taban esas olarak üst çenedir.
9.Alt çene kemiği ve dil kemiği
Alt çene kemiği (mandibula), yüzün en büyük ve en güçlü kemiğidir; alt dişler onun içine yerleşir (Gray, 1918). Güncel bir özet onu kafatasının da en büyük kemiği sayar: çene hattını çizer ve yüzün alt üçte birinin biçimini verir (Breeland ve ark., 2023). Genel bakış dersinde kafatasının hareket eden tek kemiği olduğunu görmüştük; başka hiçbir kemikle değil, yalnızca iki yandaki şakak kemikleriyle eklem yapar (Gray, 1918).
Kemik iki ana kısımdan oluşur (Gray, 1918):
- Gövde (corpus mandibulae): önde kavis çizen, at nalı biçimli yatay kısım. Üst kenarı olan alveol kısmı (pars alveolaris) dişlerin oturduğu yuvaları taşır; Gray, derinlik ve büyüklükleri dişe göre değişen 16 yuva sayar.
- Dal (ramus mandibulae): gövdenin iki arka ucundan neredeyse dik açıyla yukarı kalkan, dörtgen biçimli yassı kısım. Gövde ile dalın birleştiği dış köşeye alt çene açısı (angulus mandibulae) denir (OpenStax 7.2).
Her dalın üst kenarında iki çıkıntı vardır. Öndeki ince, üçgen koronoid çıkıntıya (processus coronoideus) temporal kas ve masseter yapışır. Arkadaki kondil çıkıntısı iki kısımdır: eklem yüzünü taşıyan kondil (caput mandibulae) ve onu taşıyan daralmış boyun (collum mandibulae). İki çıkıntının arasındaki derin, yarım ay biçimli oyuk mandibula çentiğidir (incisura mandibulae) (Gray, 1918).
Önden ve dıştan görülen işaretler. Gövdenin ön yüzünün ortasında hafif bir sırt uzanır: burası, yaşamın başında ayrı olan iki yarının birleşme çizgisi, simfizdir (symphysis mandibulae). Sırt aşağıda ikiye ayrılarak üçgen biçimli çene çıkıntısını (protuberantia mentalis) sarar; çenenin ucundaki kabartı budur (Gray, 1918).
Çene deliği (foramen mentale) her iki yanda, ikinci küçük azı dişinin altında, gövdenin üst ve alt kenarlarının ortasında açılır; içinden çene siniri (nervus mentalis) ve damarları çıkar (Gray, 1918). Bu sinir alt dudağın derisini ve mukozasını, ağız vestibülünü (dudak ve yanak ile dişler arasındaki boşluk), birinci büyük azının önündeki diş etini ve çene derisini duyurur (Coban ve ark., 2025).
İçten görülen işaretler. Dalın iç yüzünün ortasında mandibular delik (foramen mandibulae) bulunur. Alt alveoler sinir (nervus alveolaris inferior) ve damarları buradan kemiğe girer ve gövdenin içinde, diş yuvalarının altından geçen mandibular kanalda ilerler (Gray, 1918). Deliğin önünde, adı “dilcik” anlamına gelen keskin bir kemik diken yükselir: lingula (lingula mandibulae). Diş hekimi alt dişleri uyuşturmak için ilacı, sinir bu deliğe girmeden önceki noktaya verir (OpenStax 7.2).
Üç boyutlu sahne
Alt çene soldan
Bu sahnedeki yapılar:
- Alt çene kemiği: Alt çeneyi oluşturan, kafatasının tek hareketli kemiği. Alt dişleri taşır; kondili şakak kemiğiyle çene eklemini (temporomandibular eklem) yapar. Doğumda iki parçadır, ilk yılda kaynaşır.
Sahnede işaretli noktalar:
- Kondil başı (Caput mandibulae), Alt çene kemiği
- Koronoid çıkıntı (Processus coronoideus), Alt çene kemiği
- Mandibula çentiği (Incisura mandibulae), Alt çene kemiği
- Dal (ramus) (Ramus mandibulae), Alt çene kemiği
- Açı (gonion) (Angulus mandibulae), Alt çene kemiği
- Gövde (Corpus mandibulae), Alt çene kemiği
- Çene deliği (mentale) (Foramen mentale), Alt çene kemiği
- Çene çıkıntısı (Protuberantia mentalis), Alt çene kemiği
Alt çenenin açısı yaşla değişir
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Gövdenin dış yüzü. Çene çıkıntısının tabanı ortada çukur, iki yanda kabarıktır; bu iki kabartı çene tüberkülleridir (tuberculum mentale). Kesici dişlerin altındaki kesici çukurdan (Gray: incisive fossa) mentalis kası ve orbicularis oris’in küçük bir kısmı başlar. Her çene tüberkülünden arkaya ve yukarı hafif bir sırt, eğik çizgi (linea obliqua) uzanır ve dalın ön kenarına devam eder. Buraya Gray’in quadratus labii inferioris ve triangularis adıyla andığı kaslar tutunur, altına da platysma yapışır (Gray, 1918). Triangularis, bugün işlevini anlatan adıyla, ağız köşesini aşağı çeken kastır: musculus depressor anguli oris (FIPAT, 2019).
Gövdenin iç yüzü. Simfizin arka yüzünün alt kısmında iki küçük diken, çene dikenleri (Gray: mental spines; TA2: spina mentalis superior), genioglossus kaslarına başlangıç verir; hemen altlarındaki ikinci bir diken çifti (spina mentalis inferior) ya da daha sık görülen bir orta sırt geniohyoid kaslar içindir. Dikenler bazen tek bir kabartıda kaynaşır, bazen hiç yoktur. Üstlerinde bazen görülen küçük bir delik ve oluk, iki yarının birleşme çizgisini işaret eder. Dikenlerin altında, orta hattın iki yanında, digastrik kasın ön karnının tutunduğu oval digastrik çukur (fossa digastrica) yer alır (Gray, 1918).
Simfizin alt kısmından yukarı ve arkaya milohyoid çizgi (linea mylohyoidea) uzanır; ağız tabanını yapan milohyoid kas iki yanda bu çizgilere tutunur (Gray, 1918; OpenStax 7.2). Çizginin arka ucuna yutağın üst daraltıcı kasının küçük bir kısmı ve pterigomandibular rafe yapışır. Çizginin ön kısmının üstünde dil altı bezinin yaslandığı düz, üçgen bir alan; arka kısmının altında çene altı bezi için oval bir çukur vardır (Gray, 1918). Gray’in submaxillary dediği bu bez bugün glandula submandibularis adını taşır (FIPAT, 2019). Bazı kişilerde köpek dişinin arkasındaki dişler hizasında, alveol kısmının dil tarafındaki tabanında bir kemik kabartısı bulunur: torus mandibularis (FIPAT, 2019).
Alveol kenarı. Dış dudağına, birinci büyük azıya kadar, yanak kası buccinator tutunur (Gray, 1918).
Dal dörtgen biçimlidir; iki yüzü, dört kenarı ve iki çıkıntısı vardır. Dış yüzünün neredeyse tamamına masseter tutunur. İç yüzünün ortasındaki eğik mandibular deliğin önünde yükselen lingulaya sfenomandibular bağ yapışır. Deliğin arka-alt kenarındaki çentikten milohyoid oluk (sulcus mylohyoideus) aşağı ve öne iner; içinde milohyoid sinir ve damarlar uzanır. Oluğun arkasındaki pürüzlü alan medial pterigoid kasın yapışma yeridir (Gray, 1918). TA2 notu bu deliğe foramen alveolare inferius adını verir: alt çenede başka delikler de bulunduğu için delik, içinden geçen alt alveoler damar-sinir demetine göre adlandırılmıştır (FIPAT, 2019).
Açı içe ya da dışa dönük olabilir. İki yüzündeki pürüzlü eğik sırtlara dışta masseter, içte medial pterigoid yapışır; iki kasın arasına stilomandibular bağ tutunur. Dalın arka kenarı kalın, düzgün ve yuvarlaktır; üstünü kulak altı bezi (parotis) örter (Gray, 1918).
Koronoid çıkıntı ince, üçgen ve yandan basıktır; biçimi ve büyüklüğü kişiden kişiye değişir. Dış yüzüne temporal kas ve masseter yapışır; iç yüzündeki üçgen alanın üst kısmına temporal kas, alt kısmına buccinatorun bazı lifleri tutunur (Gray, 1918). FIPAT’a göre processus coronoideus bilgi vermeyen ve pek uygun olmayan bir terimdir; yalnızca çok yerleşik olduğu için korunmuştur (FIPAT, 2019).
Kondil çıkıntısı (Gray’in kitabında processus condyloideus, TA2’de processus condylaris) kondil ve boyundan oluşur. Kondilin eklem yüzü çene ekleminin diskiyle eklem yapar. Uzun ekseni içe ve hafifçe arkaya yönelir: iki kondilin eksenleri orta hatta uzatılırsa foramen magnumun ön kenarı yakınında buluşur. Kondilin dış ucundaki küçük tüberküle temporomandibular bağ tutunur (Gray, 1918). Boynun ön-iç yüzündeki pterigoid çukurcuğa (fovea pterygoidea) lateral pterigoid kasın hem üst hem alt karnı yapışır; bazı kişilerde üst karnın bir kısmı eklem kapsülüne de tutunur (de Oliveira ve ark., 2023).
Mandibula çentiği iki çıkıntıyı ayıran derin, yarım ay biçimli oyuktur; üzerinden masseter kasına giden damar ve sinir geçer (Gray, 1918). Bu terim anatomi terminolojisine 1961’de eklenmiştir (FIPAT, 2019).
Üç boyutlu sahne
Alt çenenin iç yüzü: arkadan bakış
Bu sahnedeki yapılar:
- Alt çene kemiği: Alt çeneyi oluşturan, kafatasının tek hareketli kemiği. Alt dişleri taşır; kondili şakak kemiğiyle çene eklemini (temporomandibular eklem) yapar. Doğumda iki parçadır, ilk yılda kaynaşır.
Sahnede işaretli noktalar:
- Lingula (Lingula mandibulae), Alt çene kemiği
- Mandibular delik (Foramen mandibulae), Alt çene kemiği
- Milohyoid çizgi (Linea mylohyoidea), Alt çene kemiği
- Kondil başı (Caput mandibulae), Alt çene kemiği
- Açı (gonion) (Angulus mandibulae), Alt çene kemiği
Kaynaklar: Gray (1918); FIPAT (2019); Juodzbalys ve ark. (2010a); de Oliveira ve ark. (2023). Kesici çukur için Latince ad verilmedi.
Çene eklemi (articulatio temporomandibularis), alt çenenin iki yanda şakak kemikleriyle yaptığı eklemdir. Gray bu eklemi ginglimo-artrodiyal, yani menteşe ve kayma özelliklerini birleştiren bir eklem olarak sınıflar: üstte şakak kemiğinin çene çukurunun (fossa mandibularis) ön kısmı ile eklem tüberkülü, altta alt çenenin kondili eklemi yapar (Gray, 1918). FIPAT notu, eklem tüberkülü (tuberculum articulare) ile eminentia articularis’in ayrı yapılar olduğunu vurgular (FIPAT, 2019).
Kemik yüzlerin arasına eklem diski girer: iki yüzü de içbükey olan bir lifli kıkırdaktır; ön ve arka bantları ortadaki ara bölgeden kalındır (de Oliveira ve ark., 2023). Disk eklemi, her biri kendi sinovyal zarıyla döşeli iki boşluğa ayırır (Gray, 1918); normalde üst ve alt boşluk arasında bağlantı yoktur. Disk arkada, arka banda yapışan bilaminer bölgeyle (retrodiskal doku) sabitlenir (de Oliveira ve ark., 2023). Gray’in vurguladığı gibi burada aslında iki ayrı eklem vardır: biri kondil ile disk, öteki disk ile çene çukuru arasında (Gray, 1918). Sağ ve sol eklem eşgüdüm içinde çalışır; bu eşgüdüm hareketlerin iki yanda senkron olmasını sağlar (Bordoni ve Brizuela, 2025).
Eklemin çevresindeki bağlar alt çenenin kendi işaretlerine tutunur: temporomandibular bağ kondilin dış ucundaki tüberküle; sfenomandibular bağ kama kemiğinin dikeninden (Gray: spina angularis) inip genişleyerek lingulaya; stilomandibular bağ ise açıya (Gray, 1918). OpenStax, lingulaya yapışan bağın ağız açılıp kapanırken alt çeneyi sabitlediğini yazar (OpenStax 7.2).
Kemikleşme. Alt çene, embriyodaki Meckel kıkırdaklarının dış yüzünü örten lifli zarda kemikleşir. Her yarı, fetal yaşamın 6. haftası civarında çene deliğinin yakınında beliren tek bir merkezden oluşur. Daha sonra kondil çıkıntısında (dala doğru uzanan kama biçimli bir çekirdek), koronoid çıkıntının ön kenarında ve birkaç küçük yerde daha ek kıkırdak çekirdekleri belirir; bunların ayrı kemikleşme merkezi yoktur, çevredeki zar kemiği tarafından işgal edilip emilirler. Ayrı bir “splenial” merkezden geldiği söylenen iç alveol kenarı ise insanda ana kemik kitlesinden içeri doğru büyüyerek oluşur (Gray, 1918).
Meckel kıkırdağının yazgısı. Kıkırdağın proksimal ucundan orta kulağın çekiç ve örs kemikçikleri gelişir; ardından gelen ve lingulaya kadar uzanan parçası lifli dokuya dönüşür ve sfenomandibular bağ olarak kalır (Gray, 1918). Bağın lingulaya uzanması bu kökenle uyumludur.
Simfiz. Doğumda kemik, lifli bir simfizle bağlı iki parçadır; simfiz ilk yılda kemikleşir (Gray, 1918; OpenStax 7.2). Kaynaşma aşağıdan yukarı ilerler; ikinci yılın başında alveol kenarına yakın bir ayrılma izi hâlâ görülebilir (Gray, 1918).
Tanım farkı: OpenStax yüz kemiklerini kıkırdak taslağı üzerinden gelişen grupta sayar (OpenStax 7.5); Gray ise alt çenenin zarda kemikleştiğini ayrıntısıyla anlatır (Gray, 1918). Bu derste alt çene için Gray’in ayrıntısı esas alındı.
Yaşla değişen yerler. Doğumda yüz kısmı kranyumun hacminin ancak sekizde biri kadardır (erişkinde yarısı); başlıca nedenler üst ve alt çenenin henüz ilkel olması, dişlerin çıkmamış olması, maksiller sinüslerin ve burun boşluklarının küçüklüğüdür (Gray, 1918). Doğumda çene deliği birinci süt azısının yuvasının altında açılır; erişkinde gövdenin üst ve alt kenarlarının ortasına yerleşir (Gray, 1918).
Yaşlı kafatasının en çarpıcı özelliği, diş kaybı ve diş yuvası çıkıntılarının erimesiyle üst ve alt çenenin küçülmesidir. Alt çenede mandibular kanal ve ondan açılan çene deliği alveol kenarına yaklaşır (Gray, 1918). Diş çekimi ve kemik erimesinden sonra delik alveol tepesine yaklaşır; erimenin çok ileri olduğu durumlarda delik ve alt alveoler sinirin son kısmı kemiğin yüzeyinde, doğrudan diş etinin altında bulunabilir. Dişsiz çenede kesici kanal da daha seyrek seçilir: 105 kadavrada belirgin bir kesici kanal dişli 70 alt çenenin %92’sinde, dişsiz 30 alt çenenin ise yalnızca %31’inde görüldü (Juodzbalys ve ark., 2010b).
Cinsiyet farkı: kadın kafatasında yüz kemikleri daha düzgün; üst ve alt çene ile taşıdıkları dişler daha küçüktür (Gray, 1918).
Kırıklar. Bir görüntüleme derlemesi alt çene kırıklarını acil servislerde en sık görülen yüz kırıkları arasında sayar ve oranlarını %60–70 olarak verir (Nardi ve ark., 2020). Başka bir derlemeye göre ameliyat gereken yüz travmalarında en sık kırılan kemik alt çenedir (%41,6–75,2); bütün acil hastaları birlikte düşünüldüğünde ise en sık kırık burun kemiğindedir (Gómez Roselló ve ark., 2020). Bu kırıklar en çok genç erkeklerde görülür ve yarısı kişiler arası şiddete bağlıdır (Breeland ve ark., 2023). Seriler arasındaki fark büyüktür: Ankara’da acil serviste yüz BT’si çekilen 754 hastada kırılan yüz kemiklerinin yalnızca %8,4’ü alt çeneydi (Arslan ve ark., 2014); bu seri yalnızca yüz BT’si çekilen hastaları kapsadığı ve yalnızca burun ya da diş-alveol kırığı olanları dışarıda bıraktığı için seçim yanlılığı taşır.
Kırığın yerini kemiğin yapısı belirler. Kondil boynu alt çenenin en zayıf yeridir; bu zayıflık darbenin enerjisini keserek orta kafa çukurunu korumaya yarar. Çenenin ucuna, simfize gelen bir darbede iki kondil boynunun birlikte kırılması sıktır. Gömük dişler ve köpek dişi gibi uzun köklü dişler de zayıflık çizgileri oluşturur. Açı kırıkları üçüncü büyük azının arkasında olur ve sıklıkla saldırıya bağlıdır (Nardi ve ark., 2020). İstanbul’da 158 hastanın KIBT ile çıkarılan kırık haritasında kırık çizgileri retromolar alanda, kondil boynunda, köpek dişi yuvasında ve çene deliği çevresinde kümelendi (Askin Ekinci ve ark., 2026).
Derleme oranları: Nardi ve ark. (2020). Türk serileri: Diyarbakır, 532 hasta ve 744 kırık (Atilgan ve ark., 2010); İstanbul, 158 hasta, KIBT ile kırık haritası (Askin Ekinci ve ark., 2026). Seriler hasta seçimi ve yöntem bakımından farklı olduğu için oranlar dikkatle karşılaştırılmalıdır.
Klinik vaka
Vaka: Çenesinin ucuna yumruk alan genç adam
24 yaşında bir erkek, bir kavgada çenesinin ucuna yumruk aldıktan sonra acile geliyor. İki kulağının hemen önünde ağrı var ve dişlerini eskisi gibi kapatamadığını söylüyor. Çenenin ucunda şişlik ve dokunmakla ağrı var; sol alt dudağında ve çenesinin sol yarısında uyuşma tarif ediyor.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Üç boyutlu sahne
Alt çene yukarıdan: blok iğnesinin hedefi
Bu sahnedeki yapılar:
- Alt çene kemiği: Alt çeneyi oluşturan, kafatasının tek hareketli kemiği. Alt dişleri taşır; kondili şakak kemiğiyle çene eklemini (temporomandibular eklem) yapar. Doğumda iki parçadır, ilk yılda kaynaşır.
Sahnede işaretli noktalar:
- Lingula (Lingula mandibulae), Alt çene kemiği
- Mandibular delik (Foramen mandibulae), Alt çene kemiği
- Mandibula çentiği (Incisura mandibulae), Alt çene kemiği
Kaynak: Ahn ve ark. (2020); Tuli ve arkadaşlarının sonucu bu makaleden aktarıldı. Makalede erkeklere ait sıralama metinde tutarsız verildiği için yalnızca toplam dağılım alındı.
Klinik vaka
Vaka: Diş uyuşturulurken kapanmayan göz
35 yaşında bir kadına sol alt büyük azı dişinin tedavisi için alt alveoler sinir bloğu yapılıyor. İlk enjeksiyondan sonra dişi tam uyuşmuyor; hekim ikinci denemede iğneyi daha derine ve arkaya yönlendiriyor. Birkaç dakika sonra hastanın sol göz kapağını tam kapatamadığı ve sol ağız köşesinin düştüğü fark ediliyor.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Dil kemiği (os hyoideum) adını Yunanca “upsilon harfi biçiminde” anlamına gelen bir sözcükten alır (Garg ve ark., 2025). Boynun orta hattında, alt çenenin tabanının altında ve dördüncü boyun omurunun önünde durur; gırtlağın tiroid kıkırdağının hemen üstündedir (Garg ve ark., 2025). Genel bakış dersinde dilin ve gırtlağın dayanağı olduğunu görmüştük; burada parçalarına ve tutunan kaslara yakından bakacağız.
İskelette ilginç bir yeri vardır: hiçbir kemiğe dokunmaz. At nalı biçimindeki bu kemik, iki yanda şakak kemiklerinin stiloid çıkıntılarının uçlarından inen stilohiyoid bağlarla asılı durur (Gray, 1918). Beş parçadan oluşur (Gray, 1918):
- Gövde (corpus ossis hyoidei): öndeki dörtgen parça.
- İki büyük boynuz (cornu majus): gövdenin yan kenarlarından arkaya uzanır; U harfinin kollarıdır.
- İki küçük boynuz (cornu minus): gövde ile büyük boynuzun birleştiği köşedeki küçük, koni biçimli çıkıntılar; stilohiyoid bağ bunların tepesine tutunur.
Gövdenin ön yüzüne geniohyoid kas, ağız tabanını yapan milohyoid kas ve dil kası hyoglossusun bir kısmı tutunur; alt kenarına sternohyoid ve omohyoid kaslar yapışır (Gray, 1918; OpenStax 7.2). Yutkunurken ve konuşurken dil kemiğinin hareketleri dil, gırtlak ve yutağın hareketleriyle eşgüdümlüdür (OpenStax 7.2).
Üç boyutlu sahne
Dil kemiği önden
Bu sahnedeki yapılar:
- Dil kemiği: Boynun üst kısmındaki U biçimli kemik. Hiçbir kemikle eklem yapmadığı için kafatasına sayılmaz; dilin tabanıdır, yutarken ve konuşurken kaslarla hareket eder.
Sahnede işaretli noktalar:
- Gövde (Corpus ossis hyoidei), Dil kemiği
- Küçük boynuz (Cornu minus ossis hyoidei), Dil kemiği
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Gövde (Gray’de basihyal) dörtgendir. Ön yüzü dışbükeydir, öne ve yukarı bakar; üst yarısını hafifçe aşağı doğru kavisli, belirgin bir enine sırt geçer. Ön yüzün büyük kısmına, sırtın hem üstünde hem altında, geniohyoid yapışır; hyoglossus başlangıcının bir kısmı bu yapışma alanının yan kenarında bir çentik yapar. Sırtın altına milohyoid, sternohyoid ve omohyoid yapışır (Gray, 1918).
Arka yüz düz ve içbükeydir; epiglotten tirohyoid zar (Gray’de hyothyroid membrane) ve bir miktar gevşek bağ dokusuyla ayrılır, kemik ile zar arasında bir bursa bulunur. Üst kenara tirohyoid zar ve genioglossusun bazı aponevrotik lifleri; alt kenara içte sternohyoid, dışta omohyoid yapışır. Varsa levator glandulae thyroideae kası da alt kenara tutunur (Gray, 1918).
Büyük boynuzlar (Gray’de tirohyaller) gövdenin yan kenarlarından arkaya uzanır; her biri lateral tirohyoid bağın tutunduğu bir tüberkülle biter. Boynuz boyunca hyoglossus ve yutağın orta daraltıcı kası başlar; gövdeyle birleşim yerinin yakınına digastrik ve stilohiyoid kaslar küçük yapışmalar yapar (Gray, 1918).
Küçük boynuzlar (Gray’de seratohyaller) gövde ile büyük boynuzların birleşme açısındaki iki küçük, koni biçimli çıkıntıdır. Gövdeye lifli dokuyla bağlanırlar; büyük boynuzla aralarında bazen gerçek bir oynar (diartrodial) eklem bulunur. Bu eklem genellikle ömür boyu sürer, ara sıra kemikleşerek kaynaşır. Tepelerine stilohiyoid bağ, tabanlarının iç yüzüne kondroglossus kası tutunur (Gray, 1918).
Üç boyutlu sahne
Dil kemiği nereye asılır?
Bu sahnedeki yapılar:
- Şakak kemiği (sol): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Alt çene kemiği: Alt çeneyi oluşturan, kafatasının tek hareketli kemiği. Alt dişleri taşır; kondili şakak kemiğiyle çene eklemini (temporomandibular eklem) yapar. Doğumda iki parçadır, ilk yılda kaynaşır.
- Dil kemiği: Boynun üst kısmındaki U biçimli kemik. Hiçbir kemikle eklem yapmadığı için kafatasına sayılmaz; dilin tabanıdır, yutarken ve konuşurken kaslarla hareket eder.
Sahnede işaretli noktalar:
- Dış kulak yolu (Porus acusticus externus), Şakak kemiği (sol)
- Mastoid çıkıntı (Processus mastoideus), Şakak kemiği (sol)
- Stiloid çıkıntı (Processus styloideus), Şakak kemiği (sol)
- Kondil boynu (Collum mandibulae), Alt çene kemiği
- Açı (gonion) (Angulus mandibulae), Alt çene kemiği
- Büyük boynuz (Cornu majus ossis hyoidei), Dil kemiği
- Küçük boynuz (Cornu minus ossis hyoidei), Dil kemiği
Kaynak: Gray (1918). Gray’in “hyothyroid membrane” ve “lateral hyothyroid ligament” terimleri bugün tirohyoid zar ve lateral tirohyoid bağ olarak kullanılır (de Bakker ve ark., 2019).
Kemikleşme. Dil kemiği altı merkezden kemikleşir: ikisi gövde için, birer tanesi her boynuz için. Kemikleşme büyük boynuzlarda fetal yaşamın sonuna doğru, gövdede kısa süre sonra, küçük boynuzlarda ise doğumdan sonraki birinci ya da ikinci yılda başlar (Gray, 1918).
Hiyoid aparatus. Stiloid çıkıntı, stilohiyoid bağ ve dil kemiğinin küçük boynuzu birlikte hiyoid aparatusu oluşturur; bu zincirin tamamı ikinci faringeal arkın kıkırdağından (Reichert kıkırdağı) gelişir (de Bakker ve ark., 2019). Bağın ortasında sıklıkla biraz kıkırdak bulunur ve bağ çoğu kez kısmen kemikleşir; birçok hayvanda bu bağ epihyal adlı ayrı bir kemiktir (Gray, 1918). Alt çene ile karşılaştırınca fark açıktır: alt çene Meckel kıkırdağının çevresindeki zarda kemikleşirken, stiloidden küçük boynuza uzanan zincir Reichert kıkırdağının ürünüdür.
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Klinik vaka
Vaka: Hiyoiddeki aralık kırık mı?
Bir adli radyoloji toplantısında, trafik kazasında ölen bir kişiden çıkarılan hiyoid–gırtlak kompleksinin görüntüleri tartışılıyor. Solda büyük boynuz ile gövde arasında ince bir aralık görülüyor; sağda gövde ile büyük boynuz kaynaşmış. Gırtlağın yan tarafında, tiroid kıkırdağın üst boynuzu hizasında küçük, düzensiz, yoğun bir parça var. Bir katılımcı, sağdaki kaynaşmaya bakarak kişinin 45 yaşından büyük olduğunu, soldaki aralığın ise kesin bir kırık olduğunu öne sürüyor.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
10.Kemikler birlikte: kalınlık, yaş ve cinsiyet izleri
Kemikleri tek tek tanıdıktan sonra bütüne dönelim. Kafatası her yerde aynı kalınlıkta değildir. Gray bunu bir kuralla anlatır: darbeye açık yerler kalındır; kaslarla örtülü, korunaklı yerler incedir. Şakak kası altındaki şakak kemiğinin pul kısmı ve ense kaslarıyla örtülü art kafa kemiğinin alt çukurları bu yüzden ince ve kırılgandır (Gray, 1918).
Güncel bir derleme de aynı tabloyu verir: kafatası en kalın tam arkada ve tam önde, ardından arka-yanda ve ön-yanda; en ince yeri tam yanda, şakak çukuru boyuncadır (Bauer ve ark., 2024). Genel bakış dersindeki pterion ve orta meningeal arter ilişkisi, bu ince yan duvarın neden önemli olduğunu da açıklar.
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Yatay bir düzlemde kafatası kalınlığı
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Gray’in “direnç merkezi”. Gray 1918’e göre kafa tabanında, ön ile orta ve orta ile arka çukurları ayıran sırtlar birer payanda gibi çalışır; kubbeye bir darbe geldiğinde titreşim bu payandalar boyunca Türk eyerine taşınır ve orada buluşur. Gray bu bölgeyi “direnç merkezi” olarak anar. Darbe kafa tabanına geldiğinde, örneğin ayak üstüne düşmede, titreşim arkada art kafa kristası, önde art kafa kemiğinin baziler kısmı ve kama gövdesi yoluyla kubbeye taşınır (Gray, 1918). Bu, yüz yıllık mekanik bir yorumdur; kafa tabanı kırıklarının güncel sınıflaması ve görüntülemesi ünitenin 6. dersinde işleniyor.
Lisans düzeyitıp, nörobilim ve psikoloji öğrencisi için
Doğumdan yaşlılığa. Doğumda alın ve yan kafa tümsekleri belirgindir ve kafatasının en geniş yeri yan kafa tümsekleri hizasındadır; buna karşılık glabella, kaş kemerleri ve mastoid çıkıntılar henüz gelişmemiştir (Gray, 1918). Kafatası doğumdan 7 yaşına kadar hızla büyür; bu yaşta foramen magnum ve şakak kemiklerinin kayalık kısımları erişkin boyutuna ulaşmıştır. Ergenlikteki ikinci büyüme atağı özellikle alın ve yüz bölgesinde belirgindir ve hava sinüslerinin gelişmesiyle birlikte yürür (Gray, 1918).
Gray’e göre kubbedeki dikişlerin silinmesi 30–40 yaşları arasında başlayabilir; önce iç yüzde, yaklaşık on yıl sonra dış yüzde görülür (Gray, 1918). Dikişlerin kaynaşmasına ilişkin güncel BT verileri genel bakış dersinde, gelişim ve hastalıklar ünitenin 5. dersinde.
Erkek ve kadın kafatası. Gray, erişkin kadında glabella, kaş kemerleri ve mastoid çıkıntıların daha az belirgin, karşılık gelen hava sinüslerinin daha küçük olduğunu; göz çukurunun üst kenarının keskin, alnın dik, alın ve yan kafa tümseklerinin belirgin olduğunu yazar (Gray, 1918).
Adli antropolojide yaygın kullanılan Walker yöntemi bu farklara dayanır: glabella, göz çukurunun üst kenarı, ense kristası, mastoid çıkıntı ve çene çıkıntısı olmak üzere beş özelliğe bakılır ve her biri 1 (en kadınsı) ile 5 (en erkeksi) arasında puanlanır (Houston ve ark., 2025). Bu beş özellik bu dersin dört ayrı bölümüne dağılır: ikisi alın kemiğinde, biri art kafa kemiğinde, biri şakak kemiğinde, biri alt çenededir. Walker standardı Kuzey Amerika ve Britanya örneklerinde %89 doğruluk sağlamıştır (Wang ve ark., 2024).
Üç boyutlu sahne
Walker’ın beş özelliği tek kafatasında
Bu sahnedeki yapılar:
- Alın kemiği: Alnı ve göz çukurlarının tavanını oluşturan kemik; frontal lobun önünü korur.
- Yan kafa kemiği (sol): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Yan kafa kemiği (sağ): Kafatasının tavanını ve yan duvarlarını oluşturan çift kemik.
- Şakak kemiği (sol): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Şakak kemiği (sağ): Kafatasının yan-alt duvarındaki çift kemik; işitme ve denge organlarını içinde taşır.
- Art kafa kemiği: Kafatasının arka ve alt bölümünü oluşturan kemik; omurilik soğanı, tabanındaki büyük delikten (foramen magnum) geçerek omuriliğe devam eder.
- Kama kemiği: Kafatası tabanının ortasında, kanatlarını açmış bir kelebeğe benzeyen kemik; hipofiz bezi üst yüzündeki çukurda oturur.
- Kalbur kemiği: Burun boşluğunun tavanını ve yan duvarlarının üst kısmını yapan kemik; koku liflerinin geçtiği delikli bir plak taşır.
- Alt çene kemiği: Alt çeneyi oluşturan, kafatasının tek hareketli kemiği. Alt dişleri taşır; kondili şakak kemiğiyle çene eklemini (temporomandibular eklem) yapar. Doğumda iki parçadır, ilk yılda kaynaşır.
- Üst çene kemiği (sol): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Üst çene kemiği (sağ): Üst çeneyi, sert damağın büyük bölümünü ve göz çukuru tabanının bir kısmını oluşturan çift kemik. Üst dişleri taşır; içinde burun çevresi sinüslerinin en büyüğü (maksiller sinüs) bulunur.
- Elmacık kemiği (sol): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Elmacık kemiği (sağ): Yanak kemiği. Göz çukurunun dış duvarının çoğunu yapar; şakak kemiğinin çıkıntısıyla birleşip elmacık kemerini oluşturur.
- Burun kemiği (sol): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Burun kemiği (sağ): Sağ ve sol burun kemikleri birleşerek burun kemerinin kemik tabanını oluşturur.
- Gözyaşı kemiği (sol): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Gözyaşı kemiği (sağ): Göz çukurunun ön iç duvarındaki küçük, dikdörtgen kemik. Gözyaşını burun boşluğuna ileten kanal buradan başlar.
- Damak kemiği (sol): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Damak kemiği (sağ): Sert damağın arka dörtte birini yapan çift kemik; burun boşluğunun yan duvarına ve göz çukurunun tabanının iç kısmına küçük birer parça verir.
- Sapan kemiği: Burun bölmesinin (septum) arka ve alt kısmını oluşturan üçgen biçimli tek kemik; üst kısmı kalbur kemiğinin dik plağıdır.
- Alt burun kavkası (sol): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
- Alt burun kavkası (sağ): Burun boşluğunun yan duvarından içeri kıvrılan, kavkaların en büyüğü. Üst ve orta kavkalar kalbur kemiğinin parçasıyken bu ayrı bir kemiktir.
Sahnede işaretli noktalar:
- Glabella (Glabella), Alın kemiği
- Göz çukuru üst kenarı (Margo supraorbitalis), Alın kemiği
- Mastoid çıkıntı (Processus mastoideus), Şakak kemiği (sol)
- Çene çıkıntısı (Protuberantia mentalis), Alt çene kemiği
- Ense kristası (inion çevresi) (Protuberantia occipitalis externa), Art kafa kemiği
Uzman düzeyihekim, beyin cerrahı ve araştırmacı için
Klinik vaka
Vaka: Halo yeleğinden sonra başlayan baş ağrısı
78 yaşında, osteoporozu bilinen bir kadın düşme sonrası boyun omuru kırığı nedeniyle halo yeleğiyle tedavi ediliyor. Pinlerden ikisi alnın iki yanına, ikisi kulakların arka-üstüne yerleştirilmiş. İkinci haftada sağ ön pin bölgesinde ağrı ve akıntı başlıyor; pin gevşemiş görünüyor. Hasta baş ağrısından da yakınıyor.
Önce kendin düşün: hasar nerede olabilir, neden?
Lisans düzeyitıp öğrencileri için
Sözlük
- Alın tümseği · Eminentia frontalis
- Göz çukurunun üst kenarının yaklaşık 3 cm üstündeki yuvarlak kabarıklık.
- Alt alveoler sinir bloğu
- Alt dişleri uyuşturmak için anesteziğin, alt alveoler sinir mandibular deliğe girmeden önce verildiği teknik.
- Alt çene dalı (ramus) · Ramus mandibulae
- Alt çene gövdesinin iki arka ucundan neredeyse dik açıyla yukarı kalkan dörtgen kısım; dış yüzüne masseter tutunur.
- Arkuat kabarıklık · Eminentia arcuata
- Kayalık kısmın ön yüzünde, üst (TA2’de ön) yarım daire kanalının yerini gösteren kabarıklık; orta çukur cerrahisinde işaret.
- Art kafa kondili · Condylus occipitalis
- Foramen magnumun iki yanında atlasla eklem yapan oval eklem çıkıntısı.
- Baziler kısım · Pars basilaris ossis occipitalis
- Art kafa kemiğinin foramen magnumun önündeki kalın parçası; kama kemiğinin gövdesiyle birlikte klivusu yapar.
- Bezold apsesi
- Mastoiditte irinin mastoid çıkıntının iç duvarını delip mastoid (digastrik) çentiğe akması ve boyunda toplanması.
- Bill çubuğu · Crista verticalis
- İç kulak yolunun dibinde, üst bölmede yüz sinirini arkadaki üst vestibüler sinirden ayıran ince dikey kemik sırt.
- Burun-gözyaşı kanalı · Canalis nasolacrimalis
- Üst çene, gözyaşı kemiği ve alt burun kavkasının yaptığı, gözyaşını alt burun yoluna ileten kemik kanal.
- Büyük damak deliği · Foramen palatinum majus
- Sert damağın arka köşesindeki delik; çoğunlukla üçüncü büyük azı dişinin karşısındadır, büyük damak damarları ve siniri geçer.
- Büyümüş yan kafa delikleri · Foramina parietalia permagna
- Çapı 5 mm’den büyük, kalıtsal, doğuştan yan kafa delikleri.
- Çene deliği · Foramen mentale
- Alt çene gövdesinin dış yüzünde, ikinci küçük azının altındaki delik; çene siniri ve damarları buradan çıkar.
- Çengel çıkıntı · Processus uncinatus
- Labirentin ön kısmından aşağı ve geriye uzanan ince, kıvrık lamel; yarım ay yarığının alt sınırıdır.
- Çukur · Fossa
- Kemik yüzeyindeki uzunca, çanak gibi çukurluk.
- Delik · Foramen
- Kemiği boydan boya geçen açıklık; damarlar ve sinirler buradan geçer.
- Dış art kafa çıkıntısı · Protuberantia occipitalis externa
- Başın arkasında orta hatta ele gelen çıkıntı; ense bağı tutunur, ilişkili ölçüm noktası inion.
- Eagle sendromu
- Uzamış stiloid çıkıntıyla ilişkili baş ve boyun ağrıları; uzamış stiloidi olanların yalnızca küçük bir kısmında görülür.
- Elmacık kemeri · Arcus zygomaticus
- Elmacık kemiğinin şakak çıkıntısı ile şakak kemiğinin elmacık çıkıntısının yaptığı kemer; alt kenarından çiğneme kası başlar.
- Ense çizgileri · Linea nuchalis suprema / superior / inferior
- Dış art kafa çıkıntısından iki yana uzanan, kafa derisi aponevrozuna ve ense kaslarına tutunma yeri veren çizgiler.
- Etmoid çentiği · Incisura ethmoidea
- Alın kemiğinin iki göz çukuru levhası arasındaki dörtgen boşluk; kafatasında kalbur kemiğinin kribriform levhası doldurur.
- Etmoid kabarcığı · Bulla ethmoidalis
- Orta burun yolunun yan duvarında orta etmoid hücrelerinin yaptığı kabarıklık; yarım ay yarığının üst sınırıdır.
- Etmoid labirenti · Labyrinthus ethmoidalis
- Kalbur kemiğinin iki yandaki kitlesi; içinde ince duvarlı etmoid hava hücreleri bulunur.
- Frontal sinüs · Sinus frontalis
- Alın kemiğinin iki tablası arasındaki hava boşluğu; doğumda yoktur, çocuklukta gelişir ve burun boşluğuna açılır.
- Glabella · Glabella
- İki kaş kemeri arasında, burun kökünün üstündeki düz kabarıklık.
- Göz altı deliği · Foramen infraorbitale
- Üst çenenin ön yüzünde, göz altı kenarının ortalama 6–7 mm altındaki delik; göz altı siniri ve damarları geçer.
- Göz çukuru kısmı · Pars orbitalis ossis frontalis
- Alın kemiğinin göz çukurlarının tavanını yapan iki ince üçgen levhası; aralarında etmoid çentiği vardır.
- Göz çukuru tüberkülü (Whitnall tüberkülü) · Tuberculum orbitale
- Elmacık kemiğinde, göz çukuru kenarının hemen içindeki kabartı; dış göz kapağı bağı ve Lockwood bağı buraya tutunur.
- Gözyaşı kesesi çukuru · Fossa sacci lacrimalis
- Üst çenenin alın çıkıntısı ile gözyaşı kemiğinin birlikte yaptığı, gözyaşı kesesini barındıran çukur.
- Granüler çukurcuklar · Foveolae granulares
- Araknoid granülasyonların kafatası kemiğinin iç yüzünde bıraktığı çukurlar; yaşla artar.
- Haç biçimli kabarıklık · Eminentia cruciformis
- Art kafa kemiğinin iç yüzünü dört çukura bölen kabarıklık; kollarının kesiştiği yer iç art kafa çıkıntısıdır.
- Halo
- Boyun omurgası yaralanmalarında başı sabitlemek için kafatasına pinlerle tutturulan halka ve yelek düzeneği.
- Hiperostozis frontalis interna · Hyperostosis frontalis interna
- Alın kemiğinin iç tablasının beyne bakan yüzünde aşırı kemik yapımı; en sık menopoz sonrası kadınlarda görülür.
- Hipoglossal kanal · Canalis nervi hypoglossi
- Kondilin tabanını delen, dil altı sinirini (XII) geçiren kanal.
- Hiyoid aparatus
- Stiloid çıkıntı, stilohiyoid bağ ve dil kemiğinin küçük boynuzundan oluşan, ikinci faringeal ark (Reichert) kıkırdağından gelişen zincir.
- Horoz ibiği · Crista galli
- Kribriform levhanın ortasından yükselen üçgen çıkıntı; arka kenarına falx cerebri tutunur.
- Huschke deliği
- Timpanik kısımda, dış kulak yolunun ön-alt duvarında kalabilen delik; timpanik halka kaynaşırken oluşur, genellikle 5 yaş dolayında kapanır.
- İç kulak yolu · Meatus acusticus internus
- Kayalık kısmın arka yüzünden başlayan yaklaşık 1 cm’lik kanal; yüz siniri, işitme-denge siniri ve labirent arteri geçer.
- İki taraflı yan kafa incelmesi
- Yan kafa kemiklerinde dış tabla ve diploenin incelmesi; en sık yaşlı kadınlarda görülür, nedeni bilinmiyor.
- İnka (interparietal) kemiği · Os interparietale
- Art kafa düzleminin ömür boyu ayrı kalmasıyla oluşan ek kemik; kırıkla karıştırılmamalıdır.
- Juguler bulbus · Bulbus superior venae jugularis internae
- Sigmoid sinüs ile iç juguler venin birleştiği, juguler çukura oturan ve orta kulağın tabanına doğru kubbe gibi uzanan genişleme.
- Juguler çıkıntı · Processus jugularis
- Kondilin arka yarısından dışa uzanan levha; önündeki çentik juguler deliğin arka kısmını yapar.
- Kalbur kemiği · Os ethmoidale
- İki göz çukuru arasında, burnun tavanında yer alan hafif, süngerimsi tek kemik: kribriform levha, dik levha ve iki labirentten oluşur.
- Kama kemiği · Os sphenoidale
- Kafa tabanının ortasında, beyin kutusunu yüz iskeletine bağlayan tek kemik: gövde, iki küçük kanat, iki büyük kanat ve iki pterigoid çıkıntıdan oluşur.
- Kama köşesi · Angulus sphenoideus ossis parietalis
- Yan kafa kemiğinin pterion bölgesindeki ince, sivri ön-alt köşesi; iç yüzünde orta meningeal arterin oluğu ya da kanalı vardır.
- Kaş kemeri · Arcus superciliaris
- Alın tümseklerinin altındaki kavisli kabarıklık; erkekte daha büyüktür.
- Kayalık kısım (petröz kısım) · Pars petrosa ossis temporalis
- Şakak kemiğinin kafa tabanında kama ile art kafa kemiği arasına giren, piramit biçimli, çok sert bölümü; orta ve iç kulağı içinde taşır. TA2’de mastoid bölge de bu kısma sayılır.
- Keros sınıflaması
- Koku çukurunun derinliğine (lateral lamelin yüksekliğine) göre üç tip; tip III en derin çukurdur.
- Kesici kanal (nazopalatin kanal) · Canalis incisivus
- Ön üst çenede ağız ile burun boşluğunu birleştiren, ortalama 10 mm uzunluğunda kemik kanal; nazopalatin siniri taşır.
- Kıkırdak içi kemikleşme
- Önce kıkırdak modelinin kurulduğu, daha uzun süren kemikleşme; kafa tabanı kemikleri böyle oluşur.
- Klinoid çıkıntılar · Processus clinoidei
- Türk eyerinin çevresindeki çıkıntılar: ön klinoid küçük kanadın iç ucu, arka klinoid eyer sırtının köşesidir; orta klinoid her kafatasında bulunmaz.
- Koana · Choana
- Burun boşluğunun yutağa açılan iki arka açıklığından her biri; ikisini sapan kemiğinin arka kenarı ayırır.
- Koku çukuru ve lateral lamel
- Kribriform levhanın oluşturduğu, koku soğancığını taşıyan çukur ve onun ön kafa tabanının en ince kemiği olan dış duvarı; çukurun derinliği Keros sınıflamasının ölçütüdür.
- Kondil · Condylus
- Yuvarlak, boğum gibi eklem yüzü; örneği art kafa kemiğinin kondilleridir.
- Kondil (alt çene başı) · Caput mandibulae
- Kondil çıkıntısının eklem yüzünü taşıyan başı; eklem diski aracılığıyla şakak kemiğiyle çene eklemini yapar.
- Kondil kanalı · Canalis condylaris
- Kondilin arkasındaki çukuru delen, her kafatasında bulunmayan, emisser ven geçiren kanal.
- Konka bülloza
- Orta burun kavkasının havalanarak balonlaşması; sıklığı tanıma göre çok değişir.
- Koronoid çıkıntı · Processus coronoideus
- Alt çene dalının üst kenarının önündeki ince, üçgen çıkıntı; temporal kas ve masseter yapışır.
- Kör delik · Foramen caecum ossis frontalis
- Alın kristasının alt ucunda kalbur kemiğiyle tamamlanan delik; çoğu zaman kapalıdır, açıksa burundan üst sagittal sinüse bir toplardamar geçirir.
- Kranializasyon
- Ağır frontal sinüs arka duvar kırıklarında sinüsün kafa boşluğuna katıldığı ve burunla bağlantısının katman katman kapatıldığı ameliyat.
- Kribriform (kalbur) levha · Lamina cribrosa
- Kalbur kemiğinin yatay, elek gibi delikli levhası; burun boşluğunun tavanıdır ve koku sinirinin lifleri deliklerinden geçer.
- Lamina papyracea · Lamina orbitalis
- Labirentin göz çukuruna bakan çok ince dış levhası; göz çukurunun iç duvarının en büyük kısmını yapar.
- Lingula · Lingula mandibulae
- Mandibular deliğin önündeki keskin kemik diken; sfenomandibular bağ buraya tutunur.
- Macewen üçgeni (suprameatal üçgen) · Foveola suprameatalis
- Dış kulak yolunun arka-üstünde, elmacık çıkıntısının arka kökü ile kulak yolunun arka duvarı arasındaki küçük çukurluk; mastoid antruma cerrahi kapı.
- Maksiller sinüs (Highmore antrumu) · Sinus maxillaris
- Üst çenenin gövdesindeki piramit biçimli hava boşluğu; orta burun yoluna açılır, tabanı diş yuvası çıkıntısıdır.
- Mandibular delik · Foramen mandibulae
- Alt çene dalının iç yüzünün ortasındaki delik; alt alveoler sinir ve damarlar mandibular kanala buradan girer.
- Mandibular kanal · Canalis mandibulae
- Mandibular delikten başlayıp gövdede diş yuvalarının altından ilerleyen, alt alveoler sinir ve damarları taşıyan kemik kanal.
- Mastoid antrum · Antrum mastoideum
- Mastoidin üst-ön bölümündeki en büyük hava boşluğu; önde orta kulağın attiğine açılır, tavanı tegmen tympanidir.
- Mastoid köşesi · Angulus mastoideus ossis parietalis
- Yan kafa kemiğinin asteriondaki arka-alt köşesi; iç yüzünde transvers sinüs oluğunun bir bölümü vardır.
- Meckel kıkırdağı
- Alt çenenin dış yüzünü örten zarda kemikleştiği embriyonik kıkırdak; proksimal ucundan çekiç ve örs, lingulaya kadarki parçasından sfenomandibular bağ gelişir.
- Obelion · Obelion
- Sagittal dikişin yan kafa delikleri hizasındaki noktası; adı ÷ (obelos) işaretinden gelir.
- Oluk · Sulcus
- Kemik yüzeyinde uzanan uzun, dar oluk; içinde çoğu zaman bir damar yatar.
- Onodi hücresi
- Sfenoid sinüsün üstüne ya da yanına uzanan, görme siniri ya da iç karotis artere komşu arka etmoid hücresi (sfenoetmoidal hücre).
- Optik payanda
- Küçük kanadın arka kökü; optik kanalı üst orbital yarıktan ayıran ince kemik köprü. Terim TA98’de yoktur.
- Parietal emisser ven · Emissarium parietale
- Yan kafa deliğinden geçen, kafa derisinin toplardamarlarını üst sagittal sinüse bağlayan kapakçıksız toplardamar.
- Pott’un kabarık tümörü
- Frontal sinüsün ön duvarında kemik iltihabıyla (osteomiyelit) birlikte kemik zarının altında biriken apse.
- Premaksilla · Os incisivum
- Üst çenenin kesici dişleri taşıyan ön parçası; çoğu omurgalıda ayrı bir kemiktir, insanda ayrı kalması olağan değildir.
- Protrüzyon ve dehisens
- Sinüs duvarındaki bir yapının (iç karotis arter, görme siniri, V2, vidian siniri) sinüs boşluğuna taşması (protrüzyon) ve onu sinüsten ayıran kemik örtünün eksik olması (dehisens).
- Pterigoid (vidian) kanal · Canalis pterygoideus
- Pterigoid çıkıntının kökünde, foramen lacerumdan pterigopalatin çukura uzanan kanal; vidian siniri ve arteri taşır.
- Pterigoid çengel · Hamulus pterygoideus
- İç pterigoid levhanın alt ucundaki çengel; tensor veli palatini kasının tendonu çevresinde kayar.
- Pterigoid çıkıntı · Processus pterygoideus
- Gövde ile büyük kanadın birleşiminden dik inen, iç ve dış levhadan oluşan çıkıntı; çiğneme ve yumuşak damak kaslarına tutunma yeri.
- Pul kısmı (alın kemiği) · Squama frontalis
- Alın kemiğinin alnı yapan dik kısmı.
- Pul kısmı (art kafa kemiği) · Squama occipitalis
- Art kafa kemiğinin foramen magnumun arkasındaki kıvrık, geniş levhası.
- Sfenoid kavka · Concha sphenoidalis
- Kama gövdesinin ön-alt kısmındaki ince, kıvrık levha; sfenoid sinüsün ön duvarının ve tabanının bir kısmını yapar.
- Sfenoid sinüs · Sinus sphenoidalis
- Kama gövdesindeki, bir bölmeyle ayrılan iki hava boşluğu; üst kavkanın üstü-arkasındaki sfenoetmoidal girintiye açılır.
- Sfenoid sinüs havalanma tipleri
- Sinüsün arkaya ne kadar uzandığına göre konkal, preseller, seller ve postseller tipler; sagital BT’de Türk eyerinin ön ve arka duvarına göre belirlenir.
- Sfenopalatin delik · Foramen sphenopalatinum
- Damak kemiğindeki çentiğin kama gövdesiyle kapanmasıyla oluşan delik; pterigopalatin çukuru üst burun yoluna bağlar.
- Sinüslerin birleşimi · Confluens sinuum
- Üst sagittal ve transvers sinüslerin iç art kafa çıkıntısının yanında birleştiği yer; eski adı torcular Herophili.
- Stilohiyoid bağ · Ligamentum stylohyoideum
- Stiloid çıkıntının ucundan dil kemiğinin küçük boynuzuna uzanan bağ; bazı kişilerde kısmen, bazılarında tamamen kemikleşir.
- Supraorbital çentik ya da delik · Incisura supraorbitalis / Foramen supraorbitale
- Göz çukurunun üst kenarında supraorbital sinir ve damarların geçtiği çentik ya da delik; hangisinin bulunduğu topluma göre değişir.
- Şakak çizgileri · Linea temporalis superior / inferior
- Yan kafa kemiğinden kavis çizerek geçen iki çizgi: üstteki şakak fasyasının tutunma yeri, alttaki şakak kasının başlangıç sınırı.
- Tabla · Lamina externa / interna
- Kafatası kemiğinin dış ve iç sıkı kemik tabakası; aralarında süngerimsi diploe bulunur.
- Tegmen tympani · Tegmen tympani
- Orta kulak boşluğunun ve mastoid antrumun tavanını yapan, onları orta kafa çukurundan ayıran çok ince kemik levha.
- Terminologia Anatomica
- Anatomi terimlerinin uluslararası listesi; ilk baskısı 1998 (TA98), ikinci baskısı 2019 (TA2).
- Toplardamar gölü
- Kafatası kemiğinin içinde genişlemiş toplardamar kanalı; grafide kırık ya da dikişle karıştırılabilir.
- Türk eyeri · Sella turcica
- Kama gövdesinin üst yüzündeki eyer biçimli çukur; en derin kısmı olan hipofiz çukurunda hipofiz bezi oturur.
- Üçüncü kondil · Condylus tertius
- Hipokordal yayın kaynaşmamasıyla basionun alt ucunda kalan kemik çıkıntı; basion kırığını taklit edebilir.
- Üst çene yumrusu · Tuber maxillae
- Üst çenenin arka yüzünün alt kısmındaki kabarıklık; yirmi yaş dişi çıktıktan sonra belirginleşir.
- Üst orbital yarık · Fissura orbitalis superior
- Küçük ve büyük kanat arasındaki üçgen ya da virgül biçimli yarık; göz çukurunu orta kafa çukuruna bağlar.
- Walker yöntemi
- Glabella, göz çukurunun üst kenarı, ense kristası, mastoid çıkıntı ve çene çıkıntısını 1–5 arasında puanlayarak kafatasından cinsiyet tahmini yapan adli antropoloji yöntemi.
- Yan kafa deliği · Foramen parietale
- Sagittal dikişe yakın, her kafatasında bulunmayan küçük delik; parietal emisser veni geçirir.
- Yan kafa tümseği · Eminentia parietalis
- Yan kafa kemiğinin dış yüzünün ortasına yakın en kabarık bölge; kemikleşme buradan başlar.
- Yarık · Fissura
- Kemikte dar, uzun, yarık biçiminde açıklık.
- Yarım ay yarığı · Hiatus semilunaris
- Çengel çıkıntı ile etmoid kabarcığı arasındaki yarım ay biçimli açıklık; etmoid hunisine açılır.
- Yol · Meatus
- Bir kanala açılan ağız; örneği dış ve iç kulak yoludur.
- Yüz siniri kanalı (Fallop kanalı) · Canalis facialis
- Yüz sinirinin şakak kemiği içindeki kemik kanalı: labirent, timpanik ve mastoid segmentlerden oluşur ve stilomastoid delikte biter.
- Zar içi kemikleşme
- Kemiğin kıkırdak modeli olmadan, bağ dokusu zarı içinde doğrudan oluşması; kafatası kemiklerinin çoğu böyle oluşur.
Kendini dene
Temel düzeyinde 24 soru. Üst düzeylerde 50 soru daha var; dersin başındaki kartlardan ya da ekranın altındaki düğmeden düzeyi değiştirerek açabilirsin. Her sorunun yanında düzeyi yazar.
0 / 24 soru cevaplandı.
Kaynaklar
- Abdullah, B., Chew, S. C., Aziz, M. E., Shukri, N. M., Husain, S., Joshua, S. W., Wang, Y., & Snidvongs, K. (2020). A new radiological classification for the risk assessment of anterior skull base injury in endoscopic sinus surgery. Scientific Reports, 10(1), 4600. doi.org/10.1038/s41598-020-61610-1
- Açar, G., Çiçekcibaşı, A. E., Çukurova, İ., Özen, K. E., Şeker, M., & Güler, İ. (2019). The anatomic analysis of the vidian canal and the surrounding structures concerning vidian neurectomy using computed tomography scans. Brazilian Journal of Otorhinolaryngology, 85(2), 136–143. doi.org/10.1016/j.bjorl.2017.11.008
- Açar, G., Gökşan, A. S., & Aydoğdu, D. (2024). Computed tomography based evaluation of the association between sphenoid sinus pneumatization patterns and variations of adjacent bony structures in relation to age and gender. Neurosurgical Review, 47(1), 349. doi.org/10.1007/s10143-024-02594-8
- Adışen, M. Z., & Aydoğdu, M. (2022). Comparison of mastoid air cell volume in patients with or without a pneumatized articular tubercle. Imaging Science in Dentistry, 52(1), 27–32. doi.org/10.5624/isd.20210153
- Ahn, B. S., Oh, S. H., Heo, C. K., Kim, G. T., Choi, Y. S., & Hwang, E. H. (2020). Cone-beam computed tomography of mandibular foramen and lingula for mandibular anesthesia. Imaging Science in Dentistry, 50(2), 125–132. doi.org/10.5624/isd.2020.50.2.125
- Al Hatmi, A. S., Al Ajmi, E., Albalushi, H., Al Lawati, M., & Sirasanagandla, S. R. (2023). Anatomical variations of the frontal sinus: A computed tomography-based study. F1000Research, 12, 71. doi.org/10.12688/f1000research.129498.2
- Al Shaili, O., Badr-El-Dine, M., Al-Ajmi, E., Al Tamami, N., Al Washahi, M., & Al Zaabi, K. (2025). Prevalence of asymptomatic superior semicircular canal dehiscence on high resolution CT scan in Omani population. Sultan Qaboos University Medical Journal, 25(1). doi.org/10.18295/2075-0528.2930
- Al-Muhanna, A. F., Al-Fayez, M. A., Al-Abdulwahhab, A. H., Al-Sharydah, A. M., Al-Watban, M., & Al-Ojan, A. (2026). Anatomical blueprint of the sphenoid sinus in Saudis: A radiological observational perspective. Tomography, 12(2), 26. doi.org/10.3390/tomography12020026
- Aladeyelu, O. S., Olaniyi, K. S., Olojede, S. O., Mbatha, W. E., Sibiya, A. L., & Rennie, C. O. (2022). Temporal bone pneumatization: A scoping review on the growth and size of mastoid air cell system with age. PLOS ONE, 17(6), e0269360. doi.org/10.1371/journal.pone.0269360
- Alghamdi, M. A., Honnegowda, T. M., Nautiyal, A., & Deepanjan, M. (2022). Radiological and morphometric study of the emissary foramens and canal in the posterior cranial fossa of the human skull with its neurosurgical significance. Asian Journal of Neurosurgery, 17(4). doi.org/10.1055/s-0042-1757429
- Alkahtani, Z., Assiri, H. A., Alasiri, M. H., Asiri, W. A., Alshehri, H. F., Almubarak, A. N., Alqahtani, R. K., Dawasaz, A. A., Egido-Moreno, S., & López-López, J. (2026). CBCT-based analysis of medial and lateral pterygoid plates: Cross-sectional study of Saudi subpopulation. Journal of Clinical Medicine, 15(3), 951. doi.org/10.3390/jcm15030951
- Arslan, E. D., Solakoglu, A. G., Komut, E., Kavalci, C., Yilmaz, F., Karakilic, E., Durdu, T., & Sonmez, M. (2014). Assessment of maxillofacial trauma in emergency department. World Journal of Emergency Surgery, 9(1), 13. doi.org/10.1186/1749-7922-9-13
- Askin Ekinci, S., Zhang, Y., Ates, O., & Gocmen, G. (2026). Three-dimensional fracture mapping of the mandible: A retrospective CBCT-based analysis. BMC Oral Health, 26(1), 1725. doi.org/10.1186/s12903-026-08993-1
- Assiri Ahmed, H., Estrugo-Devesa, A., Roselló Llabrés, X., Egido-Moreno, S., & López-López, J. (2023). The prevalence of elongated styloid process in the population of Barcelona: A cross-sectional study & review of literature. BMC Oral Health, 23(1), 674. doi.org/10.1186/s12903-023-03405-0
- Assiri, K. S., & Alroqi, A. S. (2021). Frequency of the frontal sinus aplasia among Saudi Arabian population: A single-center retrospective case review. Saudi Medical Journal, 42(2), 228–231. doi.org/10.15537/smj.2021.2.25617
- Atilgan, S., Erol, B., Yaman, F., Yilmaz, N., & Ucan, M. C. (2010). Mandibular fractures: A comparative analysis between young and adult patients in the southeast region of Turkey. Journal of Applied Oral Science, 18(1), 17–22. doi.org/10.1590/s1678-77572010000100005
- Babu, A. C., Nair, M. R. P. B., & Kuriakose, A. M. (2018). Olfactory fossa depth: CT analysis of 1200 patients. Indian Journal of Radiology and Imaging, 28(4), 395–400. doi.org/10.4103/ijri.ijri_119_18
- Bănică, D. A., Zamfirescu, V. I., Rusu, M. C., & Brezean, I. (2026). Compression syndromes of the stylohyoid complex: Neural, arterial, and venous phenotypes in a dynamic neurovascular corridor. Tomography, 12(9), 127. doi.org/10.3390/tomography12090127
- Barhate, U. H., Negi, K., Duggal, R., Rajiv, B., Chaudhari, P. K., & Samrit, V. (2026). Cephalometric study of occipital spurs and their association with various malocclusions and facial patterns. Cureus, 18(7), e113103. doi.org/10.7759/cureus.113103
- Batista, A. V. D. S., Aguiar, G. B., Bennett, P., Umigi, M. R., & Veiga, J. C. E. (2021). Observational study of patients with occipital condyle fracture at a Brazilian referral trauma center. Revista do Colégio Brasileiro de Cirurgiões, 48, e20213024. doi.org/10.1590/0100-6991e-20213024
- Bauer, J. M., Yang, S., Yaszay, B., & Mackenzie, W. S. (2024). Pediatric halo use: Indications, application, and potential complications. Journal of the Pediatric Orthopaedic Society of North America, 9, 100129. doi.org/10.1016/j.jposna.2024.100129
- Bechev, K., Fasova, A., Yotova, N., Markov, D., & Aleksiev, V. (2025). Anatomical features of the sphenoid sinus and their clinical significance in transsphenoidal accesses to the pituitary gland and parasellar region: A systematic review. Diagnostics, 15(24), 3125. doi.org/10.3390/diagnostics15243125
- Bechev, K., Markov, D., Ezeldin, F., Kanarev, M., Petrova, A., Dzhambazova, E., Aleksiev, V., & Markov, G. (2026). Morphological and epidemiological analysis of the sphenoid sinus based on computed tomography and magnetic resonance imaging: A narrative review. Life, 16(7), 1105. doi.org/10.3390/life16071105
- Belada, A., Akcan, F. A., Güçlü, D., Güçlü, E., Ünlü, İ., Subaşı, B., Özel, M. A., İlhan, E., Cebeci, D., & Sungur, M. A. (2025). Multidimensional morphology of the ethmoid roof and anterior ethmoidal artery: A CT-based analysis and proposal of the Akcan classification. Diagnostics, 16(1), 81. doi.org/10.3390/diagnostics16010081
- Bendersky, D. C., Landriel, F. A., Ajler, P. M., Hem, S. M., & Carrizo, A. G. (2011). Sternberg's canal as a cause of encephalocele within the lateral recess of the sphenoid sinus: A report of two cases. Surgical Neurology International, 2, 171. doi.org/10.4103/2152-7806.90034
- Bento, R. F., & Fonseca, A. C. (2013). A brief history of mastoidectomy. International Archives of Otorhinolaryngology, 17(2), 168–178. doi.org/10.7162/s1809-97772013000200009
- Betts, J. G., Young, K. A., Wise, J. A., Johnson, E., Poe, B., Kruse, D. H., Korol, O., Johnson, J. E., Womble, M., & DeSaix, P. (2022). Anatomy and physiology 2e (Bölüm 6.3: Bone structure). OpenStax. openstax.org/books/anatomy-and-physiology-2e/pages/6-3-bone-structure
- Betts, J. G., Young, K. A., Wise, J. A., Johnson, E., Poe, B., Kruse, D. H., Korol, O., Johnson, J. E., Womble, M., & DeSaix, P. (2022). Anatomy and physiology 2e (Bölüm 6.4: Bone formation and development). OpenStax. openstax.org/books/anatomy-and-physiology-2e/pages/6-4-bone-formation-and-development
- Betts, J. G., Young, K. A., Wise, J. A., Johnson, E., Poe, B., Kruse, D. H., Korol, O., Johnson, J. E., Womble, M., & DeSaix, P. (2022). Anatomy and physiology 2e (Bölüm 7.2: The skull). OpenStax. openstax.org/books/anatomy-and-physiology-2e/pages/7-2-the-skull
- Betts, J. G., Young, K. A., Wise, J. A., Johnson, E., Poe, B., Kruse, D. H., Korol, O., Johnson, J. E., Womble, M., & DeSaix, P. (2022). Anatomy and physiology 2e (Bölüm 7.5: Embryonic development of the axial skeleton). OpenStax. openstax.org/books/anatomy-and-physiology-2e/pages/7-5-embryonic-development-of-the-axial-skeleton
- Bordoni, B., & Brizuela, M. (2025). Anatomy, head and neck, temporomandibular joint. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/30860721
- Breeland, G., Aktar, A., & Patel, B. C. (2023). Anatomy, head and neck, mandible. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/30335325
- Bulbul, E., Yazici, A., Yanik, B., Yazici, H., & Demirpolat, G. (2016). Morphometric evaluation of bony nasolacrimal canal in a Caucasian population with primary acquired nasolacrimal duct obstruction: A multidetector computed tomography study. Korean Journal of Radiology, 17(2), 271–276. doi.org/10.3348/kjr.2016.17.2.271
- Campbell, A., Hines, B., Baudoin, J. M., Komune, N., Donofrio, C. A., Badaloni, F., Fioravanti, A., Iwanaga, J., Aslam, R., Johnson, K., Lockwood, J., Dumont, A. S., & Tubbs, R. S. (2026). The enigmatic occipital emissary vein, foramina, and canals: Anatomical study with application to skull base surgery. Neurosurgical Review, 49(1), 436. doi.org/10.1007/s10143-026-04340-8
- Cappella, A., Bertoglio, B., Di Maso, M., Mazzarelli, D., Affatato, L., Stacchiotti, A., Sforza, C., Cattaneo, C., Belcastro, M. G., & Milella, M. (2022). Sexual dimorphism of cranial morphological traits in an Italian sample: A population-specific logistic regression model for predicting sex. Biology, 11(8), 1202. doi.org/10.3390/biology11081202
- Chan, M. A., Ibrahim, F., Kumaran, A., Yong, K., Chan, A. S. Y., & Shen, S. (2021). Ethnic variation in medial orbital wall anatomy and its implications for decompression surgery. BMC Ophthalmology, 21(1), 290. doi.org/10.1186/s12886-021-02009-y
- Cheng, Y., Zhang, S., Chen, Y., & Zhao, G. (2015). Safe corridor to access clivus for endoscopic trans-sphenoidal surgery: A radiological and anatomical study. PLOS ONE, 10(9), e0137962. doi.org/10.1371/journal.pone.0137962
- Cherla, D. V., Tomovic, S., Liu, J. K., & Eloy, J. A. (2013). The central Onodi cell: A previously unreported anatomic variation. Allergy & Rhinology, 4(1), e49–e51. doi.org/10.2500/ar.2013.4.0047
- Chuang-Hong, L., Hong, X., & Gang, K. (2024). Modified craniotomy procedures and virtual reality technology for accurate localization of the frontal branch of MMA in revascularization surgery. Scientific Reports, 14, 14367. doi.org/10.1038/s41598-024-65123-z
- Coban, D., Unal Erzurumlu, Z., Sadik, E., & Yasa, Y. (2025). Evaluation of mental foramen and accessory mental foramen using cone beam computed tomography in a Turkish population. BMC Medical Imaging, 25(1), 140. doi.org/10.1186/s12880-025-01589-1
- Cohen, A., Kim, C. Y., Raeburn, K., Bubb, K., Tabira, Y., Iwanaga, J., & Tubbs, R. S. (2025). A review of the ethmoidal foramina and their clinical application. Anatomy & Cell Biology, 58(1), 1–7. doi.org/10.5115/acb.24.202
- Coroleucă, R., Filipoiu, F. M., Cherecheanu, A. P., Enyedi, M., Bucșan, R., Bostan, M., Coroleucă, C. A., Ladea, L., Vrînceanu, D., Moraru, O. E., & Iancu, R. (2024). Laser scanning morphometric measurements of the main orbital communications in dry human skulls. Diagnostics, 14(19), 2168. doi.org/10.3390/diagnostics14192168
- Costa, A. L. F., Paixão, A. K., Gonçalves, B. C., Ogawa, C. M., Martinelli, T., Maeda, F. A., Trivino, T., & Lopes, S. L. P. C. (2019). Cone beam computed tomography-based anatomical assessment of the olfactory fossa. International Journal of Dentistry, 2019, 4134260. doi.org/10.1155/2019/4134260
- Çakur, B., Sumbullu, M. A., & Durna, N. B. (2011). Aplasia and agenesis of the frontal sinus in Turkish individuals: A retrospective study using dental volumetric tomography. International Journal of Medical Sciences, 8(3), 278–282. doi.org/10.7150/ijms.8.278
- da Silva, V. T. G., Makarem, L., dos Santos Silva, R. P., Teixeira, M. J., & Paiva, W. S. (2024). Large acute epidural hematoma from head pin fixation fracture. Clinical Case Reports, 12, e9210. doi.org/10.1002/ccr3.9210
- Dahal, P., Parajuli, S., Maharjan, S., Adhikari, G., Upadhyaya, R. P., Ghimire, S., & Dhakal, N. (2025). Critical anatomical variants in preoperative computed tomography of paranasal sinuses in a tertiary care center: A cross-sectional study. Annals of Medicine and Surgery, 87(4), 1909–1917. doi.org/10.1097/MS9.0000000000003116
- Dal Secchi, M. M., Dolci, R. L. L., Teixeira, R., & Lazarini, P. R. (2018). An analysis of anatomic variations of the sphenoid sinus and its relationship to the internal carotid artery. International Archives of Otorhinolaryngology, 22(2), 161–166. doi.org/10.1055/s-0037-1607336
- Dankbaar, J. W., van Bemmel, A. J., & Pameijer, F. A. (2015). Imaging findings of the orbital and intracranial complications of acute bacterial rhinosinusitis. Insights into Imaging, 6(5), 509–518. doi.org/10.1007/s13244-015-0424-y
- Dassi, C. S., Demarco, F. R., Mangussi-Gomes, J., Weber, R., Balsalobre, L., & Stamm, A. C. (2020). The frontal sinus and frontal recess: Anatomical, radiological and surgical concepts. International Archives of Otorhinolaryngology, 24(3), e364–e375. doi.org/10.1055/s-0040-1713923
- de Bakker, B. S., de Bakker, H. M., Soerdjbalie-Maikoe, V., & Dikkers, F. G. (2019). Variants of the hyoid-larynx complex, with implications for forensic science and consequence for the diagnosis of Eagle's syndrome. Scientific Reports, 9(1), 15950. doi.org/10.1038/s41598-019-52476-z
- de Bock, S., Szweryn, W., Jansen, T., Otten, J., Mulder, J., Waterval, J., Temel, Y., Bekkers, S., Kunst, H., & Mok, S. C. (2023). Characteristics and clinical management strategy of petrous apex cholesterol granulomas. Cancers, 15(4), 1313. doi.org/10.3390/cancers15041313
- de Oliveira, L. R. L. B., Alves, I. D. S., Vieira, A. P. F., Passos, U. L., Leite, C. D. C., & Gebrim, E. S. (2023). Temporomandibular joint: From anatomy to internal derangement. Radiologia Brasileira, 56(2), 102–109. doi.org/10.1590/0100-3984.2022.0072-en
- Donofrio, C. A., Riccio, L., Badaloni, F., Tubbs, R. S., & Fioravanti, A. (2026). The mastoid foramen and mastoid emissary vein canal as surgical landmarks for mastoid pneumatization during retrosigmoid approach. Operative Neurosurgery, 31(1), 74–84. doi.org/10.1227/ons.0000000000001788
- Dublin, A. B., & Al-Dhahir, M. A. (2023). Anatomy, head and neck, temporal region. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/29494103
- Ducker, L., & Rivera, R. Y. (2023). Anatomy, head and neck: Eye lacrimal duct. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/30285382
- Engin, Ö., Adriaensen, G. F. J. P. M., Hoefnagels, F. W. A., & Saeed, P. (2021). A systematic review of the surgical anatomy of the orbital apex. Surgical and Radiologic Anatomy, 43(2), 169–178. doi.org/10.1007/s00276-020-02573-w
- Fadda, G. L., Petrelli, A., Urbanelli, A., Castelnuovo, P., Bignami, M., Crosetti, E., Succo, G., & Cavallo, G. (2022). Risky anatomical variations of sphenoid sinus and surrounding structures in endoscopic sinus surgery. Head & Face Medicine, 18(1), 29. doi.org/10.1186/s13005-022-00336-z
- Fadda, G. L., Urbanelli, A., Petrelli, A., Trossarello, M., Nitro, L., Saibene, A. M., De Corso, E., Gned, D., Panfili, M., & Cavallo, G. (2024). Type IV optic nerve and Onodi cell: Is there a risk of injury during sphenoid sinus surgery? Acta Otorhinolaryngologica Italica, 44(1), 36–41. doi.org/10.14639/0392-100X-N2462
- Fakoya, A. O., Hohman, M. H., Georgakopoulos, B., & Le, P. H. (2024). Anatomy, head and neck, nasal concha. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/31536243
- Famurewa, O. C., Ibitoye, B. O., Ameye, S. A., Asaleye, C. M., Ayoola, O. O., & Onigbinde, O. S. (2018). Sphenoid sinus pneumatization, septation, and the internal carotid artery: A computed tomography study. Nigerian Medical Journal, 59(1), 7–13. doi.org/10.4103/nmj.nmj_138_18
- Federative Committee on Anatomical Terminology. (1998). Terminologia anatomica: International anatomical terminology. Thieme. ifaa.unifr.ch/Public/EntryPage/TA98%20Tree/Entity%20TA98%20EN/02.1.05.001%20Entity%20TA98%20EN.htm
- Federative International Programme for Anatomical Terminology. (2019). Terminologia anatomica (2nd ed.). FIPAT. TA2 Viewer üzerinden okundu. ta2viewer.openanatomy.org/
- Garg, D. R., Fakoya, A. O., & Menezes, R. G. (2025). Anatomy, head and neck: Hyoid bone. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/30969548
- Gibelli, D., Cellina, M., Gibelli, S., Panzeri, M., Termine, G., Floridi, C., & Sforza, C. (2021). Temporal bone pneumatization: Relationship with sex and variants of the ethmoid and sphenoid bone. The Journal of Craniofacial Surgery, 32(8), 2888. doi.org/10.1097/SCS.0000000000007809
- Gómez Roselló, E., Quiles Granado, A. M., Artajona Garcia, M., Juanpere Martí, S., Laguillo Sala, G., Beltrán Mármol, B., & Pedraza Gutiérrez, S. (2020). Facial fractures: Classification and highlights for a useful report. Insights Into Imaging, 11(1), 49. doi.org/10.1186/s13244-020-00847-w
- Gong, Z., Sun, H., Li, D., Lu, X., Liu, S., Wang, X., Xia, X., Lyu, F., Jiang, J., Zou, F., Wang, H., & Ma, X. (2026). Gender-specific patterns of external occipital protuberance hyperplasia: Associations with nuchal ligament ossification and cervical sagittal imbalance in myelopathy patients. Asian Spine Journal, 20(1), 10–19. doi.org/10.31616/asj.2025.0109
- Gökçe, E., & Beyhan, M. (2025). Review of imaging modalities and radiological findings of calvarial lesions. World Journal of Radiology, 17(6), 107776. doi.org/10.4329/wjr.v17.i6.107776
- Gray, H. (1918). Anatomy of the human body (W. H. Lewis, Ed.; 20th ed.). Lea & Febiger. Aynı baskının Bartleby.com dökümüyle karşılaştırılarak okundu. archive.org/details/anatomyofhumanbo1918gray
- Grzonkowska, M., Baumgart, M., Kułakowski, M., & Szpinda, M. (2023). Quantitative anatomy of the primary ossification center of the squamous part of temporal bone in the human fetus. PLOS ONE, 18(12), e0295590. doi.org/10.1371/journal.pone.0295590
- Guduri, P., Ekanem, U. O. I., Shekhawat, D., Chaiyamoon, A., Cardona, J. J., Iwanaga, J., Dumont, A. S., & Tubbs, R. S. (2023). Granular foveolae in the groove of the sigmoid sinus: An anatomical study. Cureus, 15(3), e36678. doi.org/10.7759/cureus.36678
- Gupta, C. L., Medda, S., Bhukya, S., Mukhopadhyay, P., Gupta, A. D., Ray, B., & Kamal, V. K. (2025). Regional variation in skull thickness along a horizontal plane: Implications for neuroanatomy teaching, neurosurgery, radiology and forensic analysis. Cureus, 17(12), e98489. doi.org/10.7759/cureus.98489
- Gupta, K., Narayan Sahu, R., Patnaik, A., Darbari, S., & Chaurasia, B. (2026). Comprehensive radiological assessment of ethmoid skull-base anatomy: Beyond the Keros classification. Annals of Medicine and Surgery, 88(6), 3769–3773. doi.org/10.1097/MS9.0000000000004921
- Gupta, S., Mends, F., Hagiwara, M., Fatterpekar, G., & Roehm, P. C. (2013). Imaging the facial nerve: A contemporary review. Radiology Research and Practice, 2013, 248039. doi.org/10.1155/2013/248039
- Güngör, G., Okur, N., & Okur, E. (2016). Uncinate process variations and their relationship with ostiomeatal complex: A pictorial essay of multidedector computed tomography (MDCT) findings. Polish Journal of Radiology, 81, 173–180. doi.org/10.12659/PJR.895885
- Haładaj, R., Polguj, M., & Topol, M. (2019). Anatomical variations of the supraorbital and supratrochlear nerves: Their intraorbital course and relation to the supraorbital margin. Medical Science Monitor, 25, 5201–5210. doi.org/10.12659/MSM.915447
- Hamanaka, H., Tajima, T., Kurogi, S., Higa, K., Nagai, T., Takahashi, T., Matsumoto, T., & Chosa, E. (2024). Risk of skull perforation with halo vest skull pins. Spine Surgery and Related Research, 8(5), 480–484. doi.org/10.22603/ssrr.2023-0261
- Han, Q., Lin, N., Su, P., Zhao, H., Zhao, P., Tian, M., Cheng, L., Xiao, L., & Lin, X. (2025). MRI-based quantification of primary ossification centers in the lateral and basilar parts of the human fetal occipital bone. BMC Medical Imaging, 25(1), 304. doi.org/10.1186/s12880-025-01776-0
- Hasani, M., Haghnegahdar, A., Khojastepour, L., & Golbahar Haghighi, M. J. (2022). Determining the existence of the foramen of Huschke in patients with temporomandibular joint disorders using cone beam computed tomography: Retrospective cohort study. BMC Medical Imaging, 22(1), 145. doi.org/10.1186/s12880-022-00850-1
- Hasırcı, U. C., Çapar, İ., Kusay, D. D., Altın, E., Şeker, Ç., & Geduk, G. (2026). CBCT-based evaluation of the morphometric relationship between the nasopalatine canal, infraorbital foramen, and greater palatine foramen. BMC Oral Health, 26(1), 1893. doi.org/10.1186/s12903-026-09184-8
- Helwany, M., & Rathee, M. (2023). Anatomy, head and neck, palate. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/32491749
- Hester, K. M., Rahimi, O. B., Fry, C. L., & Nation, H. L. (2021). A cadaveric study investigating the anatomy of the medial orbital wall. Anatomy & Cell Biology, 54(3), 297–303. doi.org/10.5115/acb.21.013
- Hewaidi, G., & Omami, G. (2008). Anatomic variation of sphenoid sinus and related structures in Libyan population: CT scan study. Libyan Journal of Medicine, 3(3), 128–133. doi.org/10.4176/080307
- Hey, G., De Toledo, O., Gutierrez-Aguirre, S., Andreoli, S., Patel, P., Tamasi, A., Hatem, A., & Aldana, P. (2024). Surgical treatment of torticollis secondary to the presence of a congenital paracondylar process: Illustrative case. Journal of Neurosurgery: Case Lessons, 8(2), CASE2447. doi.org/10.3171/CASE2447
- Hiremath, S. B., Gautam, A. A., Sheeja, K., & Benjamin, G. (2018). Assessment of variations in sphenoid sinus pneumatization in Indian population: A multidetector computed tomography study. Indian Journal of Radiology and Imaging, 28(3), 273–279. doi.org/10.4103/ijri.IJRI_70_18
- Hosemann, W., & Draf, C. (2013). Danger points, complications and medico-legal aspects in endoscopic sinus surgery. GMS Current Topics in Otorhinolaryngology, Head and Neck Surgery, 12, Doc06. doi.org/10.3205/cto000098
- Houston, S. K., Brits, D., Myburgh, J., & Liebenberg, L. (2025). The impact of age-related changes in the skull on sex estimation using morphoscopic traits. International Journal of Legal Medicine, 139(6), 2991–3003. doi.org/10.1007/s00414-025-03568-1
- Hsieh, T.-y., Timbang, M. R., & Strong, E. B. (2026). Current concepts in frontal sinus fracture management. Craniomaxillofacial Trauma & Reconstruction, 19(2), 21. doi.org/10.3390/cmtr19020021
- Iskra, T., Stachera, B., Możdżeń, K., Murawska, A., Ostrowski, P., Bonczar, M., Gregorczyk-Maga, I., Walocha, J., Koziej, M., Wysiadecki, G., Balawender, K., & Żytkowski, A. (2023). Morphology of the sella turcica: A meta-analysis based on the results of 18,364 patients. Brain Sciences, 13(8), 1208. doi.org/10.3390/brainsci13081208
- İlgin, F., Açar, G., Gökşan, A. S., Çiçekcibaşı, A. E., & Aydoğdu, D. (2025). CT evaluation of the relationship between optic canal, anterior clinoid process, optic strut, caroticoclinoid foramen, and dimensions of sella turcica based on sphenoid sinus pneumatization patterns. BMC Medical Imaging, 26(1), 16. doi.org/10.1186/s12880-025-02104-2
- Jacques, T., Jaouen, A., Kuchcinski, G., Badr, S., Demondion, X., & Cotten, A. (2020). Enlarged external occipital protuberance in young French individuals' head CT: Stability in prevalence, size and type between 2011 and 2019. Scientific Reports, 10(1), 6518. doi.org/10.1038/s41598-020-63554-y
- Jamil, R. T., & Callahan, A. L. (2023). Anatomy, sphenoid bone. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/31335028
- Jung, Y. H., & Cho, B. H. (2012). Assessment of the relationship between the maxillary molars and adjacent structures using cone beam computed tomography. Imaging Science in Dentistry, 42(4), 219–224. doi.org/10.5624/isd.2012.42.4.219
- Juodzbalys, G., Wang, H. L., & Sabalys, G. (2010a). Anatomy of mandibular vital structures. Part I: Mandibular canal and inferior alveolar neurovascular bundle in relation with dental implantology. Journal of Oral & Maxillofacial Research, 1(1), e2. doi.org/10.5037/jomr.2010.1102
- Juodzbalys, G., Wang, H. L., & Sabalys, G. (2010b). Anatomy of mandibular vital structures. Part II: Mandibular incisive canal, mental foramen and associated neurovascular bundles in relation with dental implantology. Journal of Oral & Maxillofacial Research, 1(1), e3. doi.org/10.5037/jomr.2010.1103
- Kabakcı, A. G., & Bozkır, M. G. (2025). Dimension, location and clinical importance of supraorbital foramen and notch: A combined cadaveric and dry skull study. Aesthetic Plastic Surgery, 49(1), 322–333. doi.org/10.1007/s00266-024-04196-7
- Kaewborisutsakul, W. K., Kaewborisutsakul, A., Taweesomboonyat, C., & Sanghan, N. (2026). A refined radiological classification of anterior clinoid process pneumatization. Frontiers in Surgery, 13, 1726314. doi.org/10.3389/fsurg.2026.1726314
- Kalaiarasi, R., Kiran, A. S., Vijayakumar, C., Venkataramanan, R., Manusrut, M., & Prabhu, R. (2018). Anatomical features of intratemporal course of facial nerve and its variations. Cureus, 10(8), e3085. doi.org/10.7759/cureus.3085
- Kalkan, H., & Kalkan, E. D. (2026). Forensic application of CT-based frontal sinus and mandibular ramus measurements for sex and age estimation in a Turkish population: A retrospective analytical cross-sectional study. Medicine, 105(5), e47496. doi.org/10.1097/MD.0000000000047496
- Kang, Y. J., Cho, J. H., Kim, D. H., & Kim, S. W. (2022). Relationships of sphenoid sinus pneumatization with internal carotid artery characteristics. PLoS ONE, 17(8), e0273545. doi.org/10.1371/journal.pone.0273545
- Kawata, K., Ide, Y., & Sunohara, M. (2024). Anatomical study of the zygomaticofacial foramen and zygomatic canals communicating with the zygomaticofacial foramen for zygomatic implant treatment: A cadaver study with micro-computed tomography analysis. Anatomy & Cell Biology, 57(2), 204–212. doi.org/10.5115/acb.23.293
- Khalil, H. (2014). A basic review on the inferior alveolar nerve block techniques. Anesthesia, Essays and Researches, 8(1), 3–8. doi.org/10.4103/0259-1162.128891
- Khan, F. Q., Deshmukh, P. T., & Gaurkar, S. S. (2022). Pneumatization pattern and status of the mastoid antrum in chronic otitis media: A review. Cureus, 14(7), e27068. doi.org/10.7759/cureus.27068
- Kilic Safak, N., Karaca Bozdag, Z., Pamukcu, A., & Oguz, O. (2025). Clinical importance of the relationship between parietal foramen variations and the sagittal suture. Medicine, 104(14), e42075. doi.org/10.1097/MD.0000000000042075
- Kim, D. W., Tempski, J., Surma, J., Ratusznik, J., Raputa, W., Świerczek, I., Pękala, J. R., & Tomaszewska, I. M. (2023). Anatomy of the greater palatine foramen and canal and their clinical significance in relation to the greater palatine artery: A systematic review and meta-analysis. Surgical and Radiologic Anatomy, 45(2), 101–119. doi.org/10.1007/s00276-022-03061-z
- Kim, K. S., Lee, H. G., Shin, J. H., Hwang, J. H., & Lee, S. Y. (2018). Trend analysis of nasal bone fracture. Archives of Craniofacial Surgery, 19(4), 270–274. doi.org/10.7181/acfs.2018.02264
- Klempka, A., Ackermann, E., Clausen, S., & Groden, C. (2024). Photon counting computed tomography for accurate cribriform plate (lamina cribrosa) imaging in adult patients. Tomography, 10(3), 400–414. doi.org/10.3390/tomography10030031
- Kostares, M., Kostares, E., Triantafyllou, G., Tsakotos, G., Pantazis, N., Filippou, D., Demesticha, T., Papanagiotou, P., Troupis, T., & Piagkou, M. (2026). Anatomical variation of selected cranial emissary foramina in adult Greek skulls: A mixed anatomical and computed tomography study. Cureus, 18(6), e110212. doi.org/10.7759/cureus.110212
- Krüger, G. C., Jantz, R. L., van der Walt, E., Lockhat, Z. I., & L'Abbé, E. N. (2024). A morphoscopic exploration of cranial sexual dimorphism among modern South Africans using computed tomography scans. International Journal of Legal Medicine, 138(6), 2635–2646. doi.org/10.1007/s00414-024-03283-3
- Kweh, B. T. S., Vaccaro, A. R., Schroeder, G., Canseco, J. A., Reinhold, M., Aly, M., Bigdon, S., El-Skarkawi, M., Bransford, R. J., Joaquim, A. F., Chhabra, H. S., Vialle, E., Kanna, R. M., Dandurand, C., Öner, C., & Tee, J. W. (2026). Craniocervical junction and upper cervical spine fractures: Historical systems and advancements with the AO Spine classification. Global Spine Journal, 16(1). doi.org/10.1177/21925682251351943
- Lafci Fahrioglu, S., Firincioglulari, M., & Orhan, K. (2024). Gender-specific variations in greater palatine foramen anatomy: Insights from CBCT scans in the North Cyprus population. Medical Science Monitor, 30, e945466. doi.org/10.12659/msm.945466
- Lake, S., Iwanaga, J., Kikuta, S., Oskouian, R. J., Loukas, M., & Tubbs, R. S. (2018). The incisive canal: A comprehensive review. Cureus, 10(7), e3069. doi.org/10.7759/cureus.3069
- Lazarou, I., Sideris, G., Papadimitriou, N., Delides, A., & Korres, G. (2025). Third window syndrome: An up-to-date systematic review of causes, diagnosis, and treatment. Journal of Audiology & Otology, 29(2), 86–94. doi.org/10.7874/jao.2024.00696
- Lee, D. H., Kim, M. J., Lee, S., & Choi, H. (2015). Anatomical factors influencing pneumatization of the petrous apex. Clinical and Experimental Otorhinolaryngology, 8(4), 339–344. doi.org/10.3342/ceo.2015.8.4.339
- Lee, S., Fernandez, J., Mirjalili, S. A., & Kirkpatrick, J. (2022). Pediatric paranasal sinuses—Development, growth, pathology, & functional endoscopic sinus surgery. Clinical Anatomy, 35(6), 745–761. doi.org/10.1002/ca.23888
- Li, K. L., Agarwal, V., Moskowitz, H. S., & Abuzeid, W. M. (2020). Surgical approaches to the petrous apex. World Journal of Otorhinolaryngology – Head and Neck Surgery, 6(2), 106. doi.org/10.1016/j.wjorl.2019.11.002
- Lingappa, L., Konanki, R., Varma, R., Shah, N., Raju, S., Sura, S., Reddy, L., & Rani, S. (2020). Persistent craniopharyngeal canal: A rare cause for recurrent meningitis in pediatric population. Annals of Indian Academy of Neurology, 23(4), 545–548. doi.org/10.4103/aian.AIAN_411_18
- Macielak, R. J., Nassiri, A. M., Fillmore, W. J., Lane, J. I., Driscoll, C. L. W., & Carlson, M. L. (2022). Persistent foramen of Huschke: Presentation, evaluation, and management. Laryngoscope Investigative Otolaryngology, 7(1), 237–241. doi.org/10.1002/lio2.725
- Malik, K., Dever, L. L., & Kapila, R. (2019). Bezold's abscess: A rare complication of suppurative mastoiditis. IDCases, 17, e00538. doi.org/10.1016/j.idcr.2019.e00538
- McAllister, A. S., & Sribnick, E. A. (2026). A review and commentary on congenital anomalies of the craniocervical junction. Pediatric Radiology, 56(6). doi.org/10.1007/s00247-026-06521-5
- Mehta, N. H., Sherbansky, J., Kamer, A. R., Carare, R. O., Butler, T., Rusinek, H., Chiang, G. C., Li, Y., Strauss, S., Saint-Louis, L. A., Theise, N. D., Suss, R. A., Blennow, K., Kaplitt, M., & de Leon, M. J. (2021). The brain-nose interface: A potential cerebrospinal fluid clearance site in humans. Frontiers in Physiology, 12, 769948. doi.org/10.3389/fphys.2021.769948
- Montello, M. B., Cardenas, S. H. R., da Silva Negreiros Neto, T., de Araújo Suassuna, G. V., Lira-Bandeira, W. G., Landfald, I. C., Olewnik, Ł., Cavalcante, J. C., & Abreu, B. J. (2026). Supreme nasal conchae in human cadavers: Prevalence, morphometry, and a new classification proposal. Surgical and Radiologic Anatomy, 48(1), 144. doi.org/10.1007/s00276-026-03902-1
- Morcos, M. M., Liu, D. S., Farid, A. R., See, P., & Hogue, G. D. (2024). Occipital condyle fracture in the pediatric population: A management algorithm and systematic review. Journal of Children's Orthopaedics, 18(2). doi.org/10.1177/18632521241229301
- Motta, G., Massimilla, E. A., Allosso, S., Mesolella, M., De Luca, P., Testa, D., & Motta, G. (2024). Critical steps and common mistakes during temporal bone dissection: A survey among residents and a step-by-step guide analysis. Journal of Personalized Medicine, 14(4), 349. doi.org/10.3390/jpm14040349
- N. V., A., Avinash, M., K. S., S., Shetty, A. P., Kanna, R. M., & Rajasekaran, S. (2019). Congenital osseous anomalies of the cervical spine: Occurrence, morphological characteristics, embryological basis and clinical significance: A computed tomography based study. Asian Spine Journal, 13(4), 535–543. doi.org/10.31616/asj.2018.0260
- Nalbantoğlu, A. M., Yanık, D., & Albay, S. (2024). The location of mandibular foramen relative to the occlusal plane: A study on Anatolian dry mandible. European Oral Research, 58(1), 51–57. doi.org/10.26650/eor.20241261599
- Nanayakkara, D., Manawaratne, R., Sampath, H., Vadysinghe, A., & Peiris, R. (2018). Supraorbital nerve exits: Positional variations and localization relative to surgical landmarks. Anatomy & Cell Biology, 51(1), 19–24. doi.org/10.5115/acb.2018.51.1.19
- Nanayakkara, D., Peiris, R., Mannapperuma, N., & Vadysinghe, A. (2016). Morphometric analysis of the infraorbital foramen: The clinical relevance. Anatomy Research International, 2016, 7917343. doi.org/10.1155/2016/7917343
- Nardi, C., Vignoli, C., Pietragalla, M., Tonelli, P., Calistri, L., Franchi, L., Preda, L., & Colagrande, S. (2020). Imaging of mandibular fractures: A pictorial review. Insights into Imaging, 11(1), 30. doi.org/10.1186/s13244-020-0837-0
- Nguyen, J. D., & Duong, H. (2023). Anatomy, head and neck, mental nerve. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/31536237
- Offiah, C. E., & Day, E. (2017). The craniocervical junction: Embryology, anatomy, biomechanics and imaging in blunt trauma. Insights into Imaging, 8(1), 29–47. doi.org/10.1007/s13244-016-0530-5
- Orhan, K., Kusakci Seker, B., Aksoy, S., Bayindir, H., Berberoğlu, A., & Seker, E. (2013). Cone beam CT evaluation of maxillary sinus septa prevalence, height, location and morphology in children and an adult population. Medical Principles and Practice, 22(1), 47–53. doi.org/10.1159/000339849
- Ortiz-Rafael, J., Palacios-Ortiz, I. J., Martinez-Ponce de Leon, A. R., & Sotomayor-Gonzalez, A. (2025). Morphometric analysis of the sphenoid sinus ostium in computed tomography: Implications for the endonasal transsphenoidal approach in pituitary neuroendocrine tumor surgery. Cureus, 17(11), e96377. doi.org/10.7759/cureus.96377
- Ostrander, B. T., Vo, V., Robinson, A., Chang, J., & Kari, E. (2026). The preoperative temporal bone CT: A mnemonic for reducing surgical risk. Frontiers in Radiology, 6, 1784554. doi.org/10.3389/fradi.2026.1784554
- Pagano, S., Ricciuti, V., Mancini, F., Barbieri, F. R., Chegai, F., Marini, A., Marruzzo, D., Paracino, R., & Ricciuti, R. A. (2023). Eagle syndrome: An updated review. Surgical Neurology International, 14, 389. doi.org/10.25259/sni_666_2023
- Pallua, J. D., Pallua, A. K., Streif, W., Spiegl, H., Halder, C., Arora, R., & Schirmer, M. (2024). Long-term comparison of two- and three-dimensional computed tomography analyses of cranial bone defects in severe parietal thinning. Diagnostics, 14(4), 446. doi.org/10.3390/diagnostics14040446
- Pang, D., & Thompson, D. N. (2011). Embryology and bony malformations of the craniovertebral junction. Child's Nervous System, 27(4), 523–564. doi.org/10.1007/s00381-010-1358-9
- Papadopoulos-Manolarakis, P., Triantafyllou, G., Georgalas, C., Paschopoulos, I., Stranjalis, G., & Piagkou, M. (2026). Morphological variability of sphenoid sinus pneumatization and its impact on adjacent neurovascular structures. Diagnostics, 16(5), 809. doi.org/10.3390/diagnostics16050809
- Papadopoulou, A. M., Bakogiannis, N., Skrapari, I., & Bakoyiannis, C. (2022). Anatomical variations of the sinonasal area and their clinical impact on sinus pathology: A systematic review. International Archives of Otorhinolaryngology, 26(3), e491–e498. doi.org/10.1055/s-0042-1742327
- Papadopoulou, A. M., Chrysikos, D., Samolis, A., Tsakotos, G., & Troupis, T. (2021). Anatomical variations of the nasal cavities and paranasal sinuses: A systematic review. Cureus, 13(1), e12727. doi.org/10.7759/cureus.12727
- Pelé, A., Berry, P. A., Evanno, C., & Jordana, F. (2021). Evaluation of mental foramen with cone beam computed tomography: A systematic review of literature. Radiology Research and Practice, 2021, 8897275. doi.org/10.1155/2021/8897275
- Pendolino, A. L., Koumpa, F. S., Zhang, H., Leong, S. C., & Andrews, P. J. (2020). Draf III frontal sinus surgery for the treatment of Pott's puffy tumour in adults: Our case series and a review of frontal sinus anatomy risk factors. European Archives of Oto-Rhino-Laryngology, 277(8), 2271–2278. doi.org/10.1007/s00405-020-05980-2
- Penido, N. de O., Chandrasekhar, S. S., Borin, A., Maranhão, A. S., & Gurgel Testa, J. R. (2016). Complications of otitis media: A potentially lethal problem still present. Brazilian Journal of Otorhinolaryngology, 82(3), 253–262. doi.org/10.1016/j.bjorl.2015.04.007
- Peron, G. M., Wilner, N. V., & Marchiori, E. (2021). Persistence of the craniopharyngeal canal. Clinical Case Reports, 9(9), e04855. doi.org/10.1002/ccr3.4855
- Plou, P., Serioli, S., Leonel, L. C. P. C., Alexander, A. Y., Agosti, E., Vilany, L., Graepel, S., Choby, G., Pinheiro-Neto, C. D., & Peris-Celda, M. (2023). Surgical anatomy and approaches of the anterior cranial fossa from a transcranial and endonasal perspective. Cancers, 15(9), 2587. doi.org/10.3390/cancers15092587
- Purevdorj, B., Dugarsuren, U., Tuvaan, B., & Jamiyanjav, B. (2021). Anatomy of lacrimal sac fossa affecting success rate in endoscopic and external dacryocystorhinostomy surgery in Mongolians. Anatomy & Cell Biology, 54(4), 441–447. doi.org/10.5115/acb.21.081
- Radoš, M., Živko, M., Periša, A., Orešković, D., & Klarica, M. (2021). No arachnoid granulations—no problems: Number, size, and distribution of arachnoid granulations from birth to 80 years of age. Frontiers in Aging Neuroscience, 13, 698865. doi.org/10.3389/fnagi.2021.698865
- Roesch, S., Rasp, G., Sarikas, A., & Dossena, S. (2021). Genetic determinants of non-syndromic enlarged vestibular aqueduct: A review. Audiology Research, 11(3), 423–442. doi.org/10.3390/audiolres11030040
- Ruiz, D. C., Souza, L. d. A., Farias-Gomes, A., & Freitas, D. Q. (2025). Is concha bullosa associated with nasal septum deviation and mucosal thickening of the maxillary sinuses? A cone beam computed tomography study. International Archives of Otorhinolaryngology, 29(3). doi.org/10.1055/s-0045-1809647
- Ryu, N. G., & Kim, J. (2016). How to avoid facial nerve injury in mastoidectomy? Journal of Audiology & Otology, 20(2), 68. doi.org/10.7874/jao.2016.20.2.68
- Sağlam, L., Allahverdiyev, İ., Sordi, A. E., & Öztürk, A. (2025). An anatomical investigation regarding the parietal foramen in 174 adult parietal bones. Journal of Clinical Practice and Research, 47(1), 60–67. doi.org/10.14744/cpr.2024.92514
- Scanavine, A. B., Navarro, J. A., Megale, S. R., & Anselmo-Lima, W. T. (2009). Anatomical study of the sphenopalatine foramen. Brazilian Journal of Otorhinolaryngology, 75(1), 37–41. doi.org/10.1016/s1808-8694(15)30829-6
- Secgin, Y., Kaya, S., Harmandaoğlu, O., Öztürk, O., Senol, D., Önbaş, Ö., & Yılmaz, N. (2025). Sex estimation with parameters of the facial canal by computed tomography using machine learning algorithms and artificial neural networks. BMC Medical Imaging, 25, 291. doi.org/10.1186/s12880-025-01834-7
- Seltzer, L. A., Hines, B. L., Weisberg, Z. S., Ezra, D., Lockwood, J., Kawai, H., Komune, N., Iwanaga, J., Dumont, A. S., & Tubbs, R. S. (2026). New insights into enlarged parietal foramina: An anatomical, radiological, and histological study. Child's Nervous System, 42(1), 119. doi.org/10.1007/s00381-026-07197-w
- Serifoglu, I., Oz, İ. İ., Damar, M., Buyukuysal, M. C., Tosun, A., & Tokgöz, Ö. (2017). Relationship between the degree and direction of nasal septum deviation and nasal bone morphology. Head & Face Medicine, 13(1), 3. doi.org/10.1186/s13005-017-0136-2
- Sethi, K. S., Choudhary, S., Ganesan, P. K., Sood, N., Ramalingum, W. B. S., Basil, R., & Dhawan, S. (2023). Sphenoid sinus anatomical variants and pathologies: Pictorial essay. Neuroradiology, 65(8), 1187–1203. doi.org/10.1007/s00234-023-03163-4
- Shalini, R., RaviVarman, C., Manoranjitham, R., & Veeramuthu, M. (2016). Morphometric study on mandibular foramen and incidence of accessory mandibular foramen in mandibles of south Indian population and its clinical implications in inferior alveolar nerve block. Anatomy & Cell Biology, 49(4), 241–248. doi.org/10.5115/acb.2016.49.4.241
- Shin, K. J., Lee, S. H., Park, M. G., Shin, H. J., & Lee, A. G. (2020). Location of the accessory infraorbital foramen with reference to external landmarks and its clinical implications. Scientific Reports, 10(1), 8566. doi.org/10.1038/s41598-020-65330-4
- Shumway, C. L., Motlagh, M., & Wade, M. (2023). Anatomy, head and neck, orbit bones. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/30285385
- Singh, A., Irugu, D. V. K., Sikka, K., Verma, H., & Thakar, A. (2019). Study of sigmoid sinus variations in the temporal bone by micro dissection and its classification: A cadaveric study. International Archives of Otorhinolaryngology, 23(3), e311–e316. doi.org/10.1055/s-0039-1688455
- Singh, O., & Varacallo, M. A. (2025). Anatomy, head and neck: Frontal bone. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/30571045
- Singh, R. (2011). Morphometric analysis of infraorbital foramen in Indian dry skulls. Anatomy & Cell Biology, 44(1), 79–83. doi.org/10.5115/acb.2011.44.1.79
- Sir, E., & Eksert, S. (2019). Morphological description and clinical implication of sphenopalatine foramen for accurate transnasal sphenopalatine ganglion block: An anatomical study. Medeniyet Medical Journal, 34(3), 239–243. doi.org/10.5222/mmj.2019.20586
- Smith, K. D., Edwards, P. C., Saini, T. S., & Norton, N. S. (2010). The prevalence of concha bullosa and nasal septal deviation and their relationship to maxillary sinusitis by volumetric tomography. International Journal of Dentistry, 2010, 404982. doi.org/10.1155/2010/404982
- Socher, J. A., Santos, P. G., Correa, V. C., & Silva, L. C. (2013). Endoscopic surgery in the treatment of crista galli pneumatization evolving with localizated frontal headaches. International Archives of Otorhinolaryngology, 17(3), 246–250. doi.org/10.7162/S1809-97772013000300003
- Soriano, R. M., & Brizuela, M. (2025). Anatomy, head and neck, maxilla. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/30860762
- Taga Şenirli, R., Oz, N., Yıldırım, M., Yagci, B., Keles, N., & Gur, Ö. E. (2026). Craniofacial morphometric associations with frontal sinus hypoplasia/aplasia in adults: Orbital and upper facial differences on CT. Diagnostics, 16(13), 2056. doi.org/10.3390/diagnostics16132056
- Takasu, S. (2025). Tripartite Inca bone in skeletal remains. Cureus, 17(11), e98151. doi.org/10.7759/cureus.98151
- Tayebi Meybodi, A., Mignucci-Jiménez, G., Lawton, M. T., Liu, J. K., Preul, M. C., & Sun, H. (2023). Comprehensive microsurgical anatomy of the middle cranial fossa: Part I—Osseous and meningeal anatomy. Frontiers in Surgery, 10, 1132774. doi.org/10.3389/fsurg.2023.1132774
- Thakur, A. R., Burde, K., Guttal, K., & Naikmasur, V. G. (2013). Anatomy and morphology of the nasopalatine canal using cone-beam computed tomography. Imaging Science in Dentistry, 43(4), 273–281. doi.org/10.5624/isd.2013.43.4.273
- Thomaidi, Z. M., Tsatsarelis, C., & Papadopoulos, V. (2025). Accessory mental foramina in dry mandibles: An observational study along with systematic review and meta-analysis. Dentistry Journal, 13(3), 94. doi.org/10.3390/dj13030094
- Tomaszewska, M., Brożek-Mądry, E., & Krzeski, A. (2015). Spontaneous sphenoid sinus cerebrospinal fluid leak and meningoencephalocele – are they due to patent Sternberg's canal? Wideochirurgia i Inne Techniki Małoinwazyjne, 10(2), 347–358. doi.org/10.5114/wiitm.2014.47097
- Tonina, E., Larentis, O., Tesi, C., Fusco, R., Campagnolo, M., & Licata, M. (2022). A severe case of biparietal thinning in a medieval skull from a Northern Italy necropolis. The Journal of Craniofacial Surgery, 33(1). doi.org/10.1097/SCS.0000000000007929
- Triantafyllou, G., & Piagkou, M. (2025). The developing human sphenoid bone: Linking embryological development to adult morphology. Biology, 14(8), 1090. doi.org/10.3390/biology14081090
- Triantafyllou, G., Paschopoulos, I., Duparc, F., Tsakotos, G., Papadopoulos-Manolarakis, P., & Piagkou, M. (2025). The anatomy of the stylohyoid chain: A systematic review with meta-analysis. Diagnostics, 15(7), 925. doi.org/10.3390/diagnostics15070925
- Tudose, R. C., Rusu, M. C., Triantafyllou, G., Piagkou, M., Toader, C., & Rădoi, P. M. (2024). Anatomical variations of the jugular bulb: A critical and comprehensive review. Medicina, 60(9), 1408. doi.org/10.3390/medicina60091408
- Tuysuz, O., Tekin, S., Dablan, A., Mutlu, S. Z., & Karagulle, M. (2026). Anatomical variations of lamina papyracea, internal carotid artery, and optic canal dehiscence and protrusion: A computed tomography retrospective cohort study. BMC Medical Imaging, 26(1), 325. doi.org/10.1186/s12880-026-02414-z
- Utheim, N. C., Josefsen, R., Nakstad, P. H., Solgaard, T., & Roise, O. (2015). Occipital condyle fracture and lower cranial nerve palsy after blunt head trauma – a literature review and case report. Journal of Trauma Management & Outcomes, 9, 2. doi.org/10.1186/s13032-015-0024-3
- van Lindert, E. J., Ingels, K., Mylanus, E., & Grotenhuis, J. A. (2010). Variations of endonasal anatomy: Relevance for the endoscopic endonasal transsphenoidal approach. Acta Neurochirurgica, 152(6), 1015–1020. doi.org/10.1007/s00701-010-0629-2
- Verma, R., Kumar, S., Rai, A. M., Mansoor, I., & Mehra, R. D. (2016). The anatomical perspective of human occipital condyle in relation to the hypoglossal canal, condylar canal, and jugular foramen and its surgical significance. Journal of Craniovertebral Junction & Spine, 7(4), 243–249. doi.org/10.4103/0974-8237.193258
- Vinciguerra, A., Dohin, I., Daloiso, A., Boaria, F., Marc, M., Verillaud, B., Chatelet, F., & Herman, P. (2024). Iatrogenic cerebrospinal fluid leak in endoscopic sinus surgery: Topographical map and influence of skull base asymmetry. Journal of Personalized Medicine, 14(3), 226. doi.org/10.3390/jpm14030226
- Wang, X., Liu, G., Wu, Q., Zheng, Y., Song, F., & Li, Y. (2024). Sex estimation techniques based on skulls in forensic anthropology: A scoping review. PLOS ONE, 19(12), e0311762. doi.org/10.1371/journal.pone.0311762
- Wanting, Y., Rafiq, M., Wu, J., Jin, L., Liu, G., & Cheng, C. (2025). Association between high jugular bulb and sudden sensorineural hearing loss: A computed tomography based study. International Journal of General Medicine, 18, 3413. doi.org/10.2147/IJGM.S528446
- Wenjuan, L., Zhaohui, L., Ning, Z., Pengfei, Z., Cheng, D., & Zhenchang, W. (2015). Temporal bone pneumatization and pulsatile tinnitus caused by sigmoid sinus diverticulum and/or dehiscence. BioMed Research International, 2015, 970613. doi.org/10.1155/2015/970613
- Whyte-Orozco, J., Cisneros-Gimeno, A. I., García-Barrios, A., Lozano-Langarita, M. E., Whyte-Orozco, A., & Rubio-Aranda, E. (2024). Association of the superior semicircular canal and tegmen tympani dehiscences and its relationship with the pneumatisation of the temporal bone. European Archives of Oto-Rhino-Laryngology, 281(3), 1267–1272. doi.org/10.1007/s00405-023-08243-y
- Yu, M., & Wang, S. M. (2023a). Anatomy, head and neck, ethmoid bone. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/31335048
- Yu, M., & Wang, S. M. (2023b). Anatomy, head and neck, zygomatic. In StatPearls. StatPearls Publishing. europepmc.org/article/MED/31334977
- Zaczkowski, K., Wójcik, R., Tybor, K., Jaskólski, D. J., & Wiśniewski, K. (2024). Pneumatization pattern of the temporal bone with volumetric assessment and its impact on the frequency of cerebrospinal fluid leak in patients undergoing vestibular schwannoma surgery via the retrosigmoid approach. Frontiers in Neurology, 15, 1504999. doi.org/10.3389/fneur.2024.1504999